DEM Parti, kendisini fesheden PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın yeni yıl mesajını kamuoyuyla paylaştı. Mesajda Ortadoğu’daki çatışmaların tarihsel arka planından Suriye’deki gelişmelere, Kürt sorununun çözümünden Türkiye’nin rolüne kadar geniş bir çerçeve çizildi.
Öcalan, geçtiğimiz yüzyıl boyunca Ortadoğu’nun milliyetçilik, mezhepçilik ve emperyal müdahalelerle derin çatışmalara sürüklendiğini savundu. Bu süreci “böl, yönet ve tahrik et” stratejisinin farklı biçimlerde sürmesi olarak tanımlayan Öcalan, mevcut krizlerin tesadüfi değil tarihsel birikimin sonucu olduğunu ifade etti.
Barış ve demokratik toplum vurgusu
Mesajda “Barış ve Demokratik Toplum” perspektifinin bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Öcalan, bu yaklaşımın doğru anlaşılması halinde yeni çatışmaların önüne geçebileceğini ve halkların eşit, özgür bir arada yaşamının mümkün olacağını savundu. Öncelikli sorumluluğun ise kısa vadede yeni bir çatışmanın önlenmesi olduğunu belirtti.
Suriye ve SDG değerlendirmesi
Öcalan, Suriye’deki durumu “demokratikleşme ihtiyacının açık bir yansıması” olarak nitelendirdi. Yıllarca süren tekçi ve baskıcı yönetim anlayışının Kürtler, Araplar, Aleviler ve diğer toplulukların özgürlük taleplerini güçlendirdiğini ifade etti.
Bu çerçevede Suriye Demokratik Güçleri ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakata özel yer ayırdı. Öcalan’a göre mutabakatın temel talebi, “halkların kendi kendini bir arada yönetebileceği demokratik bir siyasal model.” Bu modelin merkezi yapı ile müzakere edilebilir bir demokratik entegrasyon zemini sunduğunu belirtti.
Öcalan, “10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması, süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır” ifadesiyle anlaşmanın hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’ye çağrı
Mesajın dikkat çeken başlıklarından biri Türkiye’ye yönelik çağrı oldu. Öcalan, “Türkiye’nin bu süreçte kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloga açık bir rol üstlenmesi hayati önemdedir” dedi. Bu rolün yalnızca bölgesel barış açısından değil, Türkiye’nin kendi iç barışını güçlendirmesi bakımından da kritik olduğunu savundu.
Kadın özgürlüğü ve demokratikleşme
Öcalan, kadın özgürlüğünü demokratik toplumun kurucu unsuru olarak tanımladı. Kadın özgürleşmesi olmadan toplumun özgürleşemeyeceğini, erkek egemen zihniyet çözülmeden savaş kültürünün sona ermeyeceğini ileri sürdü.
Yeni yıl mesajı
Mesajın sonunda Öcalan, yeni yılın Türkiye, Ortadoğu ve dünyada savaşların değil; demokratik uzlaşının, barışın ve halkların ortak geleceğini birlikte inşa etme iradesinin yılı olması temennisinde bulundu. Yeni dönemin “kadın özgürlüğüyle güçlenen ve halkların demokratik değerlerle bütünleştiği” bir dönem olacağını ifade etti.