The Economist, kamuoyuna açılan savcılık dosyaları üzerinden Jeffrey Epstein’a ait 1,4 milyon e-postayı analiz etti. Çalışma, Epstein’ın yalnızca bir seks suçlusu değil; siyaset, finans ve akademi dünyasının üst düzey isimleriyle temas halinde olan geniş bir ağın merkezinde yer aldığını ortaya koydu.
ABD’de Kasım 2025’te kabul edilen ve savcılık dosyalarının açıklanmasını zorunlu kılan yasanın ardından, Epstein davasına ilişkin 3 milyondan fazla belge 30 Ocak 2026’da yayımlandı. Belgelerin dijitalleştirilmesiyle birlikte bazı üst düzey isimler görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
Yapay zekâ ile 1,4 milyon e-posta tarandı
The Economist’in yazılım ekipleri, “Reducto” adlı yapay zekâ aracıyla “Jmail” arşivini analiz etti. E-postalar, içeriklerine göre bir “alarm endeksi” üzerinden derecelendirildi. Büyük bölümünün rutin yazışmalardan oluştuğu belirtilirken, 1.474 e-posta zinciri “çok rahatsız edici” kategorisinde (Score 10) sınıflandırıldı.
Analizde, reşit olmayanlara atıfta bulunan ifadeler, çıplak fotoğraf talepleri ve “cinsel oyunlar” içeren sözleşme taslakları gibi içeriklerin tespit edildiği aktarıldı. Bazı yazışmalarda, üçüncü kişilerin Epstein’a yeni genç kişilerle tanışma vaadinde bulunduğu görüldü.
Küresel elitlerle yoğun temas
Verilere göre Epstein’ın en yoğun yazışma trafiği, eski Beyaz Saray Danışmanı Kathryn Ruemmler ile gerçekleşti. 2014–2019 arasında iki isim arasında 11.265 e-posta kaydedildi.
Arşivde öne çıkan diğer isimler ve yazışma sayıları şöyle sıralandı:
-
Lawrence Krauss: 7.593 e-posta
-
Ariane de Rothschild: 5.532 e-posta
-
Thomas Pritzker: 5.029 e-posta
-
Larry Summers: 4.294 e-posta
Listede Bill Gates ve Elon Musk gibi iş dünyasının önde gelen isimlerinin de yer aldığı belirtildi. Gates’in Epstein’dan gelen mesajlara nadiren yanıt verdiği, ancak birkaç yüz yüze görüşme gerçekleştirdiği kaydedildi.
Yeni ifşalar gelebilir
Uzmanlar, yayımlanan belgelerin henüz tamamen taranmadığını ve ABD Adalet Bakanlığı’nın uyguladığı sansürlerin kademeli olarak kaldırılmasıyla yeni isimlerin ve detayların ortaya çıkabileceğini değerlendiriyor.
Epstein dosyalarının dijital analizi, finans, siyaset ve akademi arasındaki görünmeyen ilişki ağlarını yeniden gündeme taşırken; kamuoyunda “küresel elitler ve hesap verebilirlik” tartışmasını da derinleştirdi.





