Kürt siyasal alanında son aylarda alışılagelmişin dışında bir iç muhasebe süreci yaşanıyor. Geçmişte genellikle dışsal baskılara karşı kenetlenen yapı, bu kez bizzat kendi iç dinamikleri ve kendisine yakın medya organları tarafından mercek altına alınmış durumda. Mezopotamya Ajansı, Yeni Yaşam ve Yeni Özgür Politika gibi mecralarda yoğunlaşan eleştiriler; partinin yönetim tarzı, kadro liyakati ve toplumsal beklentilerle olan uyumsuzluğu üzerine somut bir tartışma zemini oluşturuyor. Bu süreç, sadece bir performans düşüklüğü değil, aynı zamanda temsil krizinin de ilanı olarak okunuyor.
Newroz Meydanlarından İmralı’ya: Eleştirinin Adresi
2026 Newroz kutlamaları, DEM Parti yönetimi için sembolik bir eşik oldu. Alanları dolduran kitleler, sadece bayram kutlaması yapmakla kalmadı; partinin siyasal duruşuna dair güçlü mesajlar verdi. Bu tartışmalara Diyarbakır’da okunan mesajıyla Abdullah Öcalan da dahil olarak, "yetersiz ilişkilerden ve anlamlardan arınma" çağrısı yaptı. Geçtiğimiz yıl tahliye olan Çetin Arkaş’ın "bireysel ikbal peşinde koşanlar sert kayaya çarpacaktır" sözleri ise tabanda geniş yankı uyandırarak eleştirilerin odağındaki "kariyerizm" sorununa dikkat çekti.
Belediye Performansları ve Kürtçe Karnesi
Partiye yönelik en somut ve "operasyon" söylemiyle geçiştirilemeyen eleştiri, Mezopotamya Ajansı’ndan geldi. 62 belediyenin sadece 2’sinde Kürtçe kreş açıldığını ve çok dilli belediyecilik vaatlerinin havada kaldığını ortaya koyan "Kürtçe Karnesi" haberi, partinin yerel yönetimlerdeki ideolojik tutarlılığını sorgulattı. Bu haberin, hareketin içinden gelen gazeteciler tarafından yapılması, parti yönetimini alışık olduğu savunma reflekslerinden mahrum bırakarak gerçek bir özeleştiri sürecine zorladı.
Dilan Karaman Olayı ve "Mikro-İktidar" Eleştirisi
Kürt basınındaki kırılma noktalarından bir diğeri ise Dilan Karaman süreci oldu. NuMedya24 ve JinNews gibi mecraların ısrarlı takibi sonucu, parti yönetimi bir "özeleştiri" yayımlamak zorunda kalsa da kamuoyundaki "sorumluları koruma" şüphesi tam olarak dağılmış değil. Gazeteci İrfan Aktan’ın partiye yönelik "mikro-iktidar alanları" uyarısı, DEM Parti’nin kendi içindeki güç odaklarını tasfiye edip edemeyeceği sorusunu gündemin üst sıralarına taşıdı.

Yol Ayrımı: 2026 Kongresi ve 205 Günlük Takvim
Tüm bu iç tartışmalar, DEM Parti’yi stratejik bir yol ayrımına getirmiş durumda. Mevcut tüzüğe göre partinin en geç 15 Ekim 2026’da kongreye gitmesi gerekiyor. 2023 seçimleri sonrası beklenen büyük dönüşümü gerçekleştiremeyen partinin önünde, hem tabanın güvenini tazelemek hem de çözüm sürecinin yarattığı tarihi fırsatı kurumsal bir yenilenmeyle karşılamak için yaklaşık 200 günlük bir süre var. Ekim ayındaki bu kongrenin, sadece bir isim değişikliği değil, bir zihniyet ve kadro değişimi olup olmayacağı Kürt siyasetinin geleceğini belirleyecek.




