Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Çelik, “Özellikle son dönemde ortaya çıkan yanlış yaklaşımlar ve ırkçı söylemler süreci sabote etmeyi amaçlıyor. Bu tür manipülasyon ve provokasyonların bizi yolumuzdan geri çevirmesine asla müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Deprem ve muhalefet eleştirisi
6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen konut seferberliğine değinen Çelik, vatandaşların evlerine kavuşmasının öncelik olduğunu söyledi. Özgür Özel’in eleştirilerini hedef alan Çelik, “Büyük felaketler karşısında devlet ve millet enkaz altında kalmıyor ama bazı partilerin söylemleri ve zihniyeti enkaz altındaydı” ifadelerini kullandı.
Gazze ve küresel düzen
Çelik, Batı’nın Gazze konusundaki tutumunu eleştirerek “Ukrayna’da hatırlanan ilkelerin Gazze’de unutulmasının belirsizlik çağını tescillediğini” savundu. Gazze’deki saldırıların iki devletli çözümün önündeki en büyük engel olduğunu belirtti.
“Terörsüz Türkiye” vurgusu
Süreç ve Rojava tartışmalarına değinen Çelik, hedefin “terör örgütünün feshi ve silah bırakması” olduğunu söyledi. Odağı dağıtmaya yönelik dezenformasyon ve aşırı söylemlere karşı kararlı olduklarını vurguladı.
Cumhur İttifakı’nın çizgileri
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına atıf yapan Çelik, “Türkiye etnik ya da mezhep grupları koalisyonu değildir. Kimlikçilik temelinde bir millet tanımına karşıyız” dedi.
Sosyal medya ve siber egemenlik
Çelik, teknoloji şirketlerine karşı çocukları ve siber egemenliği korumayı hedefleyen sosyal medya düzenlemesi üzerinde çalıştıklarını söyledi; Fransa ve İspanya’daki uygulamaları örnek gösterdi.
Dış politika ve diğer başlıklar
İran’la ilgili sorunların müzakereyle çözülmesi gerektiğini belirten Çelik, dış askeri müdahaleye karşı olduklarını ifade etti. Yunanistan’la ilişkilerde “Ege’nin barış gölü olması” hedefini yineledi. Deprem yardımlarında mezhep ayrımı iddialarını ise “iftira” olarak nitelendirdi.