Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" aracılığıyla yürütülen yeni süreçte hukuki bir zemin oluşturmak adına vites yükseltiyor. Gelecek hafta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile grup koordinatörlerinin yapacağı zirve, bu yasama yılı sona ermeden hayata geçirilmesi planlanan yasal düzenlemelerin temelini oluşturacak. AK Parti kaynakları, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için müstakil ve geçici bir yasa hazırlığının sürdüğünü belirtirken, Türk Ceza Kanunu'nun terör örgütü üyeliği ve yöneticiliğini düzenleyen 314. maddesi üzerindeki tartışmalar ise hassasiyetini koruyor. Bölgedeki DAEŞ ve FETÖ gibi diğer terör tehditlerinin varlığı nedeniyle bu maddenin tamamen kaldırılması öngörülmezken, PKK'nın silah bırakması ve kendisini feshetmesi durumunda yargısal sürecin nasıl işletileceğine dair yeni bir hukuki tanımlama yapılması hedefleniyor. Bu kapsamda, sadece örgüte yardım veya övgü gibi eylemlerde bulunanların durumunun bu yeni kod yasaya göre yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
Hukuki mimaride ‘Kod Yasa’ dönemi ve Haziran hedefi
AK Partili yetkililer tarafından "kod yasa" olarak nitelendirilen bu yeni düzenleme, ileride yapılacak diğer yasal değişikliklerin de dayanağı olacak bir ana çerçeve çizmeyi amaçlıyor. Müstakil ve geçici nitelikteki bu kanun, bir terör örgütünün kurumsal varlığının sona erdiğinin ilgili devlet kurullarınca teyit edilmesi halinde devreye girecek olan özel bir yargılama ve normalleşme prosedürünü içerecek. Haziran ayına kadar Meclis’e sunulması beklenen teklifin, terörle mücadeleyi zaafiyete uğratmadan sadece belirlenen kapsam dahilindeki eylemler için bir çıkış yolu sunacağı ifade ediliyor. Bölgedeki vekalet savaşlarının ve İran merkezli gerilimlerin süreci yer yer yavaşlattığı kabul edilse de iktidar kanadı, "devlet aklı ve milletin feraseti" ilkesiyle bu hukuki eşiğin aşılması gerektiğini vurguluyor. Düzenleme ile birlikte geçmişte kesinleşmiş olan ancak sadece örgüt üyeliği veya yardımı kapsamındaki kararların, yeni hukuki gerçeklik ışığında nasıl bir dönüşüme uğrayacağı netlik kazanacak.
Demokratik siyaset ve barış mimarisi tartışmaları
Düzenlemenin içeriği kadar yapılış usulü de siyasetin ana gündem maddelerinden birini teşkil ediyor. DEM Parti kanadı, yapılacak yasanın sadece cezalandırıcı bir yaklaşımla değil, "barış mimarisi" perspektifiyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Sezai Temelli’nin açıklamalarına göre, bu kod yasanın kapsayıcı olması, infazdaki eşitsizlikleri gidermesi ve sürgündeki ya da cezaevindeki siyasi aktörleri de kapsayacak bir müzakereci akılla kurgulanması önem arz ediyor. Özellikle AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili yaşanan yargı krizlerinin bu yasayla çözülebileceği beklentisi muhalefet cephesinde hakim. Orta Doğu'daki gelişmelerin Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini kırmanın yolunun Kürt meselesinin hızlı çözümünden geçtiğini belirten muhalefet, yasa yapım sürecinde tüm partilerin hukukçularının yer alacağı daha disiplinli bir istişare mekanizması kurulmasını talep ediyor. Haziran ayı, Türkiye’nin demokratikleşme ve barış inşası sürecinde hukuki bir dönüm noktası olmaya aday görünüyor.



