Danimarka’da bu hafta gerçekleştirilen parlamento seçimleri, hem ülke siyaseti hem de Kürt diasporasının temsiliyeti açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. Folketing seçimlerinde Sosyal Demokratların son 120 yılın en kötü sonuçlarından birini aldığı görülürken, sağ partilerin güç kazandığı yeni tabloda Kürt temsilinde de önemli bir değişim yaşandı. Farklı partilerden toplam 10 Kürt adayın yarıştığı seçimlerde, sandıktan yalnızca bir isim çıkabildi.
Parlamentoda tek Kürt temsilci
Seçim sonuçlarına göre Kızıl-Yeşil İttifak (Enhedslisten) listesinden aday olan İbrahim Benli, parlamentoya giren tek Kürt milletvekili oldu. Önceki dönemlerde birden fazla Kürt temsilcinin yer aldığı Danimarka parlamentosunda bu kez temsiliyetin tek bir isimle sınırlı kalması dikkat çekti. Daha önce parlamentoda görev alan isimlerden Yıldız Akdoğan ise bu seçimde yeniden seçilemedi.
Seçimlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Benli, tek Kürt milletvekili olarak parlamentoya girmenin büyük bir sorumluluk anlamına geldiğini vurguladı. Rûdaw Diaspora programına konuşan Benli, hem Danimarka toplumunu hem de Kürt halkını temsil etme iddiasını sürdüreceğini ifade etti.
Diasporadan parlamentoya uzanan yol
Yaklaşık 25 yıldır Danimarka’da yaşayan İbrahim Benli’nin kökeni İç Anadolu’ya, Ankara’nın Haymana bölgesine uzanıyor. Diaspora koşullarında Kürt kimliğini ve dilini korumaya devam ettiğini belirten Benli, özellikle Kurmancî lehçesini aile içinde yaşattığını dile getirdi.
Siyasi kariyerine yerel yönetimlerde başlayan ve belediye meclis üyeliği görevinde bulunan Benli, ulusal parlamentoya uzanan bu süreci Kürt diasporasının görünürlüğü açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriyor. Parlamentoda yalnızca ulusal meselelerle değil, aynı zamanda Ortadoğu’daki gelişmelerle de ilgileneceğini belirtiyor.
“Kürtlerin sesi olmaya devam edeceğiz”
Rudâw'a yaptığı açıklamada üyesi olduğu Enhedslisten’in Kürt meselesine yaklaşımına da dikkat çeken Benli, partisinin uzun yıllardır Kürt halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade etti. Avrupa Parlamentosu’nda görev yapan Nikolaj Villumsen gibi isimlerin de bu çizginin bir parçası olduğunu hatırlatan Benli, özellikle Filistin ve Kürdistan konularında aktif bir politika izlediklerini söyledi.
Efrin’e yönelik saldırılar sırasında Danimarka Dışişleri Bakanı’nı parlamentoya çağırarak hesap sorduklarını hatırlatan Benli, Kürtlerin IŞİD’e karşı verdiği mücadelenin ve ödediği bedellerin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde Rojava ve Kürdistan Bölgesi’ndeki gelişmelerin Avrupa kamuoyunda doğru anlaşılması için çalışacağını belirten Benli, diplomatik bir köprü rolü üstleneceğini ifade etti.
Yeni dönemde parlamentodaki tek Kürt temsilci olarak görev yapacak olan İbrahim Benli, “Kürtlerin sesinin kısılmasına izin vermeyeceğiz” diyerek hem siyasi hem de toplumsal düzlemde aktif bir mücadele yürüteceğinin altını çizdi.