Diyarbakır’ın **Yenişehir ilçesinde bulunan Ali Emiri Ortaokulu, aradan bir yıl geçmesine rağmen yıkılamıyor. Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan ve yerinde dönüşüm kararı verilen okulda, hukuki engel sürecin önünde duruyor.
Karar Var, Yıkım Yok
Yapılan teknik incelemeler sonucunda ağır hasarlı olduğu belirlenen ve yıkım kararı alınan okulda, işlemlerin başlayamamasının nedeni olarak arsa bağışçısı dernek gösteriliyor. Edinilen bilgilere göre, okulun bulunduğu arsa yaklaşık 70 yıl önce Diyarbakır’ı Sevenler Cemiyeti tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağışlandı.
Dernek Ortada Yok
Yıkım ve yeniden yapım süreci için, arsa bağışçısı olan derneğin izninin gerektiği belirtilirken, Diyarbakır’ı Sevenler Cemiyeti’ne ulaşılamadığı ifade ediliyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bir yıldır yaptığı tüm araştırmalara rağmen, derneğin yöneticilerine ya da temsilcilerine ulaşılamadı.
İl Milli Eğitim Müdürü’nden Açıklama
Salih Sadoğlu, deprem sonrası okul için yıkım kararı alındığını hatırlatarak şu bilgileri paylaştı:
“Okulun bulunduğu arsa 70 yıl önce Diyarbakır’ı Sevenler Cemiyeti tarafından İl Milli Eğitim’e verilmiş. Binanın yıkımı ve yeniden yapılması için dernek izni gerekiyor. Arsa üzerinde herhangi bir miras ya da şerh durumu yok. Ancak bir yıldır dernek yöneticilerine ulaşamıyoruz. Ortada fiilen bir dernek yok. Biz işlemleri usulüne uygun yapmak istiyoruz.”
‘Metruk Yapı’ Süreci Gündemde
Sadoğlu, sürecin Dernekler Masası ile yazışmalarla sürdüğünü belirterek, muhatap bulunamaması halinde okul binasının “metruk yapı” kapsamında değerlendirilerek yıkım sürecinin başlatılacağını ifade etti.
Ali Emiri Ortaokulu’nun Köklü Geçmişi
Ali Emiri Ortaokulu, 1958–1959 eğitim-öğretim yılında hizmet vermeye başladı. İlk yıllarında yer sıkıntısı nedeniyle Ziya Gökalp Lisesi Ek Binası’nda eğitim veren okul, 1960 yılında kendi binasına kavuştu. Okula, 1961 yılında Diyarbakırlı yazar ve şair Ali Emiri’nin adı verildi.
Ali Emiri Kimdir?
1857 yılında Diyarbakır’da doğan Ali Emiri; Arapça ve Farsça bilen, hat sanatı ve ilim alanında önemli eserler veren bir aydın olarak biliniyor. 1916 yılında büyük bir özveriyle topladığı eserlerle kurduğu ve millete vakfettiği Millet Kütüphanesi, bugün hâlâ kültürel mirasın önemli merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.