Güncel

İngiltere sığınma sistemini değiştiriyor: Oturum artık 20 yıl

İngiltere neden mülteci politikasını sertleştirdi? Süresiz oturum süresi 20 yıla çıkarılırken hangi haklar kısıtlanıyor?

Abone Ol

İngiltere, sığınma ve iltica sistemini baştan sona değiştirecek yeni bir politika açıkladı. 17 Kasım 2025’te İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ve 21 Kasım’da İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından duyurulan “Command Paper”, mülteciler açısından son yılların en sert düzenlemeleri arasında gösteriliyor. Yeni plana göre mültecilerin süresiz oturum hakkı elde etmesi için bekleme süresi beş yıldan 20 yıla çıkarılıyor.

Hükümet bu adımı, küçük botlarla yapılan geçişlerin artması, devlet desteğiyle bekleyen sığınmacı sayısının yükselmesi, geri gönderilemeyen dosyaların birikmesi ve sistemin maliyetinin kontrolden çıkması gerekçeleriyle savunuyor. Düzenleme, göç karşıtı söylemleriyle bilinen Reform UK partisinin yükselişte olduğu bir dönemde açıklanması nedeniyle de dikkat çekiyor.

Yeni model: Temel koruma ve geçici statü

Yeni dönemde mülteci statüsü artık kalıcı yerleşim anlamına gelmeyecek. Hükümet, “Temel Koruma” adı verilen yeni bir modele geçiyor. Buna göre mültecilere yalnızca uluslararası yükümlülüklerin gerektirdiği asgari koruma sağlanacak.

Mevcut sistemde mülteciler beş yıl oturum izninin ardından süresiz yerleşim hakkına başvurabiliyordu. Yeni sistemde ise yalnızca 30 aylık geçici oturum izni verilecek. Bu izin, koruma ihtiyacının devam ettiği durumlarda yenilenecek. Yetkililer, kişinin ülkesindeki koşulların değişmesi halinde oturma izninin iptal edilebileceğini açıkça belirtiyor. Bu durum, mülteci statüsünün uzun vadeli bir güvence olmaktan çıkması anlamına geliyor.

Çalışma, aile birleşimi ve sosyal haklar zorlaşıyor

Hükümet, mültecilerin temel koruma statüsünde uzun süre kalmasını istemediğini belirterek “Work and Study Route” adı verilen yeni bir geçiş yolu oluşturuyor. Buna göre, uygun bir iş bulan ya da bir eğitim programına başlayan ve gerekli ücretleri karşılayabilen kişiler bu rotaya geçebilecek. Kalıcı olarak İngiltere’de yaşamak isteyenler için en gerçekçi yolun bu sistem olacağı ifade ediliyor.

Aile birleşimi de önemli ölçüde kısıtlanıyor. Mevcut uygulamada mülteciler ailelerini ücretsiz ve otomatik olarak yanlarına alabilirken, yeni sistemde temel koruma statüsünde bu hak kaldırılıyor. Aile birleşimi için önce çalışma ve eğitim rotasına geçilmesi ve diğer göçmenlerle aynı sponsorluk şartlarının yerine getirilmesi gerekecek. Bu da sürecin hem daha uzun hem de daha masraflı olacağı anlamına geliyor.

Sosyal yardımlara erişim de daraltılacak. Hükümet, ekonomik katkı sağlayanlara öncelik verileceğini açıklarken 2026 yılında sosyal desteklere ilişkin yeni kuralların belirleneceğini duyurdu. Yasadışı çalışmayla mücadele kapsamında işverenlere yönelik denetimler sıkılaştırılacak, çalışma hakkı kontrolleri genişletilecek ve cezalar artırılacak.

Yeni düzenlemeler yalnızca mültecileri değil, diğer göçmenleri de kapsıyor. Buna göre, 12 aydan kısa süre devlet yardımı alan düzenli göçmenler 15 yılda süresiz oturum başvurusu yapabilecek. Devlet yardımlarından 12 aydan uzun süre yararlananlar ise 20 yıl beklemek zorunda kalacak. Brexit sonrası sağlık ve sosyal bakım vizeleriyle gelenler için bu süre 15 yıl olarak belirlendi. Süresiz oturum başvurularında gelir şartları da ağırlaştırılıyor.

Uzmanlar, bu paketin İngiltere’nin modern tarihinde görülen en sert sığınma reformlarından biri olduğunu ve ülkenin artık kalıcılığı garanti etmeyen bir koruma modeline geçtiğini vurguluyor.