Dünya

New York First Lady’sinin paylaşımlarına soruşturma

New York First Lady’si Rama Duwaji’nin bir illüstrasyonu ve sosyal medya paylaşımları tartışma yarattı. Belediye yönetimi ve sivil toplum süreci inceliyor.

Abone Ol

New York’un First Lady’si Rama Duwaji, sanatsal çalışmaları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle kamuoyunda tartışma ve yeni bir inceleme süreciyle karşı karşıya kaldı. Tartışmalar, Duwaji’nin bir illüstrasyonunun Şubat ayında yayımlanmasıyla başladı ve kısa sürede Belediye Başkanı Zohran Mamdani yönetimine yönelen sorulara dönüştü.

Sanat eseri tartışmanın merkezinde

Duwaji’nin siyah-beyaz bir kadın figürünü tasvir eden çizimi, Slow Factory adlı dergide yayımlanan bir makaleye eşlik etti. Söz konusu metin, Susan Abulhawa tarafından derlenen bir yazı dizisinin parçasıydı ve Gazze’deki yerinden edilmiş kişilere odaklanıyordu.

Ancak Abulhawa’nın geçmişte kullandığı sert ifadeler ve özellikle İsrail’e yönelik söylemleri, eserin yayımlanmasının ardından tartışmayı büyüttü. Belediye kaynaklarına göre, Duwaji’nin bu projede yer alacağı ve metnin yazarıyla bağlantılı içerikler önceden bilinmiyordu.

Mamdani, 13 Mart’ta yaptığı açıklamada Abulhawa’nın kullandığı dili “kabul edilemez” olarak nitelendirirken, eşinin çalışmayı üçüncü bir taraf aracılığıyla aldığını ve söz konusu ifadelerden haberdar olmadığını belirtti.

Sosyal medya paylaşımları da gündemde

Tartışmalar yalnızca sanat eseriyle sınırlı kalmadı. Duwaji’nin geçmişte beğendiği ve paylaştığı Filistin yanlısı içerikler de yeniden gündeme geldi. Bu durum, özellikle Anti-Defamation League (ADL) gibi kuruluşların dikkatini çekti.

ADL’nin New York bölge direktörü Scott Richman, belediye başkanının açıklamasını olumlu bulduklarını ancak sürece ilişkin daha net bir tutum beklediklerini ifade etti. Kurumun, Duwaji’nin sanat eserleri ve dijital geçmişini inceleme kapsamına aldığı belirtildi.

Öte yandan Abulhawa, kendisine yöneltilen antisemitizm suçlamalarını reddederek Mamdani’nin açıklamalarından hayal kırıklığı duyduğunu dile getirdi.

Kamusal rol ve siyasi denge tartışması

Mamdani, eşinin resmi bir görev üstlenmediğini ve “özel bir kişi” olduğunu vurgulasa da, Duwaji’nin kamusal görünürlüğü ve politik meselelerdeki duruşu tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor. Özellikle New York’un İsrail dışındaki en büyük Yahudi nüfuslarından birine sahip olması, konunun hassasiyetini artırıyor.

Uzmanlara göre, bu durum modern siyasette kamusal figürlerin yakın çevresinin de sürekli göz önünde olduğu yeni bir dönemi yansıtıyor. Katherine Jellison, 24 saatlik haber döngüsü ve sosyal medyanın etkisiyle, kamuoyunda tanınan kişilerin aile üyeleri için “özel alan” yaratmanın giderek zorlaştığını belirtiyor.

Mamdani’nin destekçileri ise eleştirilerin bir kısmının İslamofobi ve siyasi kutuplaşmadan beslendiğini savunurken, bazı Yahudi kuruluşları belediye yönetiminin daha açık ve net bir tavır alması gerektiğini ifade ediyor.

Gelinen noktada, Duwaji’nin sanatı ve dijital geçmişi etrafında şekillenen tartışma, yalnızca bir sanat eseri meselesi olmaktan çıkarak New York siyasetinde kimlik, ifade özgürlüğü ve temsil tartışmalarının kesiştiği bir alana dönüşmüş durumda.