ABD’de ve dünyada uzun süredir tartışılan Jeffrey Epstein dosyası, kamuoyuna açıklanan yeni belgelerle yeniden gündemin merkezine yerleşti. Belgeler; Epstein’in geçmişi, suçlamalar, ölüm süreci ve ünlü isimlerle kurduğu ilişkiler hakkında yeni ayrıntılar içerirken, ABD’de siyasi ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Jeffrey Epstein kimdir?
Jeffrey Epstein, New York merkezli bir finansçı olarak tanındı. 1980’li ve 1990’lı yıllarda yüksek gelirli yatırımcılarla çalıştı; siyaset, iş dünyası ve akademi çevrelerinde geniş bir ilişki ağı kurdu. Özel jeti, Karayipler’deki özel adası ve lüks yaşam tarzı, zamanla kamuoyunun dikkatini çekti.
Suçlamalar ve hapis süreci
Epstein, en küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılandı. 2008’de Florida’da daha sınırlı suçlamalarla kısa süreli bir hapis cezası alması, yıllar sonra “ayrıcalıklı muamele” tartışmalarına yol açtı. 2019’da ise federal düzeyde yeniden tutuklandı ve New York’taki Metropolitan Correctional Center’da yargılanmayı beklerken tutuldu.
Ölümü ve iddialar
Epstein, 10 Ağustos 2019’da hücresinde ölü bulundu. Yetkililer ölüm nedenini intihar olarak açıkladı. Ancak hücre kontrollerinin yapılmaması ve kamera sistemindeki aksaklıklar, “örtbas” iddialarını doğurdu. FBI ve US Department of Justice, yapılan incelemelerde cinayete dair kanıt bulunmadığını bildirdi.
Belgelerin yayımlanması ve ABD’deki tartışmalar
2024 ve 2025’te ABD mahkemelerinin kararıyla, Epstein davasına ait binlerce sayfalık belge ve ek materyal kamuoyuna açıldı. Belgelerin bir kısmı daha önce gizli tutulmuştu. Yayın süreci; mahremiyet, masumiyet karinesi ve kamu yararı dengesinin nasıl kurulacağı konusunda yoğun tartışmalara neden oldu. Hukukçular, belgelerde adı geçen herkesin suçlanamayacağını, bazı isimlerin yalnızca tanık beyanlarında geçtiğini vurguladı.
Trump’ın belgelerdeki yeri
Belgelerde Donald Trump’ın adı da yer aldı. Trump’ın Epstein’le 1990’lı yıllarda sosyal ortamlarda bir araya geldiğine dair kayıtlar ve tanık ifadeleri bulunuyor. Trump ise Epstein’le bağını erken dönemde kestiğini ve herhangi bir suça karışmadığını savundu. Belgelerde Trump’a yönelik yeni bir suçlama yer almıyor; adının geçmesi, ABD’de siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yeni yayımlanan belgeler neler söylüyor?
Son yayımlanan dosyalarda;
-
Epstein’in uçuş kayıtları,
-
Tanık ve mağdur ifadeleri,
-
FBI yazışmaları,
-
Otopsi ve hapishane belgeleri
yer alıyor. Belgelerde Prens Andrew, Bill Clinton, Bill Gates gibi çok sayıda tanınmış ismin adı, “ilişki” veya “tanıklık” bağlamında geçiyor. Yetkililer, bu isimlerin tamamının suçlandığı anlamına gelmediğini özellikle belirtiyor.
Belgelerde Türkiye bölümü
Kamuoyuna açıklanan belgelerde Türkiye’ye yönelik doğrudan bir suçlama veya soruşturma bulunmuyor. Dosyalarda;
-
Epstein’in bazı uluslararası uçuş rotalarına dair listelerde Türkiye’nin transit nokta olarak geçtiğine ilişkin iddialar,
-
Küresel iş ve bağış ağları anlatılırken Türkiye’nin adının genel bağlamda anıldığı bölümler
yer alıyor. Ancak belgelerde Türkiye’de işlenen bir suç, Türkiye’den bir “müşteri listesi” ya da Türk yetkililere yönelik bir itham bulunmadığı belirtiliyor.
Genel tablo
Jeffrey Epstein dosyası, cinsel istismar suçlarının yanı sıra güç, para ve siyaset ilişkilerinin nasıl korunaklı ağlar oluşturabildiğini gösteren bir örnek olarak değerlendiriliyor. Yayımlanan belgeler, kamuoyunun bilgi edinme hakkını genişletirken, iddiaların hukuki sınırlar içinde ele alınması gerektiği tartışmasını da sürdürüyor. Epstein davası, ABD’de ve dünyada uzun süre gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.




