1979’un Ocak ayında, Türkiye sağ-sol çatışmasının ve sıkıyönetim uygulamalarının gölgesinde, MHP çevresinde dikkat çekici bir yayın denemesi yapıldı. Alparslan Türkeş’in talimatıyla Diyarbakır’da çıkarılan Kürtçe-Türkçe “Kon” dergisi, yalnızca bir sayı yayımlandı ancak içeriği nedeniyle siyasal hafızada tartışmalı bir yer edindi.
Dergi, Türkeş’in yakın çalışma arkadaşlarından, Kürt kökenli ülkücü Ali İhsan Bacalan’ın yönetiminde hazırlandı. İlk sayı 10 bin adet basıldı. Kapakta şu ifade yer alıyordu:
“Doğu’ya uzanan emperyalist elleri kıracağız.”

Yasaklı Harflerle Çıkan Sayı
Kon’un en dikkat çekici yönlerinden biri dil tercihiydi. Dergide Kürtçe başlıklar atıldı, bir metin tamamen Kürtçe yayımlandı ve o dönemde fiilen yasaklı kabul edilen Q, W ve X harfleri kullanıldı.
“Delilo Delilo Destane” adlı halk türküsü Kürtçe-Türkçe basıldı.
“Dayıka Zero” başlıklı yazı, oğlunu ziyaret için mahpus düşen bir annenin hikâyesini aktardı.
Bu dil tercihi, aynı dönemde Kürtçenin kamusal alanda ciddi kısıtlamalara tabi olduğu düşünüldüğünde, siyasi açıdan dikkat çekici bir kırılma olarak yorumlandı.
“Dersim Katliamdır” İfadesi
Dergide Tunceli yerine “Dersim” ismi kullanıldı.
1938 olayları için “katliam” ifadesine yer verildi ve sorumluluk Cumhuriyet Halk Partisi’ne yüklendi.
Kahramanmaraş olayları da “katliam” olarak tanımlandı. Metinlerde, “Alevisiyle Sünnisiyle Türkmeniyle Kürdüyle bütün canlar bir olsun” söylemiyle birlik vurgusu yapılırken, aynı zamanda komünizm ve “bölücülük” tehdidine karşı sert bir anti-komünist çerçeve çizildi.
Kon’un ideolojik dili, Kürt kimliğini kültürel olarak görünür kılan ancak politik olarak “Türk milleti” çatısı altında tanımlayan bir çizgide ilerledi.
Sol Çevrelerin Yanılgısı
Kapağındaki görsel ve kullanılan dil nedeniyle, dergi ilk anda bazı sol çevreler tarafından farklı bir yayın olarak değerlendirildi. Bölgedeki dağıtımında ilgi gördü. Ancak kısa sürede içeriği netleşti.
Dağıtım süreci, dönemin silahlı çatışma ortamında gerilim yarattı. Dergiyi dağıtan iki ülkücünün PKK tarafından öldürüldüğü bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bu olay, Kon’un sahadaki etkisini doğrudan güvenlik boyutuna taşıdı.
Tek Sayıda Kalan Girişim
Kon yalnızca bir sayı yayımlanabildi. İkinci sayı için sıkıyönetim komutanlığı izin vermedi ve dergi kapatıldı. Resmî açıklamalarda, “bölücü ve yıkıcı yayın” yapan diğer yayınlarla birlikte Kon’un da süresiz kapatıldığı bildirildi.
Aradan geçen yıllarda MHP yöneticileri zaman zaman bu dergiyi hatırlattı; kimileri bunu hareketin “en liberal adımı” olarak değerlendirdi, kimileri ise kısa sürede kapanmasını bilinçli bir tercih olarak yorumladı.
1979 tarihli Kon dergisi, Türkiye’de milliyetçilik, Kürt meselesi ve devlet politikaları arasındaki gerilimin çelişkili bir örneği olarak tarihte yerini koruyor.
Kültürel tanıma ile ideolojik sınır çizme arasındaki bu dar alan, Kon’un kısa ömrünü aşan tartışmalar üretmeye devam ediyor.




