Gazeteci Hasan Cemal, 91 yaşında hayatını kaybeden Kürt dili ve edebiyatı araştırmacısı Mehmet Emin Bozarslan için T24’te yayımlanan “Kürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki!” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Cemal, Bozarslan’ın sürgün yıllarını ve Kürt dili mücadelesini anlattı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğan Bozarslan, 1978’den bu yana İsveç’in Uppsala kentinde yaşıyordu. Cemal, 1970’li yıllarda Cumhuriyet gazetesinde birlikte çalıştıklarını belirterek, Bozarslan’ın “sessiz sedasız” bir gazeteci olduğunu ve Arap basınından çeviriler yaptığını yazdı.
Oğlunun ölümü ve sürgün
Cemal’in aktardığına göre Bozarslan, 1978’de İstanbul’da yaşayan oğlunun “faili meçhul cinayet” sonucu öldürülmesinin ardından yurt dışına gitmek istedi. Pasaport sürecinde dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’nın devreye girdiği ve Bozarslan’ın aynı yıl İsveç’e gittiği belirtildi.
Cemal, yazısında modern Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Mehmed Uzun ile 2006’da Diyarbakır’da yaptığı görüşmeye de yer verdi. Uzun’un çocukluk yıllarında Kürtçe konuştuğu için okulda tokat yediğini anlattığını aktaran Cemal, anadil yasağına ilişkin değerlendirmeleri aktardı.
“Kürtçe diye bir dil yok” sözleri
Mehmed Uzun’un 12 Mart 1971 döneminde tutuklandığını ve Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde Kürt aydınlarıyla birlikte kaldığını yazan Cemal, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde savcıların “Kürtçe diye bir dil yok” ifadelerinin Uzun’u derinden etkilediğini aktardı.
Yazıda, Uzun’un sürgün yıllarında Kürtçeyi modern bir roman dili haline getirme çabasına ve bu süreçte Bozarslan’ın sözlük çalışmalarının önemine değinildi. Uzun’un, Kürtçe yazmanın yasaklı ve kurumsal destekten yoksun bir dilde üretim yapmak anlamına geldiğini söylediği aktarıldı.
Hasan Cemal, yazısında Bozarslan’ı “Kürt Dili ve Edebiyatı’nın büyük ismi” olarak nitelendirerek, 45 yıllık sürgün hayatının ardından yaşamını yitiren aydına veda etti.