ABD’nin başkenti Washington’da çeyrek asır önce başlatılan bir protesto, bugün hâlâ hafızalarda. Kürt aktivist Kani Xulam, 2001 yılında Sheridan Circle’da 200 günü aşan bir nöbet eylemine öncülük ederek, Kürtlerin yaşadığı hak ihlallerine dikkat çekmişti. Aradan geçen 25 yıla rağmen Xulam, aynı kararlılıkla barışçıl mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.
217 gün süren bir direniş
2001 yılında bir grup Kürt aktivist, Washington’daki Sheridan Circle’da, Türkiye Büyükelçiliği konutunun karşısında dikkat çekici bir eylem başlattı. “Kefaret Hücresi” adı verilen ve Türkiye’de Kürt siyasetçilerin tutulduğu dar cezaevi hücrelerinin birebir ölçülerine göre inşa edilen yapı, protestonun sembolü haline geldi. Aktivistler, ilkbaharın soğuğundan yazın kavurucu sıcaklarına kadar 24 saat esasına göre nöbet tutarak eylemi sürdürdü.
Bu süreçte yalnızca Kürt diasporası değil, yerel aktivistler ve bölge sakinleri de eyleme ilgi gösterdi. Günlük yaşamın akışı içinde protestonun yanından geçen Washington sakinleriyle kurulan temas, dayanışmanın farklı biçimlerini ortaya çıkardı. Ancak eylem, 11 Eylül saldırılarının yarattığı kaotik ortamda erken sonlandırıldı.
Diasporada süren mücadele
1993 yılında Washington’a taşınan Kani Xulam, o günden bu yana Kürtler için savunuculuk faaliyetleri yürütüyor. Ona göre diaspora koşullarında mücadele imkanları sınırlı olsa da, doğru yerde ve doğru zamanda kurulan temaslar değişim yaratma potansiyeli taşıyor. Xulam, Washington’daki politik atmosferle bağ kurmanın Kürt meselesine dikkat çekmek açısından önemli olduğunu düşünüyor.
Kürtler, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’ye yayılmış yaklaşık 40 milyonluk nüfuslarıyla dünyadaki en büyük devletsiz halklardan biri olarak kabul ediliyor. Bu coğrafyalarda yaşanan çatışmalar ve baskılar, on binlerce Kürdün göç etmesine neden olurken, önemli bir diaspora topluluğu da ABD’nin başkenti ve çevresinde şekillendi.
Gündelik hayat ve politik bilinç
Bugün yaşamını yazar ve aktivist olarak sürdüren Xulam, politik çalışmalarını aile hayatıyla birlikte yürütüyor. Çoğu zaman oğlunun futbol maçlarında diğer velilerle sohbet ederken görülen Xulam, çevresiyle kurduğu ilişkilerde de savunduğu değerleri görünür kılmaya çalışıyor.
Ancak bu görünürlük, yoğun bir politik dil yerine daha insani bir anlatıyla kuruluyor. Xulam, Kürtlerin yaşadığı sorunları anlatırken istatistiklere boğmak yerine, küçük ama etkili temaslarla farkındalık yaratmayı tercih ediyor. Ona göre, uzak coğrafyalarda yaşananların anlaşılmasının yolu, insan hikâyelerini görünür kılmaktan geçiyor.
Bugün hâlâ her sabah umutla uyandığını söyleyen Kani Xulam, küçük değişimlerin bile büyük dönüşümlerin başlangıcı olabileceğine inanıyor. 25 yıl önce Sheridan Circle’da kurulan o küçük yapı gibi, sembolik eylemlerin de zamanla güçlü bir hafıza ve direnç alanına dönüşebileceğini gösteriyor.



