Kültür - Sanat

Kadıköy Sessions Orkestra’dan Zazaca Bir Buluşma

Kadıköy Sessions Orkestra, Zazaca iki ezgiyi bir araya getirdiği “Halê Ma Rê / Herê Lê Lê” ile müziği kültürel hafıza ve ortak üretim alanına dönüştürüyor.

Abone Ol

Kadıköy Sessions Orkestra’nın yayımladığı son parça “Halê Ma Rê / Herê Lê Lê”, yalnızca yeni bir kayıt değil; farklı coğrafyaların, dillerin ve müzik geleneklerinin bir araya geldiği kolektif bir hafıza çalışması olarak öne çıkıyor. İki ayrı Zazaca ezgiyi aynı kayıt altında buluşturan parça, Kadıköy Sessions’un yıllardır inşa ettiği doğaçlama ve paylaşım odaklı müzik anlayışının doğal bir uzantısı niteliğinde.

Bu iki ezginin orkestraya kazandırılması ve müzisyenlere aktarılmasındaki emeğiyle Zelîşa dikkat çekiyor. “Herê lê lê”, Kiğı–Karêr yöresine ait, Aysel Bingöl tarafından derlenmiş geleneksel bir Zazaca govend (halay) olarak biliniyor. “Halê Marê” ise Karêr ve doğa üzerine yazılmış, Karêrli Mehmet Yurtsever’e ait sade ama derinlikli bir Zazaca kılam. Parçadaki Zazaca çeviriler için Serap Aras ve Mesut Asmên Keskin’in katkıları da özellikle vurgulanıyor. Orkestra, bu yönüyle sadece bir müzik üretimi değil, dilsel ve kültürel bir aktarım alanı da yaratıyor.

Dünyadan Ezgilerle Büyüyen Bir Orkestra

“Halê Ma Rê / Herê Lê Lê”, Kadıköy Sessions Orkestra’nın yayımladığı üçüncü parça. Daha önce YouTube üzerinden paylaşılan ilk kayıt, Kütahya yöresine ait “Mustafa’m Zeybeği” olmuştu. Ardından yayımlanan ikinci video ise İran’ın Kohgiluyeh ve Boyer Ahmad bölgesinden gelen “Dokhtare Boyer Ahmadi” adlı parça oldu.

Bu üç parça birlikte düşünüldüğünde, Kadıköy Sessions Orkestra’nın sabit bir repertuardan ziyade, farklı halk müzikleri ve geleneksel ezgiler arasında dolaşan yaşayan bir yapı kurduğu görülüyor. Anadolu’dan İran’a, Zazaca’dan Balkan ve Ortadoğu müziklerine uzanan bu hat, orkestranın temel motivasyonunu da açıkça ortaya koyuyor: müziği sınırların ötesinde bir ortak dil olarak kurmak.

Pazartesi Akşamlarından Kolektif Bir Sahneye

Kadıköy Sessions’un hikâyesi, Kadıköy’ün samimi mekânlarından Eskici Gizli Bahçe’de başlayan haftalık jam session’lara dayanıyor. Her pazartesi ücretsiz ve dinleyiciye açık olarak gerçekleşen bu doğaçlama buluşmalarda, İstanbul’da yaşayan ya da yolu buradan geçen farklı ülkelerden müzisyenler bir araya geliyor. Etkinliğin kurucuları, Fransız keman sanatçısı ve etnomüzikoloji öğrencisi Gabriel Meidinger ile sinemacı Stephan Talneau. İkili, İstanbul’un zengin ama dağınık müzik sahnesinde, müzisyenlerin baskıdan uzak biçimde bir araya gelebileceği bir alan yaratma fikriyle yola çıkıyor.

Jam session anlayışı burada bir konser formatından özellikle ayrılıyor. Kadıköy Sessions’ta müzik, ticari kaygılardan arındırılmış, doğaçlamaya ve karşılıklı dinlemeye dayalı bir ortak üretim alanı olarak tanımlanıyor. Zamanla bu sahnede kurulan ilişkiler, Kadıköy Sessions Orkestra’nın da temelini oluşturuyor. Haftalık buluşmalarda yan yana gelen müzisyenler, sahnedeki anlık karşılaşmaları kalıcı kayıtlara dönüştürerek bu kolektif ruhu genişletiyor.