Mehmet Uçum, “umut hakkı” tartışmalarına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Abdullah Öcalan’a yönelik bir tahliye imkânı olmadığını belirtti. Uçum, şartla salıverilmeden yararlanabilmek için kanunda öngörülen asgari ceza süresinin çekilmesi ve hükümlünün iyi hâlli olması olmak üzere iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.
Anadolu Ajansı’na yazı kaleme alan Uçum, umut hakkının bağımsız bir hak ya da af olmadığını, şartla salıverilmenin başka bir ifadesi olduğunu kaydetti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına dayandırılan değerlendirmelerin de şartla salıverilme kapsamında ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Asgari süre ve iyi hâl şartı”
Uçum, kapsam dışında bulunan hükümlülerin kapsama alınması halinde dahi mevcut yasal düzenlemelere göre; müebbet hapis cezasında 30 yıl, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 36 yıl, birden fazla müebbet halinde 40 yıl, müebbete ek süreli ceza halinde en fazla 40 yıl ceza çekilmesi gerektiğini belirtti. Bu süreler tamamlanmadan şartla salıverilme imkânının devreye girmeyeceğini ifade etti.
Şartla salıverilmenin otomatik tahliye anlamına gelmediğini kaydeden Uçum, idare ve gözlem kurullarının raporu ile infaz hâkimliğinin kararının gerektiğini, yükümlülüklere uyulmaması veya yeni suç işlenmesi halinde tahliyenin geri alınabileceğini aktardı.
TBMM’nin takdirinde
Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapsamı genişletmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen örgütlü suçlardan alanlar ile terör suçlularının da kapsama girebileceğini belirtti. Böyle bir düzenleme yapılması halinde Öcalan’ın da kapsama dahil olabileceğini, bunun tamamen Meclis’in takdirinde olduğunu ifade etti.
Öte yandan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın 16 Şubat 2026’da yaptığı açıklamada, Meclis komisyonu raporunda “umut hakkı” ifadesi yer almasa da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde içerik olarak düzenleme bulunabileceğini söylediği aktarıldı.
Mevcut İnfaz Kanunu’na göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan bazı terör suçlularının kapsam dışında olduğu, olası bir değişikliğin yasama organının düzenlemesine bağlı olduğu kaydedildi.




