Kumların altındaki şehir: Alexandria on the Tigris
Kumların altındaki şehir: Alexandria on the Tigris
İçeriği Görüntüle

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 25 Mart 2026'da başlatılan ve 67 ili kapsayan 317 No’lu ihale sürecinde Türkiye topraklarının maden şirketlerine tahsisi tüm hızıyla sürüyor. Polen Ekoloji Kolektifi’nin verilerine göre, ihale kapsamında bugüne kadar 40 ilde toplam 168 maden ruhsat sahası satıldı. Satılan toplam alanın 187 bin 856 hektara (yaklaşık 263 bin futbol sahası) ulaştığı belirtiliyor.

3 Nisan Bilançosu: 7 İlde Dev Tahsisler

İhalenin 3 Nisan 2026 tarihindeki ayağında İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu ve Kayseri illerinde 22 adet ruhsat sahası şirketlere devredildi. Sadece bu bir günde satılan alan 25 bin 542 hektara ulaştı.

Maden Ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 12 Uzman Yardımcısı Alacak - KPSS  Haberleri

  • İzmir: 8 bin 812 hektar ile en fazla satışın yapıldığı il oldu. Bergama, Tire ve Ödemiş’teki dev sahalar Koza Altın, Turyapı ve Eti Bakır gibi şirketlere verildi.

  • Kars: Kağızman ilçesindeki 6 ruhsat sahasının tamamını (8 bin 458 hektar) Kılıçkaya Enerji satın aldı.

Köyler ve Tarım Alanları Kuşatma Altında

Satışa çıkarılan alanların büyük bir kısmının "mega maden sahası" (1.000 hektardan büyük) niteliği taşıması, yerleşim yerlerini ve doğal kaynakları doğrudan tehdit ediyor:

  • İzmir'de: Bergama’nın Halilağalar, Katrancı ve İkizler köyleri ile Tire’nin Alacalı köyü ruhsat sahalarının içinde kaldı.

  • Kars'ta: Aras Nehri kıyısındaki Karacaören ve Değirmendere köyleri maden sahası ilan edildi.

  • Kastamonu'da: Taşköprü'deki devasa ormanlık alanlar ile Tosya'daki Deringöz Çayı projelerden etkilenen kritik bölgeler arasında yer alıyor.

Genel Tablo: Türkiye Toprağının %1,3'ü Madencilerde

2024 başından 2026 Nisan ayına kadar ihale edilen toplam alan 1 milyon 17 bin hektarı aşmış durumda. Bu rakam, Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 1,3’üne denk geliyor ve kabaca iki adet İstanbul büyüklüğünde bir alanın maden işletmeciliğine açıldığını gösteriyor. Ekoloji örgütleri, bu çapta bir tahsisin geri dönüşü olmayan tarımsal yıkım ve su krizi yaratabileceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi