DEM Parti İmralı Heyeti üyesi ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Suriye’de Kürtlerin doğrudan hedef alındığını belirterek yaşananları “büyük bir komplo” olarak tanımladı. MA’ya konuşan Buldan, cihatçı Heyet Tahrir el-Şam yönetiminin Kürt mahallelerine ve Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik saldırılarının tesadüf olmadığını, bunun Kürt halkının katledilmesini amaçlayan kapsamlı bir planın parçası olduğunu ifade etti. Özellikle 6 Ocak’tan bu yana Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşananların bu sürecin somut göstergesi olduğunu vurguladı.

Öcalan’ın rolü ve ateşkes süreci

Buldan, SDG ile HTŞ arasında varılan mutabakat ve ateşkesin kritik bir eşik olduğuna dikkat çekerek bu noktaya yalnızca diplomatik görüşmelerle değil, Kürt halkının sahadaki direnişi ve sahiplenmesiyle gelindiğini söyledi. Abdullah Öcalan’ın sürece dair değerlendirmelerinin belirleyici olduğunu belirten Buldan, 17 Ocak’taki son görüşmede çatışmaların sürdüğünü, bu nedenle diyalog ve müzakere kanallarının açılmasına yönelik önemli tespitler yapıldığını aktardı. Buldan’a göre Öcalan’ın mesajları, Kürtlerin yeni bir katliamla karşı karşıya kalmaması açısından hayati bir rol oynadı.

Epstein belgeleri: Trump’tan komplo iddiası
Epstein belgeleri: Trump’tan komplo iddiası
İçeriği Görüntüle

Mücadele ve kazanımlar vurgusu

Pervin Buldan, yaşananları Kürt halkına yönelik yeni bir komplo eşiği olarak tanımlayarak, bunun “yeni bir 15 Şubat süreci” anlamına geldiğini ifade etti. Güvenlik, gelecek ve kazanımların korunmasının bu nedenle hayati olduğunu vurgulayan Buldan, Şam yönetimi ile SDG arasında sağlanan uzlaşmanın önemli olduğunu ancak mücadelenin bununla sınırlı olmadığını söyledi. Kürt halkının Rojava’dan Bakur’a kadar tarihsel varlığını sürdürdüğünü belirten Buldan, anlaşmaların ötesinde Kürtlerin siyasi ve toplumsal mücadelesinin devam edeceğini dile getirdi.