Türkiye’nin enerji bağımsızlığı vizyonu çerçevesinde yürütülen stratejik çalışmaların merkez üslerinden biri olan Diyarbakır, yer altı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması noktasında tarihi bir dönemece giriyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), kentteki üretim kapasitesini maksimize etmek amacıyla kapsamlı bir yatırım ajandasını devreye alıyor. 1961 yılında Kurkan-2 sahasındaki ilk keşifle başlayan ve 65 yıldır kesintisiz devam eden üretim serüveni, 2026 yılı itibarıyla gerçekleştirilecek büyük sondaj hamlesiyle yeni bir boyuta taşınıyor. Mevcut durumda günlük yaklaşık 15 bin varil seviyesinde seyreden ham petrol üretiminin, yıl içinde tamamlanması planlanan 100 yeni kuyu çalışmasıyla birlikte günlük 20 bin varil eşiğine ulaştırılması hedefleniyor.
Enerjide Tam Bağımsızlık Yolunda Stratejik Yatırımlar
TPAO Batman Bölge Üretim Müdürü Mehmet Tahir Ergin, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde kurumun yerli sermaye ve ileri teknoloji odaklı faaliyetlerinin altını çizdi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelinde Batman, Mardin ve Siirt ile eş güdümlü yürütülen operasyonlarda Diyarbakır'ın kritik bir rol üstlendiğini belirten Ergin, enerji arz güvenliğinin sağlanmasında yerel üretimin hayati önem taşıdığını ifade etti. Ergin, enerjide tam bağımsızlık hedefine ulaşma yolunda atılan her adımın, sadece merkezi ekonomiye değil, aynı zamanda bölgedeki ticari dinamiklere de doğrudan pozitif yansımaları olduğunu vurguladı. Bu çerçevede yürütülen sondaj faaliyetleri, Türkiye’nin toplam ham petrol ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanma oranını yukarı çekmeyi sürdürüyor.
Bölgesel Kalkınma ve İstihdamda Yeni İstasyonlar
Petrol endüstrisinin sadece bir enerji başlığı olmadığını, aynı zamanda çok katmanlı bir ekonomik kalkınma modeli sunduğunu kaydeden Mehmet Tahir Ergin, açılacak her yeni kuyunun yeni bir istihdam kapısı anlamına geldiğini belirtti. Diyarbakır genelinde yayılacak olan 100 yeni sondaj noktası, lojistikten hizmet sektörüne, teknik personelden yerel ticarete kadar geniş bir yelpazede ekonomik canlılık yaratacak. Yatırımların çevresel ve sosyal etkileri gözetilerek planlandığını ifade eden Ergin, petrol arama hamlesinin yöre halkı için sürdürülebilir bir refah artışı sağladığını ve kentin endüstriyel kimliğini güçlendirdiğini dile getirdi. Bu yatırımlar sayesinde Diyarbakır, Türkiye’nin enerji haritasındaki konumunu çok daha sağlam bir zemine oturtuyor.
Üretim Kapasitesinde Hedef Günlük 20 Bin Varil
2026 yılı hedefleri doğrultusunda planlanan operasyonel süreçlerin, kentin üretim kapasitesinde yaklaşık yüzde 33’lük bir artış öngördüğü belirtiliyor. Geçmişten bugüne ivme kaybeden değil, tam aksine sürekli gelişen bir grafik çizen Diyarbakır petrol üretimi, yeni girişimlerle birlikte "altın çağını" yaşamaya hazırlanıyor. Mehmet Tahir Ergin, yapılacak yeni yatırımların kentin adını enerji dünyasında çok daha prestijli bir noktaya taşıyacağını hatırlatarak, üretim miktarındaki bu artışın cari açığın azaltılması noktasında da stratejik bir kaldıraç görevi göreceğini söyledi. Diyarbakır’ın enerji üretim kapasitesinin yükseltilmesi, kentin sadece tarihi ve kültürel mirasıyla değil, aynı zamanda modern sanayi ve enerji üretimiyle de ön plana çıkmasını sağlayacak.





