Küresel sıcaklık artışının 2 santigrat dereceye ulaşması halinde, aşırı sıcağa maruz kalan insan sayısının 2050 yılına kadar iki katından fazla artacağı ortaya kondu. Nature Sustainability dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu senaryoda dünya nüfusunun yüzde 41’i aşırı sıcak koşulları yaşayacak ve “dünyanın hiçbir bölgesi” bu etkiden muaf olmayacak.

Araştırmada, sıcaklık uç değerleri, yıllık ortalama 18°C’lik ılıman bir referansın üzerinde ya da altında geçen gün sayısına göre tanımlandı. Bilgisayar modelleriyle yapılan hesaplamalar, insan kaynaklı küresel ısınmanın 1,5°C’den 2°C’ye ilerlemesiyle birlikte etkilerin hızla derinleşeceğini gösterdi.

En büyük artış tropiklerde, etki küresel

Verilere göre, 2010’da dünya nüfusunun yüzde 23’üne denk gelen 1,54 milyar kişi aşırı sıcaklara maruz kalıyordu. 2°C eşiğinin aşılması halinde bu sayı 2050’de 3,79 milyara yükselecek. En fazla etkilenecek ülkeler arasında Hindistan, Nijerya, Endonezya, Bangladeş, Pakistan ve Filipinler yer alıyor. Ancak Orta Afrika Cumhuriyeti, Nijerya, Güney Sudan, Laos ve Brezilya gibi ülkelerde tehlikeli sıcaklıklardaki artışın oransal olarak daha keskin olacağı belirtiliyor.

Araştırmanın yazarları, tropik ve güney yarımkürenin daha ağır etkileneceğini; buna karşın kuzey ülkelerinin de soğuk iklime göre tasarlanmış yapı ve altyapılar nedeniyle uyum sağlamakta zorlanacağını vurguluyor.

Şam güçleriyle SDG arasında hareketlilik: Kamışlı'ya girdiler
Şam güçleriyle SDG arasında hareketlilik: Kamışlı'ya girdiler
İçeriği Görüntüle

Enerji dengesi değişiyor

Çalışma, ısınmayla birlikte kuzey yarımkürede ısınma (ısıtma) ihtiyacının azalacağını, buna karşılık güney yarımkürede soğutma (klima) talebinin hızla artacağını ortaya koyuyor. Ayrı araştırmalar, yüzyılın sonuna doğru küresel ölçekte klima kaynaklı enerji talebinin ısınmayı geçeceğini doğruluyor.

En kritik eşik 1,5°C

Araştırmacılar için sürpriz olan bulgu, en büyük değişimin ısınma eğrisinin erken safhasında, yani 1,5°C civarında yaşanması oldu. Bu durum, sağlık, ekonomi ve enerji sistemlerinde erken uyum ve azaltım önlemlerinin aciliyetini artırıyor.

Oxford Üniversitesi’ndeki Smith School of Enterprise and the Environment’dan çalışmanın yazarlarından Radhika Khosla, “1,5°C’nin aşılması; eğitimden sağlığa, göçten tarıma kadar her alanı benzeri görülmemiş şekilde etkileyecek. Net sıfır hedefi, daha sıcak günler eğilimini tersine çevirmenin bilinen tek yolu” dedi.

Khosla, görece zengin kuzey ülkelerinin de hazırlıksız olduğunu belirterek, Birleşik Krallık örneğinde eski ve soğuğa göre tasarlanmış altyapının sağlık, enerji ve ekonomi üzerinde baskı oluşturduğunu hatırlattı. 2023’te olağan dışı bir sıcak hava dalgası sırasında artan klima talebi nedeniyle ulusal şebekenin kömür santrallerini devreye almak zorunda kaldığını anımsattı.

Araştırma, hükümetlerin fosil yakıtlardan hızlı çıkış, enerji verimliliği, uyum yatırımları ve erken önlem başlıklarında gecikmeden adım atması gerektiğine işaret ediyor.

Kaynak: The Guardian