İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 16. celsesi, sabah saat 10.30 sularında sanıkların duruşma salonuna alınmasıyla başladı. 89’u tutuklu toplam 402 sanığın yargılandığı davada, duruşma salonuna girildiği sırada eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’nun tutulma koşullarına yönelik sert tepkisi damga vurdu. Erdoğdu, nezarethane ve bekleme koşullarının insani olmadığını belirterek mahkeme heyetine ve görevlilere yönelik yüksek sesle eleştirilerde bulundu.

Erdoğdu: Bu Resmen İşkence
Salona girdiği andan itibaren maruz kaldıkları koşullara isyan eden Aykut Erdoğdu, temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlandığını savundu. Erdoğdu, "Aşağıda yemek yok, su yok. Bu kadar kötü muamele olur mu? Bu resmen işkence, etrafımız pislik içinde" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Kendisinin bir milletvekili olduğunu hatırlatan Erdoğdu, güvenlik önlemlerinin ve fiziksel şartların onur kırıcı bir boyuta ulaştığını ifade ederek, nezarethanedeki hijyen sorunlarına dikkat çekti.

Nezarethane Koşullarına Sert Eleştiri
Erdoğdu, isyanının devamında verilen gıdaların yetersizliğine ve bulunulan ortamın bakımsızlığına değindi. "Jiletle kesilmiş peynirle bir sandviç geliyor. Nezarette oturduğumuz yerler de çok kötü durumda" diyen Erdoğdu, tepkisini "Memleket Yunan işgalinde olsa daha iyi muamele ederlerdi" sözleriyle en üst perdeye taşıdı. Erdoğdu’nun bu ifadeleri duruşma salonunda kısa süreli bir hareketliliğe ve yankıya sebep oldu. 16. celse, bu gergin atmosfer altında sanık savunmaları ve kimlik tespitleriyle devam ediyor.





