Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan 2025 yılı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, ülke genelinde resmi işsizlik oranlarının kağıt üzerinde gerilediğini ancak işgücü piyasasındaki yapısal sorunların derinleştiğini ortaya koyuyor. Verilere göre 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki yıla kıyasla 147 bin kişilik bir azalışla 2 milyon 966 bin seviyesine inerken, işsizlik oranı da yüzde 8,3 olarak kaydedildi. Ancak bu iyimser tablonun aksine; zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan "atıl işgücü" oranı bir önceki yıla göre 3 puanlık sert bir artışla yüzde 29,7’ye ulaştı. Bu hesaplama, Türkiye’de yaklaşık 10,5 milyon kişinin ya tam zamanlı iş bulamadığını ya çalışmaya hazır olduğu halde iş aramadığını ya da doğrudan işsiz olduğunu göstererek her 10 kişiden 3’ünün işgücü piyasasının dışında veya kıyısında kaldığını belgeliyor.

İşsizliğin en yüksek olduğu bölge Van, Muş, Bitlis ve Hakkari

Doğu ve Batı Arasındaki Sosyo-Ekonomik Uçurum

24 Mart altında sert düşüş: Gram ve ons geriliyor
24 Mart altında sert düşüş: Gram ve ons geriliyor
İçeriği Görüntüle

İstihdam verileri bölgesel bazda incelendiğinde, Türkiye’nin batısı ile doğusu arasındaki keskin refah ve fırsat farklılıkları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriliyor. Ülkenin en doğusunda yer alan Hakkari; yüzde 13,8 ile işsizlik oranının en yüksek olduğu, yüzde 32,9 ile istihdamın en düşük seyrettiği ve yüzde 38,1 ile işgücüne katılımın en zayıf kaldığı il olarak üç negatif kategoride de zirveye yerleşti. Hakkari’deki bu tabloya tam zıt bir profil çizen Karadeniz illerinden Artvin ise yüzde 58,1 ile istihdam oranında, yüzde 61,3 ile de işgücüne katılımda Türkiye şampiyonu oldu. İşsizlik oranının en düşük olduğu il ise yüzde 4 ile Ardahan olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, ekonomik faaliyetlerin bölgesel dağılımındaki dengesizliğin ve Doğu Anadolu’daki işgücü potansiyelinin ekonomiye kazandırılamamasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Cinsiyet Eşitsizliği ve Hizmet Sektörünün Hakimiyeti

İşgücü piyasasındaki bir diğer kritik eşik ise toplumsal cinsiyet rolleri ve sektörel dönüşümlerde yaşanıyor. Türkiye genelinde istihdam oranı erkeklerde yüzde 66,4 iken kadınlarda bu oran yüzde 32,1’de kalarak yarı yarıya bir fark oluşturuyor. Genç nüfusta ise işsizlik yüzde 15,3 seviyesinde seyrederken, genç kadınlar arasındaki işsizliğin yüzde 22,1’e ulaşması dikkat çekiyor.

Sektörel bazda bakıldığında Türkiye ekonomisinin lokomotifinin hizmet sektörü olduğu, istihdam edilenlerin yüzde 59’unun bu alanda yer aldığı görülüyor. Bir önceki yıla göre tarım sektöründe 267 bin, sanayi sektöründe ise 168 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken; hizmet ve inşaat sektörlerindeki artışlar dikkat çekiyor. Tarımın toplam istihdamdaki payı yüzde 14’e gerilerken, sanayinin yüzde 20,2 ve inşaatın yüzde 6,8 seviyesindeki ağırlığı, ekonominin üretimden ziyade hizmet odaklı bir yapıya evrildiğini kanıtlıyor.

Kaynak: Haber Merkezi