İran Devrim Muhafızları tarafından bugün (27 Mart 2026) yapılan resmi açıklama, küresel enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri sarsacak bir kararı beraberinde getirdi. Yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine tamamen kapatıldığı ilan edilerek, "Geçen her gemi sert önlemlerle karşılaşacak" uyarısında bulunuldu. Tahran yönetimi, bu kararın tavizsiz bir şekilde uygulanacağını vurgularken; özellikle İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile müttefiklerine yönelik tüm nakliye faaliyetlerinin yasaklandığını duyurdu. Bu hamle, hangi koridor kullanılırsa kullanılsın, söz konusu ülkelere yönelik sevkiyatların fiziksel olarak engelleneceği anlamına geliyor.

Kontrollü Geçişten Tam Kapatmaya

Bölgede bir süredir devam eden İsrail-ABD saldırılarının ardından Tahran, stratejik boğazda "kontrollü geçiş" politikası izliyordu. Ancak çatışmaların derinleşmesi ve askeri gerilimin zirve yapmasıyla birlikte bu ara formül terk edilerek tam kapatma kararı resmen ilan edildi. Dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının yaklaşık üçte birinin geçtiği bu kritik güzergâhın devre dışı kalması, küresel arz zincirinde kırılma riskini de beraberinde getirdi. İran tarafı, ABD’den gelen "boğaz hala açık" yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını, sahada fiili bir engelleme sürecinin başladığını net bir dille ifade etti.

217 Günlük Direnişten Bugüne: Kani Xulam’ın Mücadelesi
217 Günlük Direnişten Bugüne: Kani Xulam’ın Mücadelesi
İçeriği Görüntüle

Sahada İlk Müdahaleler: Üç Gemi Geri Çevrildi

Kararın açıklanmasının ardından sahada hareketlilik de hız kazandı. İran Devrim Muhafızları Donanması’nın sabah saatlerinde yaptığı sert uyarıların ardından, farklı bandıralara sahip üç konteyner gemisinin rotasını değiştirmek zorunda kaldığı bildirildi. İranlı yetkililer, yasağa uymayan veya uyarıları dikkate almayan gemilerin doğrudan askeri hedef haline gelebileceği tehdidini yineledi. Bölgedeki askeri varlığını tahkim eden Devrim Muhafızları, boğazın giriş ve çıkış noktalarında operasyonel hakimiyetin tamamen kendilerinde olduğunu vurgularken, uluslararası toplumun bu karara vereceği tepki merakla bekleniyor.