Türkiye’de 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bu yana yaşanan zorla kaybetme vakalarını belgelemek amacıyla oluşturulan Zorla Kaybedilenler Veritabanı, kapsamlı bir güncelleme sürecinin ardından yeniden erişime açıldı. Hafıza Merkezi tarafından yürütülen bu çalışma, 1980’lerden bugüne sistematik bir suç örüntüsü olarak devam eden zorla kaybetmeleri görünür kılmayı, cezasızlık mekanizmalarını deşifre etmeyi ve kaybedilen kişilerin yaşam öykülerini kayıt altına almayı hedefliyor. İlk kez 2015 yılında kamuya açılan ancak 2018 yılından bu yana güncelleme çalışmaları nedeniyle kapalı kalan platform, bugün itibarıyla 500 kaybedilen kişinin detaylı profilini barındırıyor.
Rakamlarla Cezasızlık ve Hukuki Bilanço
Veritabanında yer alan 500 kişilik liste, Türkiye’deki adalet arayışının önündeki engelleri çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Paylaşılan istatistiklere göre, bu 500 kayıptan yalnızca 84’ü hakkında Türkiye’de dava açılabilmişken, yargılamalar sonucunda ceza alan kişi sayısı sadece 3 ile sınırlı kaldı. İç hukuk yollarındaki bu tıkanıklığa karşın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) süreçleri farklı bir tablo çiziyor. AİHM’de davası görülen 124 kayıp vakası için mahkeme, 110 yaşam hakkı ihlali kararı ve 12 dostane çözüm kararı vererek devletin bu süreçteki sorumluluğunu tescil etti.
Beş İlde Yürütülen Kapsamlı Saha Çalışması
2023 yılında Yasemin Soydan ve Xemgîn Yusuf Görücü tarafından yürütülen güncelleme çalışmaları kapsamında Batman, Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Şırnak illerinde derinlemesine saha araştırmaları yapıldı. Toplam 15 ilçede gerçekleştirilen bu çalışmalarda; Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki fiziki dosyalar incelendi, baro avukatları ve insan hakları savunucuları ile yüz yüze görüşmeler sağlandı. İncelenen 52 dosya üzerinden 205 kişinin soruşturma süreçlerine dair veriler güncellenirken; UYAP kayıtlarındaki hatalar, dosyaların savcılıklar arasında sürekli el değiştirmesi ve avukatların dosya inceleme taleplerinin reddedilmesi gibi sistematik zorluklar raporlandı.
Zamanaşımı Tehdidi ve Uluslararası Yankılar
Güncellenen bulgular, zorla kaybetme dosyalarının büyük çoğunluğunda yıllardır etkin bir soruşturma yürütülmediğini ve dosyaların zamanaşımı ya da delil yetersizliği gerekçesiyle kapatılma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Birçok dosyanın "daimi arama" kararıyla zamanaşımı bürolarına gönderilmesi, adaletin tesisi önündeki en büyük tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Hafıza Merkezi, bu güncel verileri Eylül 2023’te Cenevre’de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve ilgili çalışma gruplarıyla paylaşarak konuyu uluslararası gündeme taşıdı.
Veritabanına erişmek için:zorlakaybetmeler.org