Gündem

Özbingöl: Öcalan’ın özgürlüğü raporun merkezinde olmalı

DEM Parti Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, Meclis Komisyonu’nun nihai raporunda Öcalan’ın özgürlüğünün temel unsur olması gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Meclis’te kurulan Komisyon’un İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirmesiyle yeni bir evreye taşındı. Görüşmenin ardından Komisyon’un çalışma süresi iki ay daha uzatılırken, komisyon bünyesinde yer alan siyasi partiler çözüm önerilerini içeren raporlarını Meclis’e sundu. Sunulan raporlar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) raporu, Kürt meselesini tarihsel arka planı, hukuki çerçevesi, dil hakları, yerel yönetimler, ekonomi ve “umut hakkı” başlıklarıyla çok boyutlu biçimde ele almasıyla öne çıktı.

Yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eşsözcüsü Sevda Çelik Özbingöl, sürecin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda insani ve hukuki boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirtti.

“Sorun tarihsel, hukuki ve insani boyutlarıyla ele alınmalı”

Kürt meselesinin yalnızca güncel siyasi tartışmalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Özbingöl, sorunun tarihsel ve coğrafi gerçekliğiyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sürecin hukuki ve siyasi yönlerinin yanı sıra insani boyutunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Özbingöl, Kürt sorununun uluslararası ve enternasyonel boyutlar barındırdığını söyledi.

DEM Parti’nin raporunun bu çok katmanlı gerçeklik üzerinden hazırlandığını dile getiren Özbingöl, son yüzyılda Kürt halkının iç hukukta varlık-yokluk mücadelesi verdiğini, son 50 yılda ise bu mücadelenin ağır bir çatışma sürecine dönüştüğünü hatırlattı. Özellikle 1990’lı yıllar ile 2013–2015 arasındaki çözüm sürecine dikkat çeken Özbingöl, bu dönemlerde barış yönünde adımlar atıldığını ancak sürecin çeşitli müdahalelerle sona erdirildiğini ifade etti.

“Komisyon ciddi ve kalıcı çözümler üretmeli”

Meclis Komisyonu’nun hazırlayacağı nihai raporun hayati önemde olduğunu belirten Özbingöl, komisyon bileşenlerinin sürece dair rapor sunmasının önemli olduğunu ancak beklentinin çok daha güçlü ve kapsayıcı bir belge ortaya çıkması olduğunu söyledi. Komisyonun yoğun bir görüşme trafiği yürüttüğünü hatırlatan Özbingöl, bu sürecin ciddi çözüm önerileriyle taçlandırılması gerektiğini vurguladı.

Hazırlanacak raporun siyasi partilerin dar perspektifleriyle değil, demokratik toplumun inşasını ve kalıcı barışı hedefleyen bütünlüklü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade eden Özbingöl, barış sürecinin toplumsal güveni güçlendirecek somut adımlar içermesi gerektiğinin altını çizdi.

“Öcalan’ın fiziki özgürlüğü barışın anahtarıdır”

Yasal düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu belirten Özbingöl, özellikle çatışma sürecinin sona ermesinin ardından pozitif barış dönemine geçilmesi için barış yasalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Silah bırakma sürecinin nasıl işleyeceği, silahlı unsurların toplumsal yaşama ve demokratik siyasete nasıl dahil edileceği konularının yasal güvenceye kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

Bu çerçevede Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün raporun temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurgulayan Özbingöl, bunun yalnızca bireysel bir hak meselesi olmadığını dile getirdi. Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğünden ayrı düşünülemeyeceğini belirten Özbingöl, barış sürecine dair güvenin tesis edilmesinin ancak bu yönde atılacak somut adımlarla mümkün olacağını söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararlarını hatırlatan Özbingöl, “umut hakkı”nın hukuki bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Türkiye kamuoyunun bu konuda olumsuz bir tutum içinde olmadığını ifade eden Özbingöl, barışın dili ve yaklaşımının halkları karşı karşıya getiren koşulları ortadan kaldıracak şekilde kurulması gerektiğini belirtti.

Hazırlanacak Meclis raporunun, Abdullah Öcalan’ın rolünü ve sürecin asli aktörlerinden biri olduğunu açıkça tanıyan, samimi ve kalıcı çözümler üreten bir içerikte olması gerektiğini vurgulayan Özbingöl, barışın hızlı, kararlı ve bütünlüklü adımlarla güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.