Kültür - Sanat

Mezopotamya’nın Kuzey Kapısı Rabat Kalesi Gün Yüzüne Çıkıyor

Mardin Derik’teki Rabat Kalesi’nde başlayan kazılar, Geç Roma’dan Artuklu’ya uzanan çok katmanlı yerleşimi ve Mezopotamya’nın kuzey savunma ağını ortaya koyuyor

Abone Ol

Mardin’in Derik ilçesine bağlı Hisaraltı Mahallesi sınırlarında yer alan Rabat Kalesi, Mezopotamya Ovası’na hâkim konumuyla tarih boyunca askeri ve ticari açıdan kritik bir rol üstlendi. Yaklaşık 955 metre rakımda, 5,5 hektarlık geniş bir alana yayılan kale, ilk bulgulara göre Geç Roma Dönemi’nde inşa edildi. Yapının Bizans, Sasani ve Artuklu dönemlerinde kesintisiz biçimde kullanıldığı değerlendiriliyor. Diyarbakır ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesi arasındaki antik güzergâh üzerinde konumlanan kale, ticaret kervanlarının güvenliğini sağlamak ve Sasani akınlarına karşı savunma hattı oluşturmak amacıyla planlandı.

Bilimsel Kazılar Çok Katmanlı Yerleşimi Ortaya Koyuyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü izniyle yürütülen kazılar, Mardin Müze Müdürlüğü başkanlığında bu yıl ilk kez sistematik olarak başlatıldı. Kazı Başkanı ve Mardin Müze Müdürü İdris Akgül yönetimindeki çalışmalara arkeologlar Mehmet Şan ve Erkan Güzel de katılıyor. Ulaşım yolu bulunmayan kaleye ekipler her gün yaklaşık 1,5 saatlik yürüyüşle ulaşarak saha çalışmalarını sürdürüyor.

Kazılar, ilk etapta kayaya oyulmuş küçük bir şapel yapısında yoğunlaştı. Yüzey araştırmaları ve stratigrafik veriler, kalede Helenistik dönemden başlayarak Roma, Bizans ve Artuklu dönemlerine uzanan uzun soluklu bir yerleşime işaret ediyor. Ele geçirilen seramikler, ok uçları ve sikkeler, Rabat Kalesi’nin yalnızca askeri bir yapı değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir merkez olduğunu ortaya koyuyor.

Korunan Mimari, Dini Yapılar ve Kültür Rotası Hedefi

Rabat Kalesi, mimari bütünlüğünü büyük ölçüde koruyabilmiş ender arkeolojik alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Kale içerisinde gözetleme kuleleri, sur duvarları, hendekler, askeri ve sivil yapılar, sarnıçlar, kaya mezarları ve su kanalları bulunuyor. Özellikle “yukarı şehir” olarak tanımlanan bölümde kilise ve şapeller yoğunlaşıyor. Kazı Başkanı İdris Akgül, küçük kilisedeki çalışmaların ardından literatürde “Rabat Kilisesi” olarak anılan büyük kilisede kazıların sürdürülmesinin planlandığını belirtiyor. Yapıların korunmuşluğu, geç antik çağdan Orta Çağ’a uzanan dini mimari sürekliliğini belgeleyen önemli veriler sunuyor.

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında önümüzdeki yıllarda yıl boyunca devam edecek şekilde planlandı. Amaç, Rabat Kalesi’ni bölgesel bir kültür rotasının parçası haline getirerek bilimsel araştırmaların yanı sıra sürdürülebilir kültür turizmini desteklemek. Kazı ekibinde yer alan Hisaraltı Mahallesi sakini Rohan Ateş, kalenin turizme kazandırılmasının bölge için önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor. Rabat Kalesi’nin, Dara Antik Kenti’nden sonra Mardin çevresindeki en iyi korunmuş arkeolojik alanlardan biri olarak dikkat çektiği değerlendiriliyor.