Suriye’de Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı’nın cami hatiplerine gönderdiği bir genelgede, Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik askeri operasyonların “fütuhat” (fetihler) olarak tanımlandığı öne sürüldü. 18 Ocak 2026 tarihli ve Bakan Muhammed Ebu Hayr Şükri imzalı olduğu belirtilen metnin, Kur’an-ı Kerim’in Enfal Suresi’nin 9. ayetiyle başladığı aktarıldı.
Genelgede, hatiplerden beş vakit namazda Suriye Arap Ordusu askerlerinin “zaferi” için kunut duası okumaları istendiği, ayrıca Rojava’daki askeri ilerlemelerin “kutlanması” amacıyla tekbir getirilmesi talimatının yer aldığı iddia edildi.
“Fütuhat” ve Enfal vurgusu
Metinde yer aldığı belirtilen ifadelerde, askeri operasyonların “fütuhat ve zafer” olarak nitelendirildiği, bu kavramın klasik İslami literatürde “kâfirlere karşı” yürütülen savaşlar için kullanıldığına dikkat çekildi. Bu benzetme, Irak’ta Saddam Hüseyin döneminde yürütülen ve on binlerce Kürdün hayatını kaybettiği Enfal Harekâtı ile paralellik kurulması nedeniyle eleştirildi.
1986–1989 yılları arasında gerçekleştirilen Enfal operasyonları, özellikle 1988’de Halepçe’ye yönelik kimyasal saldırıyla hafızalara kazınmıştı. Operasyonlarda Kürtlerin yanı sıra Süryani ve Türkmenlerin de hedef alındığı biliniyor.
Sahadaki gelişmeler ve suçlamalar
Söz konusu genelgenin, Suriye Arap Ordusu’nun Fırat’ın doğusu, Tabka, Rakka ve Deyrizor çevresinde ilerleme kaydettiği bir dönemde gündeme geldiği belirtildi. Bu askeri hareketlilik, Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri arasında 18 Ocak’ta duyurulan 14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının ardından yaşandı.
SDG, son operasyonlarda sivillere yönelik “savaş suçları ve katliamlar” işlendiğini savundu. Şam yönetimi ise ilerlemeleri “devlet egemenliğinin yeniden tesisi” ve “terörle mücadele” olarak tanımlıyor.
Uluslararası uyarılar
Gelişmelere ilişkin ABD’den de açıklama geldi. ABD Senatörü Lindsey Graham, Suriye’de büyük bir insani felaket yaşanabileceği uyarısında bulunarak, IŞİD tutuklularının bulunduğu cezaevlerinin güvenliğinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Şam yönetiminin dini kurumlar üzerinden yaptığı bu çağrıya ilişkin iddialar, bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Tartışmalar, Suriye’de askeri ve siyasi gerilimin dini söylemlerle daha da derinleştiği yorumlarına yol açtı.