Muş’un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırlarında planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi için valilikten onay çıktı. Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından hayata geçirilmek istenen proje kapsamında, Mayıs ayında ilk sondajın vurulması planlanıyor.
Ancak proje, yalnızca teknik bir yatırım olarak değil, bölgenin ekolojik, ekonomik ve kültürel yapısını doğrudan etkileyecek bir girişim olarak tartışılıyor. Yaklaşık 16 Kürt-Alevi köyünü kapsayan etki alanı nedeniyle tepkiler giderek büyüyor.
Doğa, inanç ve geçim kaynakları tehdit altında
Bölgede yaşayan yurttaşlar, JES projesinin hayvancılık ve tarımı ciddi biçimde olumsuz etkileyeceğini belirtiyor. Proje sahasına yalnızca 368 metre mesafede bulunan çiftliklerin risk altında olduğu ifade edilirken, köylüler meraların kullanılamaz hale geleceğini vurguluyor.
Ayrıca proje alanı içinde yer alan Gireboa, Koribava, Nîşaneroj, Kalesipî, Şehidê Merge, Tekaye Kekebava, Ninga Dûndûle ve Şehîdê Hopike gibi inanç merkezlerinin de zarar göreceği belirtiliyor. Bölge halkı, bu durumun yalnızca çevresel değil aynı zamanda kültürel bir yıkım anlamına geldiğini dile getiriyor.
Hayvancılıkla geçimini sağlayan Onur Güneş, projenin gerçekleşmesi halinde meraların yok olacağını, çevre kirliliği ve gürültüyle birlikte yaşam koşullarının ağırlaşacağını ifade ediyor. Güneş, uzun vadede bitki örtüsünün zarar göreceğini ve göçün kaçınılmaz hale geleceğini söylüyor.
Deprem riski ve göç kaygısı öne çıkıyor
Projenin bir diğer tartışmalı boyutu ise deprem riski. Bölgenin, Doğu Anadolu Fay Hattı ile Kuzey Anadolu Fay Hattı arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, yer altına yapılacak müdahalelerin fay hatlarını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Onur ve Furkan Güneş kardeşler, JES faaliyetlerinin yer altındaki su ve mineral dengesini bozarak deprem riskini artırabileceğini savunuyor. Aynı zamanda projenin bölgeyi yaşanamaz hale getirerek göçü hızlandıracağı görüşü öne çıkıyor.
Furkan Güneş, projeyi “ekolojik, kültürel ve ekonomik kırım” olarak tanımlarken, inanç mekanlarının yok olmasının toplumsal hafızaya zarar vereceğini ifade ediyor. Bölge halkı ise çözümün enerji projeleri değil, tarım ve hayvancılığın desteklenmesi olduğunu savunuyor.
“Bu projeye karşı duracağız” çağrısı
Bölgede yaşayan yurttaşlar, JES projesinin kendilerine hiçbir fayda sağlamayacağını, aksine yaşam alanlarını yok edeceğini belirtiyor. Hayvancılıkla uğraşan aileler, projeyle birlikte işletmelerini kapatmak zorunda kalabileceklerini ifade ediyor.
Güneş kardeşler, Mayıs ayında planlanan ilk sondaja kadar demokratik haklarını kullanarak mücadele edeceklerini duyurdu. Bölge gençlerinin de örgütlenmeye başladığı belirtilirken, traktör ve ekipmanlarla sahada olacaklarını ifade eden yurttaşlar, tüm kesimlere destek çağrısı yaptı.
Gimgim’deki JES projesi, yalnızca bir enerji yatırımı değil; doğa, yaşam ve kültürel miras ekseninde büyüyen çok boyutlu bir tartışmanın merkezinde yer alıyor.




