Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “ticari dolaşıma ve gösterime uygun değildir” kararıyla fiilen yasaklanan Kürtçe film Rojbash hakkında açılan davada Ankara 3. İdare Mahkemesi, yasaklama işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) hukuki desteğiyle yürütülen dava sonucunda verilen karar, sinema alanında ifade özgürlüğü bakımından emsal niteliği taşıyor.
Mahkeme, kararında idarenin filmin içeriğine ilişkin bazı değerlendirmelerine atıf yapmasına rağmen, yasaklama gibi ağır bir müdahale yerine sınıflandırma gibi daha hafif ve ölçülü tedbirlerin mümkün olduğuna dikkat çekti. Gerekçede, filmin tamamen yasaklanmasının demokratik toplum düzeninde ifade özgürlüğüyle bağdaşmadığı açıkça ifade edildi.
MLSA: “Uzun bir mücadelenin sonucu”
Kararın ardından değerlendirmede bulunan MLSA Eş Direktörü Veysel Ok, sürecin uzun ve zorlu bir hukuki mücadele sonunda sonuçlandığını belirtti. Ok, mahkemenin gerekçesinin özellikle ifade özgürlüğü vurgusu bakımından önemli olduğunu kaydederek, filmin terör propagandası içerdiği yönündeki iddiaya atıf yapılmış olsa da bunun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin ortaya konduğunu söyledi. Yasaklama yerine sınıflandırma gibi daha ölçülü yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğinin altının çizildiğini belirten Ok, kararın hem sinemanın özgürleşmesine katkı sunduğunu hem de benzer davalar için güçlü bir içtihat oluşturacağını ifade etti.
Filmin yönetmeni ve yapımcısı Özkan Küçük de kararın yalnızca Rojbash için değil, Türkiye’de üretilecek tüm filmler için önemli bir dayanak oluşturduğunu dile getirdi. Bir yılı aşkın süredir devam eden hukuki sürecin ardından yasağın kaldırılmasının, yasakçı anlayışa karşı kazanılmış bir başarı olduğunu belirten Küçük, zor dönemde yanlarında olan MLSA’ya ve avukatları Veysel Ok, Emine Özhasar ile Batıkan Erkoç’a teşekkür etti. Film üzerindeki “lekelenmenin” ortadan kalktığını söyleyen Küçük, en kısa sürede yeni bir vizyon tarihi belirleyeceklerini açıkladı. Maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin hukuki sürecin ise sürdüğünü kaydetti.
Bilirkişi raporu ve Bakanlığın savunması
Dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da filmin yasaklanmasının hukuken yerinde olmadığı yönünde değerlendirme yapıldı. Raporda, Rojbash’ın şiddet ya da nefret çağrısı içermediği, çocuklar ve gençler açısından kalıcı bir zarar riski taşımadığı ve sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında ele alınması gerektiği vurgulandı. Bilirkişiler, sanat alanında yasaklayıcı yaklaşımların düşünsel çeşitliliği ve eleştirel kamusal kültürü sınırlayabileceğine dikkat çekti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ise savunmasında filmin kamu düzenine aykırı olduğu, terör örgütü propagandası içerdiği ve anayasal ilkelere aykırılık taşıdığı iddialarını ileri sürmüştü. Ancak mahkeme, bu gerekçelerin yasaklama gibi ağır bir müdahaleyi haklı kılmadığı sonucuna vardı. Kararda, demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü ile toplumsal hassasiyetler arasında dengeli bir yaklaşımın esas alınması gerektiği vurgulandı.
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Özkan Küçük’ün üstlendiği Rojbash, 2024 yılında Sinema Filmlerini Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu tarafından “ticari dolaşıma uygun değildir” kararı verilerek yasaklanmıştı. Film, 25 yıl sonra yeniden bir araya gelen Kürt tiyatrocuların hikâyesini konu alıyor. Türkiye’de festivallere kabul edilmeyen yapım, bugüne kadar yedi farklı ülkede gösterime girdi. Kararla birlikte, Kürtçe film yasağı ve ifade özgürlüğü tartışmaları yeniden gündeme taşındı.





