Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Büyükelçi John Bolton, Medya Haber TV muhabiri Erem Kansoy’un sorularını yanıtladı. Suriye’deki son gelişmeleri değerlendiren Bolton, özellikle El-Şara’nın pozisyonuna ve Türkiye’nin rolüne dikkat çekti.

Bolton, El-Şara’nın geçmişte El Nusra Cephesi olarak bilinen yapıyla bağlantılarına işaret ederek, terör geçmişinden tamamen koptuğunu kanıtlamadığını savundu. El-Şara’nın Şam’daki konumunun Türkiye’nin siyasi ve lojistik desteği olmadan sürdürülemeyeceğini ifade eden Bolton, “Türk desteği ve yardımı olmadan orada olmazdı” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ve El-Şara’nın zamanın kendi lehlerine işlediğini düşündüklerini belirten Bolton, bu sürecin ABD’nin çıkarları açısından riskler barındırdığını söyledi.

Kürtler ve IŞİD’le mücadele

ABD–Kürt ilişkilerine dair soruları da yanıtlayan Bolton, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) IŞİD’in “bölgesel hilafet” yapılanmasının ortadan kaldırılmasında kritik rol oynadığını vurguladı. SDG’nin binlerce IŞİD tutsağını kontrol altında tutarak bölgesel istikrara katkı sunduğunu belirten Bolton, bu rolün göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

SDG lideri, Suriye hükümetiyle 10 Mart'ta varılan mutabakata bağlılığını  teyit etti

Irak’a yapılan IŞİD nakillerine değinen Bolton, bu sürecin SDG’nin sahadaki rolünün zayıflatılması anlamına gelebileceğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte ABD güçlerinin Suriye’den tamamen çekilmesi için girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Bolton, Kürtlerin ABD tarafından yalnız bırakılabileceği yönündeki kaygıların anlaşılır olduğunu dile getirdi. Beyaz Saray çevresinde SDG’nin rolünü yeterince anlatan kadroların bulunmamasının risk oluşturduğunu savundu.

Bolton ayrıca, ABD’nin Suriye’den tamamen çekilmesinin hem IŞİD’in yeniden güç kazanması hem de Türk yayılmacılığı açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bu nedenle ABD–SDG iş birliğinin sürmesinin bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu kaydetti.

Tom Barrack ve İran değerlendirmesi

Bolton, ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack hakkında da dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Barrack’ın Trump tarafından geniş yetkilerle görevlendirildiğini hatırlatan Bolton, Barrack’ın zaman zaman Amerikan çıkarlarından ziyade Türk çıkarlarına yakın bir pozisyon aldığı yönünde endişe taşıdığını ifade etti. Bu durumun özellikle Suriye sahasında ABD’nin müttefikleri açısından riskli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

İran meselesine de değinen Bolton, Batılı ülkelerin El-Şara yönetimine erken meşruiyet tanıdığını savunurken, bölgesel gerilimin odak noktasının giderek İran’a kaydığını belirtti. Umman’daki görüşmelerden ilerleme beklemediğini ifade eden Bolton, Trump’ın İran’a karşı askeri güç kullanma ihtimalini masada tuttuğunu söyledi. Ancak böyle bir adımın mutlaka uzun vadeli stratejik bir plana dayanmayabileceğini, bunun daha çok taktiksel bir hamle olabileceğini dile getirdi.

ABD Büyükelçisi Barrack, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın "radikal grupların  hedefi" olabileceğini öne sürdü

İran’daki mevcut rejimin Ortadoğu’daki istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri olduğunu savunan Bolton, rejim değişikliği olmadan kalıcı istikrarın zor olduğunu belirtti. Bununla birlikte, askeri bir müdahalenin rejimin hemen çökmesi anlamına gelmeyeceğini de sözlerine ekledi.

Kobanê Kuşatması Sürüyor: "Sınır kapıları açılsın"
Kobanê Kuşatması Sürüyor: "Sınır kapıları açılsın"
İçeriği Görüntüle

Bolton, Kürtlerin önümüzdeki sürecin risklerinin farkında olması gerektiğini, ABD Kongresi’nde Kürtlere destek veren geniş bir çevre bulunduğunu ve diplomatik temasların artırılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Bölgedeki gelişmelerin hızlı ilerleyebileceğini belirten Bolton, bu nedenle siyasi ve diplomatik hazırlığın hayati olduğunu ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi