ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada İran ile yürütüldüğünü öne sürdüğü diplomatik sürece dair dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, İran’ın anlaşma yapma isteğinin yüksek olduğunu belirterek, sürecin “5 gün içinde ya da daha kısa sürede” sonuçlanabileceğini iddia etti. Son temasların oldukça verimli geçtiğini söyleyen Trump, bölgede tansiyonun düşebileceği yönünde bir tablo çizdi.
Trump ayrıca daha önce gündeme getirdiği askeri seçeneklere de değinerek, İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıların 5 gün süreyle ertelendiğini açıkladı. Bu kararın, yürütülen görüşmelerin olumlu seyri nedeniyle alındığını savundu.
İran: “Hiçbir müzakere yok”
İran tarafı ise bu açıklamaları net bir dille yalanladı. Tesnim Haber Ajansı’na konuşan ve ismi açıklanmayan bir İranlı yetkili, ABD ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini vurguladı. Yetkili, savaşın başından bu yana bazı arabulucular aracılığıyla mesajlar iletildiğini ancak İran’ın bu mesajlara “caydırıcılık sağlanana kadar savunmaya devam edileceği” yönünde yanıt verdiğini söyledi.

Aynı yetkili, Trump’ın saldırıları ertelemesine ilişkin de farklı bir çerçeve çizerek, İran’ın askeri tehditlerinin daha inandırıcı hale gelmesiyle ABD’nin geri adım attığını öne sürdü. Ayrıca, Batı’daki finansal baskıların ve tahvil piyasalarındaki gelişmelerin de bu kararda etkili olduğunu ifade etti.
Türkiye dahil arabuluculuk iddiası
ABD basınında yer alan haberlere göre, diplomatik temaslarda üçüncü ülkelerin de rol aldığı ileri sürüldü. Axios muhabirinin aktardığına göre; Türkiye, Mısır ve Pakistan’dan üst düzey yetkililer, ABD’nin Orta Doğu temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.
Fox Business da söz konusu temasların pazar akşamı yapıldığını duyururken, görüşmelerin amacının bölgedeki gerilimi düşürmek ve diplomatik kanalları açık tutmak olduğu belirtildi.
Daha önce Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için 48 saat süre vermiş, aksi halde enerji tesislerinin hedef alınacağını açıklamıştı. Gelinen noktada ise tarafların açıklamaları arasındaki çelişki, sahadaki gerilimin diplomasiyle mi yoksa yeni bir krizle mi sonuçlanacağı sorusunu gündemde tutuyor.




