Mezopotamya

Qazi Muhammed’in idamı: 79 yıl sonra Mahabad’ın izi

Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti’nin kurucusu Qazi Muhammed, 31 Mart 1947’de idam edildi. 11 ay süren bir devletin hikâyesi bugün hâlâ tartışılıyor.

Abone Ol

Qazi Muhammed, 31 Mart 1947 sabahı, kurduğu devletin ilan edildiği meydanda idam edildi. Yer, Mahabad’ın merkezindeki Çarçıra Meydanı’ydı. Aynı yerde, bir yıl önce Kürdistan Bayrağı göndere çekilmiş ve bir cumhuriyet ilan edilmişti.

İdam edilen yalnızca bir lider değildi. Onunla birlikte kardeşi Sedr Qazi ve kuzeni Seyf Qazi de darağacına çıkarıldı. Karar, iki gün süren göstermelik bir yargılamanın ardından verilmişti. Bu, kısa ömürlü bir siyasi deneyimin sert ve hızlı sonuydu.

Bugün, o idamın üzerinden 79 yıl geçti. Ancak Mahabad’da kurulan yapı, süresinden çok etkisiyle tartışılmaya devam ediyor.

11 ay süren bir devlet: Kuruluş ve iddia

22 Ocak 1946’da, yine aynı meydanda, Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti ilan edildi. Törene bölgenin önde gelen isimleri ve halk katıldı. Bu ilan, yalnızca bir siyasi adım değil; aynı zamanda kültürel ve dilsel bir programın başlangıcıydı.

Parlamento 11 Şubat 1946’da ilk toplantısını yaptı. 30 üyeli bu yapının başına cumhurbaşkanı olarak Qazi Muhammed seçildi. Askeri yapı ise Mustafa Barzani’ye emanet edildi.

Kurulan hükümet, 13 bakandan oluşuyordu. Başkent Mahabad olmak üzere Senendec, Uşnu ve Miyandoab gibi şehirleri kapsayan bir idari yapı hedeflenmişti. Ancak bu yapı uluslararası düzeyde tanınmadı.

Dil, kültür ve yayın: Kısa sürede kurulan altyapı

Cumhuriyetin en dikkat çekici yönlerinden biri, kısa sürede yürürlüğe konan kültürel politikalar oldu. Kürtçe resmi dil ilan edildi. Eğitim sistemi bu doğrultuda yeniden düzenlendi ve okullarda Kürtçe eğitim verilmeye başlandı.

Bu dönemde “Kürdistan” gazetesi yayımlandı. Ayrıca Hawar, Hilale, Agir, Gelawêj ve Nıştiman gibi dergiler basıldı. Radyo yayınları başlatıldı. Bu girişimler, devletin yalnızca siyasi değil, kültürel bir proje olarak da tasarlandığını gösteriyordu.

Qazi Muhammed’in parlamentoda ettiği yemin, bu çerçeveyi açıkça ortaya koyuyordu: özgürlük, dil ve bayrak etrafında şekillenen bir siyasi irade.

Dış dengeler ve çöküş: Kısa süren bir denge

Mahabad’daki yapı, kuruluşundan itibaren bölgesel ve uluslararası dengelere bağlıydı. Sovyetler Birliği’nin İran’dan çekilmesi bu dengeleri hızla değiştirdi. Bu çekilmenin ardından İran yönetimi, İngiltere’nin de desteğiyle bölgeye askeri operasyon başlattı.

17 Aralık 1946’da İran ordusu Mahabad’a girdi. Cumhuriyet fiilen sona erdi. Qazi Muhammed, olası sivil kayıpları önlemek için askeri direniş yerine anlaşma yolunu tercih etti. Ancak bu tercih, idam kararını engellemedi.

İdamdan önce yazdığı vasiyetinde birlik, eğitim ve dayanışma vurgusu yaptı. Özellikle eğitimi “en etkili araç” olarak tanımlaması dikkat çekiciydi.

Bir figür olarak Qazi Muhammed

Qazi Muhammed yalnızca siyasi bir lider değildi. Aynı zamanda dini eğitim almış bir kadıydı. Babası Kadı Ali’nin ardından bu görevi devralmış, Mahabad’da vakıflar yönetiminde de bulunmuştu.

Onu farklı kılan, yerel bir dini-entelektüel figürden, kısa sürede ulusal ölçekte bir siyasi lidere dönüşebilmesiydi. Bu dönüşüm, II. Dünya Savaşı sonrası oluşan jeopolitik boşlukla doğrudan bağlantılıydı.

Mahabad deneyimi, bir yandan dış güçlerin etkisini, diğer yandan iç siyasi örgütlenmenin sınırlılıklarını aynı anda ortaya koydu. Aşiret yapıları arasındaki rekabet ve merkezi bir yönetim eksikliği, bu kısa ömrün nedenleri arasında sayıldı.

Bugüne kalan tartışma

Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti, yalnızca 11 ay sürdü. Ancak bu süre içinde kurulan kurumlar, başlatılan yayınlar ve uygulanan dil politikaları, sonraki dönemler için referans noktası oldu.

Bugün Qazi Muhammed’in adı, bu kısa deneyimin simgesi olarak anılıyor. İdam edildiği meydan ise hem bir başlangıcın hem de bir sonun mekânı olarak hafızada yerini koruyor.