Kamışlo’da yeniden tırmanan çatışmalar, Kürt aileler için bir kez daha zorunlu göç anlamına geldi. Evsizlik, tekrar eden yerinden edilme ve sert kış koşulları, kentteki insani krizi derinleştiriyor. Rojava genelinde artan çatışmalardan kaçan onlarca aile, Kamışlo’da açık alanlara ve terk edilmiş binalara sığınmış durumda. Derme çatma barınaklar, soğuk hava karşısında tek korunma alanı haline gelirken, ateşler hayatta kalmanın sembolüne dönüşmüş durumda.
Gençler, yaşlılar ve çocuklar; ıslanan kıyafetlerini kurutmak ve donmak üzere olan bedenlerini ısıtmak için açık alanlarda ve boş binalarda yakılan ateşlerin etrafında toplanıyor. Birçok aile için bu ateşler, yalnızca soğuğa değil, belirsizliğe ve güvensizliğe karşı da tek savunma hattı.
Efrin’den yerinden edilen 62 yaşındaki Hüseyin Hamzi, dokuz kişilik ailesiyle birlikte beşinci kez göç ettiğini söylüyor. Pazar günü Kamışlo’da bir ateşin yanında çıplak ayakla duran Hamzi, Rûdaw’a yaptığı açıklamada hayatta kalmanın artık günlük bir mücadeleye dönüştüğünü anlattı. “Zor hayatta kalıyoruz. Soğuğa maruz kaldık. Açık bir alana sığındık. Çocuklarımızı ölümden kurtarmak için bu ateşe sığınıyoruz,” diyen Hamzi, yaşananların dünya tarafından görülmesi gerektiğini vurguladı. “Hepimizin durduğumuz yerde birlikte ölebileceği bir noktaya geldik. Her türlü zorluğu yaşıyoruz,” sözleriyle durumun ağırlığını dile getirdi.
Kırılgan ateşkes, devam eden çatışma riski
Son göç dalgası, ocak ayı ortasında başlayan ve can kayıplarına yol açan çatışmaların ardından, salı günü Suriye Arap Ordusu ile Kürtlerin liderliğindeki Demokratik Suriye Güçleri arasında ilan edilen kırılgan ateşkesle hız kazandı. İlk etapta dört gün olarak duyurulan ateşkes, cumartesi günü 15 gün daha uzatıldı.
ABD arabuluculuğunda sağlanan anlaşmanın temel hedeflerinden birinin, DSG kontrolündeki hapishanelerde tutulan IŞİD mensuplarının Irak’a transferini kolaylaştırmak olduğu belirtiliyor. Ancak ateşkese rağmen sahadaki gerilim tamamen sona ermiş değil. DSG, Şam güçleri ve onlara bağlı silahlı grupların aralıklı saldırıları nedeniyle Haseke vilayetinde beş cephe hattında teyakkuz halinde bulunuyor.
Bu durum, çatışmalardan kaçan siviller için geri dönüş ihtimalini belirsiz kılarken, Kamışlo’ya yönelen göç baskısını da artırıyor.
Elektriksiz binalar, artan can kayıpları
Yerinden edilen çok sayıda aile, Kamışlo’da karanlık ve terk edilmiş bir kamu binasına sığınmış durumda. En az 43 ailenin elektrik ve suyun olmadığı odalarda yaşamaya çalıştığı binada koşullar son derece ağır. Çamurlu ve kirli zeminlere sahip yapıda, 12 metrekarelik bir odada dört farklı aileden toplam 15 kişi birlikte kalıyor.
Sadece dört gün önce, 60 yaşındaki Muhammed Kasım bu binada soğuğa dayanamayarak hayatını kaybetti. Kasım’ın eşi Sultan Yusuf, eşinin son saatlerini şöyle anlattı: “Gece saat 3’e kadar kapı eşiğinde ateşin yanında duruyordu. Onu bulduğumda çoktan vefat etmişti. Su yok, elektrik yok, hiçbir şey yok. Bu soğuk yüzünden insanlar ölüyor.”
Rakka’dan yerinden edilen bir başka kişi ise yaşanan şiddeti sorgulayarak, inanç ve kimlik üzerinden kurulan çatışmalara tepki gösterdi. “Sen de Adem’in soyundan olduğunu söylüyorsun, ben de. Sen Müslümanım diyorsun, ben de. Neden Allah adına insan öldürmeye geliyorsun?” diyen kişi, çocukların soğukta titrediğini ve gidecek yerlerinin olmadığını vurguladı.
Kamışlo, cephe hatlarına yakın bölgelerden ve yeni çatışma alanlarından kaçan Kürtler için giderek başlıca sığınak haline geliyor. Gayri resmi rakamlara göre, yalnızca son 10 gün içinde kente yaklaşık 5 bin kişi ulaştı. Bu göç, Suriye Arap Ordusu ve müttefik silahlı grupların Halep’in doğusu, Deyrezor, Rakka ve ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Haseke vilayetinde yoğunlaştırdığı askeri operasyonlar sırasında gerçekleşti.
6 Ocak’tan bu yana yüzlerce kişinin kaybolduğu bildiriliyor; aileler hâlâ sevdiklerinden haber alabilmiş değil. Tüm bu insani tabloya rağmen, Şam yönetimi ile DSG arasında, Kürtlerin kontrolündeki bölgelerin ve güçlerin Suriye devlet yapısına entegrasyonuna ilişkin ABD arabuluculuğundaki görüşmeler sürüyor. Sahadaki belirsizlik ve sert kış koşulları ise Kamışlo’daki göçmen aileler için her geçen gün daha ağır bir sınav yaratıyor.