Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Şam yönetimi arasında 30 Ocak’ta imzalanan anlaşmaya karşın Kobanê üzerindeki kuşatma kaldırılmadı. HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Tabqa, Rakka, Eyn Îsa ve Girê Spî başta olmak üzere çevre bölgelere yönelik saldırıları, Kobanê’ye doğru yoğun bir göçe yol açtı. Yüzbinlerce kişinin sığındığı kentte temel ihtiyaçlara erişim ciddi biçimde kısıtlandı; sağlık hizmetleri aksarken salgın hastalıkların yayılma riski arttı. Kuşatma nedeniyle Kobanê’ye gönderilmek istenen insani yardımların da engellendiği bildiriliyor.
Bayhan: “Mürşitpınar Açılmadan Barıştan Söz Edilemez”
Kobanê’deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Suriye sınırında kapalı tutulan dört sınır kapısının bugün en çok ihtiyaç duyulan kapılar olduğunu söyledi. Bayhan, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın hâlâ açılmamasını sert sözlerle eleştirerek, bunun barış ve halkların birlikte yaşamına dair kurulan söylemlerin pratikte boşa düşmesi anlamına geldiğini ifade etti.

Son günlerde Gazze ve Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yükselen uluslararası tepkilerin önemine dikkat çeken Bayhan, özellikle 6 Şubat’ta birçok ülkede liman işçilerinin verdiği dayanışma mesajlarının belirleyici olduğunu vurguladı. Bayhan, “Bir an önce sınır kapılarını açın, barış için somut adımlar atın, nutuk atmayı bırakın” çağrısında bulundu.
“Mücadele Büyümeden Kuşatma Kalkmaz”
Bayhan, Rojava halklarının demokratik bir yaşam için ortaya koyduğu direnişin yanında olunması gerektiğini belirterek, Türkiye’deki işçi ve emekçilerin yaşadığı ekonomik yoksullaşma ile Kobanê’de süren kuşatmanın aynı siyasal tercihlerden beslendiğine dikkat çekti. Emekçilerin bu bağı görmesi gerektiğini söyleyen Bayhan, protestolar ve somut talepler etrafında mücadelenin büyütülmesiyle kuşatmanın kaldırılabileceğini ifade etti. ABD’nin Venezüella’ya müdahalesi ve Rojava’ya yönelik saldırılara da değinen Bayhan, emperyalist politikaların ancak halkların kendi ülkelerinde yürüteceği mücadeleyle durdurulabileceğini belirterek, “Bu saldırganlığı ne büyük güç dengeleri ne de diplomatik söylemler durdurur; halkların ortak mücadelesi durdurur” dedi.




