Güncel

"Halep Saldırıları Barış Sürecini Tehdit Ediyor"

İnsan hakları aktivisti Ahmet Faruk Ünsal, Halep’teki saldırıların Suriye’de çatışmayı büyütürken Türkiye’deki barış sürecini olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Abone Ol

Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı ve Türkiye destekli paramiliter grupların, Halep’e bağlı Kürtlerin yoğun yaşadığı Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahalleleri ile Süryanilerin yaşadığı Benî Zêd mahallesine yönelik saldırıları tepkilere neden oldu. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği saldırıları değerlendiren insan hakları aktivisti Ahmet Faruk Ünsal, bu gelişmelerin tesadüf olmadığını vurguladı. Ünsal’a göre saldırılar, HTŞ ile SDG arasında Şam’da yapılan ve sonuçsuz kalan görüşmenin ardından ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin SDG bölgelerindeki Araplara yönelik çağrısından sonra gerçekleşti. Bu tablo, Fırat’ın batısında yaşayan Kürtlerin sistematik biçimde tasfiye edilmek istendiği izlenimini güçlendiriyor. Daha önce Minbiç ve Tel Abyad’dan çıkarılan Kürt nüfusun önemli bir bölümünün Halep’in Kürt mahallelerine sığınmış olması da bu riskin boyutunu artırıyor.

Çatışmaların Bölgesel ve İç Politik Etkileri
Ünsal, Kürt nüfusun Fırat’ın doğusuna doğru zorla kaydırılmasının ve bu süreçte Arap nüfusun kışkırtılmasının, SDG’nin tamamen tasfiyesini hedefleyen bir stratejiye işaret ettiğini belirtti. Bu senaryonun meskun mahal çatışmalarını tetikleyeceğini ve ağır bir insani trajediye yol açacağını ifade eden Ünsal, böylesi bir tablonun Türkiye’deki Kürtler üzerinde de derin bir etki yaratacağını söyledi. Halep’e dönük askeri operasyonlardan siyasi sonuç bekleyenlerin yanıldığını vurgulayan Ünsal, bunun Türkiye’deki çözüm ve barış sürecini ciddi biçimde zedeleyeceğini, hatta sona erme noktasına getirebileceğini dile getirdi. Kürtlerin yalnızca Halep merkezinde değil, çevre köylerde ve Şam’da da yaşadığını hatırlatan Ünsal, etnik temelli bir temizliğin Fırat’ın batısındaki tüm Kürtler için kalıcı bir güvensizlik ortamı yaratacağını söyledi.

Suriye Ordusu, IŞİD İddiaları ve 10 Mart Mutabakatı
Bölgedeki gelişmeleri İran’daki protestolarla birlikte değerlendiren Ünsal, Ortadoğu genelinde ekonomik nedenlerle başlayan ve siyasi taleplerle büyüyen bir hareketlilik yaşandığını belirtti. İran’da reform adımlarının atılmaması halinde protestoların ülke geneline yayılabileceğini ifade eden Ünsal, Halep’teki çatışmaların ise henüz topyekûn bir askeri harekâta dönüşmediğini ancak riskin yüksek olduğunu söyledi. Meskun mahal operasyonlarının ağır insani bedeller doğurduğunu hatırlatan Ünsal, Suriye Geçici Hükümeti’nin çatışmayı Fırat’ın doğusuna yayma eğiliminin tüm Suriye’yi ve bölgeyi etkileyebileceğini vurguladı.

10 Mart Mutabakatı’nın bir niyet belgesi olarak kaldığını söyleyen Ünsal, Suriye merkezi ordusu içinde ciddi bir IŞİD yapılanması bulunduğuna dair örnekler vererek SDG’nin bu yapıya entegrasyonunun gerçekçi olmadığını dile getirdi. Ünsal’a göre en gerçekçi çözüm, Kürt güçlerinin kendi bölgelerinde varlığını koruyarak, merkezi hükümetle bağlantılı ama özerk bir yapıyla entegrasyonunun sağlanmasıdır. Aksi halde atılacak adımların yalnızca Suriye’yi değil, Türkiye’deki barış sürecini de derinden sarsacağı uyarısında bulundu.