Dünya

Danimarka seçiminde Kürt seçmenin rolü kritik

Danimarka’daki erken seçimde yeni kuşak Kürt seçmenlerin etkisi tartışılıyor. Temsil ve oy dağılımı seçim sonuçlarını belirleyebilir.

Abone Ol

Danimarka, 24 Mart’ta yapılacak erken parlamento seçimleriyle önemli bir siyasi dönemece giriyor. Toplam 179 milletvekilinin belirleneceği seçimlerde 175 sandalye Danimarka’dan, 2’si Grönland’dan ve 2’si Faroe Adaları’ndan seçilecek.

Seçimler yalnızca ekonomik politikaları değil; göç, uluslararası ilişkiler ve toplumsal uyum gibi başlıkların geleceğini de belirleyecek. Ancak sürecin dikkat çeken bir diğer boyutu, Kürtlerin Danimarka’daki yaklaşık 60 yıllık varlığının ulusal siyasette nasıl karşılık bulacağı.

Yeni kuşak seçmen belirleyici olacak

1960’ların sonlarında işçi göçüyle Danimarka’ya gelen Kürtler, bugün örgütlü ve siyasal olarak bilinçli bir diaspora haline geldi. Yerel seçimlerde elde edilen başarılar, Kürt adayların artık sistem içinde etkili bir aktör olduğunu ortaya koydu.

Ancak genel seçimlerde yalnızca Danimarka vatandaşlığına sahip bireylerin oy kullanabilmesi, özellikle son 20 yılda ülkeye gelen Kürtlerin önemli bir bölümünü seçim dışında bırakıyor. Bu nedenle seçimde belirleyici olan kesimin, Danimarka’da doğup büyüyen yeni kuşak Kürt seçmenler olması bekleniyor.

Temsil mücadelesinde kritik adaylar

Bu seçimde öne çıkan isimlerden biri, İbrahim Benli. Enhedslisten (Birlik Listesi) adayı olan Benli, yerel düzeydeki bilinirliği ve seçmenle kurduğu ilişkiyle dikkat çekiyor. Adaylığı, Kürtlerin ulusal siyasetteki temsili açısından önemli bir sınav olarak değerlendiriliyor.

Danimarka seçim sisteminde kişisel (tercihli) oyların belirleyici olması, liste sırasının tek başına yeterli olmaması anlamına geliyor. Bu durum, adayların doğrudan seçmen desteğine bağlı olarak seçilmesini sağlıyor. Aynı bölgede birden fazla Kürt adayın yarışması ise oyların bölünmesi riskini beraberinde getiriyor.

Farklı partilerden geniş temsil

Seçimlerde farklı siyasi partilerden çok sayıda Kürt adayın yarışması, toplumun siyasal çeşitliliğini ortaya koyuyor. Öne çıkan isimler arasında Hediye Temiz ve Esat Şentürk (Radikale Venstre), Fatih Baran (Enhedslisten), Taner Genç ve Halime Oğuz (Sosyalist Halk Partisi), Zeynep Bardakcı (Venstre) ile Ayhan Kılıç (Moderaterne) yer alıyor.

Farklı partilerden aday olan bu isimler, Kürtlerin Danimarka siyasetinde tek bir çizgide değil, geniş bir yelpazede temsil edildiğini gösteriyor. Seçim sonuçlarında ise özellikle yeni kuşak seçmenlerin tercihleri ve oyların nasıl dağıldığı belirleyici olacak.