İran, Buşehr Nükleer Santrali’ne bir füzenin isabet ettiğini duyurdu. İran Atom Enerjisi Kurumu Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, santral sahasına füze düştüğü doğrulanırken tesisin kritik bölümlerinde herhangi bir hasar oluşmadığı bildirildi.
Yetkililer, saldırıya rağmen santralin hiçbir bölümünün zarar görmediğini, can ya da mal kaybı yaşanmadığını ve faaliyetlerin kesintisiz sürdüğünü açıkladı. Açıklamada, nükleer tesisin güvenliğinin tamamen korunduğu vurgulandı.
“Uluslararası hukuka aykırı” ve bölgesel risk uyarısı
İranlı yetkililer, nükleer tesislere yönelik saldırıların uluslararası hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek bu tür eylemlerin nükleer altyapının korunmasına ilişkin küresel düzenlemeleri ihlal ettiğini ifade etti. Açıklamada, Buşehr gibi bir tesise yönelik saldırının yalnızca İran’ı değil, Basra Körfezi kıyısındaki tüm ülkeleri etkileyebilecek ciddi riskler taşıdığına dikkat çekildi.

Yetkililer, “Bu tür eylemler bölge için onarılamaz sonuçlar doğurabilir” uyarısında bulunurken, uzmanlar da nükleer tesislerin hedef alınmasının savaşta yeni ve tehlikeli bir eşik anlamına gelebileceğini belirtiyor. Olası bir sızıntının yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
Tırmanan gerilim ve Buşehr’in stratejik önemi
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte bölgede tansiyon hızla yükseldi. İran, bu saldırılara Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef alarak karşılık verdi. Karşılıklı saldırılar sürerken, nükleer tesislerin hedef alınması endişeleri daha da artırdı.
Buşehr Nükleer Santrali, İran’ın Basra Körfezi kıyısında yer alan ilk aktif nükleer enerji üretim tesisi olarak kritik bir öneme sahip. 1970’li yıllarda Siemens tarafından başlanan proje, 1979’daki İran Devrimi ve ardından gelen savaş süreci nedeniyle yarım kalmış, daha sonra Rosatom desteğiyle tamamlanarak 2011’de faaliyete geçmişti. Basınçlı su reaktörü (VVER) teknolojisiyle çalışan santral yaklaşık 1000 megavat kapasiteye sahip.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetiminde olan tesis, İran’ın sivil nükleer programının önemli bir parçası olarak uzun yıllardır uluslararası kamuoyunun yakın takibinde bulunuyor. Uzmanlara göre, böyle bir tesisin hedef haline gelmesi yalnızca askeri değil, çevresel ve küresel güvenlik açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek bir risk barındırıyor.
İranlı yetkililer, ABD-İsrail saldırılarında aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini, toplam ölü sayısının 1348’e, yaralı sayısının ise 17 bini aştığını açıkladı.





