Diyarbakır

Diyarbakır’da İran Protestosu: Bayrak Gerginliği

Diyarbakır’da Kürt partileri, İran’ın Peşmergeye yönelik saldırılarını kınadı. Eylemde "Kürdistan bayrağı" nedeniyle polis ile kitle arasında gerginlik yaşandı.

Abone Ol

İran’ın Irak’taki Peşmerge güçlerini hedef alan füze ve İHA saldırıları, Diyarbakır’da düzenlenen kitlesel bir basın açıklamasıyla protesto edildi. Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK), Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), KDP Bakur, Pêlkurd, HAK-PAR ve Kürdistan Diriliş Hareketi (Vejîn) tarafından organize edilen ortak eylemde, Tahran yönetiminin sınır ötesindeki askeri operasyonlarına karşı net bir duruş sergilendi. Siyasi parti temsilcileri, İran’ın Kürdistan Bölgesi’ne yönelik bu hamlelerini derhal sonlandırması çağrısında bulunurken, PSK yöneticisi Hasan Dağtekin’in ifadeleri dikkat çekti. Dağtekin, İran devletinin bu saldırılarla Kürdistan halkına yönelik tarihsel tahammülsüzlüğünü ve düşmanlığını bir kez daha tescillediğini vurguladı.

Basın açıklamasında Kürdistan bayrağı krizi

Protesto gösterisi sırasında siyasi taleplerin ötesinde semboller üzerinden yaşanan bir gerginlik de gündeme damga vurdu. Eylemcilerin Kürdistan bayrakları açması üzerine güvenlik güçleri ile kitle arasında kısa süreli bir arbede yaşandı. Polisin bayrakların indirilmesi yönündeki taleplerine direnen partililer, bu sembollerin resmiyetini ve ifade özgürlüğünü savundu. Süreci yakından takip eden avukat İbrahim Güçlü, emniyet güçlerinin bayraklara yönelerek müdahale etmek istediğini ancak kitlenin buna izin vermediğini belirtti. Aktivist Ferid Azad polisin taleplerine karşı geri adım atmadıklarını ifade ederken, eylemcilerden Metin Baysungur ise resmi bir sembol olarak gördükleri bayrağa karşı sergilenen bu tutumu "keyfi bir engel" olarak nitelendirdi. Yaşanan gerginlik, tarafların geri adım atmaması üzerine bir süre devam etse de sonunda yatıştı.

Sokaktaki yankılar ve kalıcı çözüm arayışı

İran’ın saldırıları sadece siyasi partilerin değil, Diyarbakır sokaklarındaki vatandaşların da temel gündemi haline geldi. Vatandaş Azad Ceyhan, İran’ın hukuk tanımayan tutumunun yüzlerce yıllık bir zulüm geleneğine dayandığını söyleyerek tepkisini dile getirdi. Bölgedeki siyasi statü tartışmalarına değinen Evin Azad isimli vatandaş ise federal bir yapının dahi tek başına koruma sağlayamadığını, bu nedenle Kürdistan’ın tüm parçalarında Kürt milletinin geleceğini güvence altına alacak kalıcı ve statü sahibi bir çözüme ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Protestoya katılan Barbaros Geçer de saldırıların kabul edilemez olduğunu ifade ederek kitlesel rahatsızlığın boyutuna dikkat çekti. Diyarbakır’dan yükselen bu sesler, sınır ötesindeki askeri gerilimin Türkiye’deki Kürt kamuoyunda nasıl bir toplumsal refleks yarattığını açıkça ortaya koydu.