Migros depolarında çalışan işçilerin, patronun yüzde 28’lik zam teklifine karşı başlattığı iş bırakma eylemleri sürüyor. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası öncülüğünde yürütülen direnişte işçiler, Migros yönetiminden taleplerin kabul edildiğine dair resmi bir açıklama gelmediği sürece eylemleri sonlandırmayacaklarını vurguluyor. Sendikanın son açıklamasında, “Anlaşma yok, direniş var. Migros yönetimi tarafından taleplerimizin kabul edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmadığı sürece direnişimiz devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.

12 depoda iş bırakma, sevkiyat yavaşladı

DGD-SEN öncülüğünde 23 Ocak 2026 Cuma günü sabah vardiyasıyla başlayan iş bırakma eylemleri kısa sürede birçok kente yayıldı. Sendikanın verdiği bilgilere göre iki gün içinde 12 Migros deposunda iş bırakılırken, yaklaşık 20 depoda iş yavaşlatma eylemleri hayata geçirildi. İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Kocaeli ve Diyarbakır başta olmak üzere pek çok kentte üretim ve sevkiyat ciddi biçimde aksadı.

Migros depo direnişinin hatırlatması gereken ya da DGD-SEN'in kavgası -  e-komite

Sendika, işçilere taşeron firmalar ya da kimliği belirsiz kişiler tarafından gönderilen mesajlara da dikkat çekerek, bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Yapılan açıklamada, kadroya alınma ya da taleplerin kabul edildiğine dair söylentilerin işçilerin birlik ve kararlılığını zayıflatmaya dönük olduğu vurgulandı. “Kadroya alınacağınıza dair kararı taşeron değil Migros açıklar” denilerek, resmi bir duyuru yapılana kadar direnişin büyüyerek süreceği ifade edildi.

Hrant Dink, katledildiği yerde anılacak
Hrant Dink, katledildiği yerde anılacak
İçeriği Görüntüle

Yüzde 28 zam teklifi ‘sefalet zammı’ olarak görülüyor

İşçiler, Migros’un asgari ücrete yapılan yüzde 27’lik artışın üzerine yalnızca yüzde 1 ekleyerek sunduğu yüzde 28’lik zam teklifini kabul edilemez buluyor. Depo işçileri, mevcut ücretlerle ay sonunu getirmenin mümkün olmadığını, artan hayat pahalılığı ve vergi yükü karşısında bu teklifin açık bir dayatma olduğunu dile getiriyor. İşçiler, bu nedenle mücadelenin yalnızca bir ücret artışı meselesi olmadığını, güvenceli çalışma ve insanca yaşam talebini içerdiğini vurguluyor.

DGD-SEN, yürütülen istişareler sonucunda taleplerini netleştirerek kamuoyuna bir kez daha duyurdu. Sendika açıklamasında, taşeron sisteminin sona ermesi, depo işçilerinin Migros kadrosuna alınması, mağaza çalışanlarıyla eşit haklara sahip olunması, banka promosyonlarının eksiksiz ödenmesi, net yüzde 50 ücret artışı ve vergi yükünün işçilerin üzerinden alınması gerektiği belirtildi. Sendika, Migros yönetimi bu talepleri resmi olarak kabul ettiğini açıklayana kadar iş bırakma eylemlerinin artarak süreceğini duyurdu.

Direniş ücret pazarlığının ötesine geçti

Depolardan yansıyan ortak görüş, mücadelenin yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı olmadığı yönünde. İşçiler, taşeron sisteminin kendilerini düşük ücretlere ve sürekli belirsizliğe mahkum ettiğini, bu nedenle kadro talebinin direnişin merkezinde yer aldığını ifade ediyor. Yüzlerce işçinin eş zamanlı olarak iş bırakması ise Migros’un depoları birbirinden kopuk yapısına karşı fiili bir yanıt olarak değerlendiriliyor.

DGD-SEN: Migros'ta mutabakat sağlandı - Evrensel

İşçiler, “Tek tek depoların değil, bütün Migros zincirinin ayağa kalkması gerekir” diyerek direnişi yaygınlaştırma çağrısı yapıyor. Bu yönüyle Migros depolarındaki eylemler, şirketin emek rejimine karşı kolektif bir itiraz niteliği taşıyor. DGD-SEN, Migros yönetimine söylentilere son verme ve taleplerin kabul edildiğini resmi olarak açıklama çağrısı yaparken, “Kazanmaya yakınız ve mutlaka kazanacağız” vurgusunu yineliyor.

Migros depolarındaki direniş, taşeronlaştırmaya, düşük ücretlere, ağır vergi yüküne ve güvencesiz çalışmaya karşı büyüyen bir işçi mücadelesi olarak sürüyor. İşçiler, bu direnişi yalnızca kendi gelecekleri için değil, aynı koşullarda çalışan tüm depo işçileri adına verdiklerini belirterek kararlılıklarını koruyor.