ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky, Florida’daki Mar-a-Lago’da gerçekleştirdikleri görüşmelerde Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde ilerleme sağlandığını, ancak bazı kritik başlıklarda uzlaşmanın henüz mümkün olmadığını dile getirdi. Reuters’ın aktardığına göre taraflar, Rusya’nın daha önce reddettiği revize edilmiş bir barış planını ele aldı. Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada anlaşmanın “yaklaşık yüzde 95 oranında” tamamlandığını söylerken, Zelensky ABD’nin Ukrayna’ya 15 yıllık güvenlik garantileri sunduğunu ifade etti.
Buna karşın, savaşın en tartışmalı başlıklarından biri olan Donbas bölgesinin geleceği konusunda somut bir ilerleme kaydedilemedi. Rusya’nın Donetsk ve Luhansk üzerindeki askeri kontrolü, görüşmelerin önündeki en büyük engel olarak öne çıkmaya devam ediyor.
Donbas Düğümü ve Toprak Tartışmaları
Moskova hâlihazırda Donetsk bölgesinin yaklaşık yüzde 75’ini, Luhansk’ın ise neredeyse tamamını kontrol ediyor. Bu iki bölge, Ukrayna’nın doğusunda yer alan ve Donbas olarak bilinen stratejik alanı oluşturuyor. Görüşmelerin ardından gazetecilere konuşan Trump, Donbas konusunda henüz bir anlaşmaya varılamadığını, ancak tarafların uzlaşmaya “çok yakın” olduğunu söyledi.
Ancak Kremlin cephesi, Ukrayna’nın Donbas’ta hâlâ kontrol ettiği alanlardan askerlerini çekmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Kiev yönetimi ise bu bölgenin Ukrayna denetiminde, serbest bir ekonomik bölgeye dönüştürülebileceğini savunuyor. Zelensky, Donbas’ın geleceğine ilişkin kararların yalnızca liderler arasında değil, Ukrayna halkının da katılımıyla şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Trump’ın Ukrayna’nın kaybettiği topraklara ilişkin tutumu ise zaman içinde değişkenlik gösterdi. Eylül ayında Kiev’in bu bölgeleri geri alabileceğini öne süren Trump, daha sonra bu açıklamasından geri adım atmıştı. Bu belirsizlik, müzakerelerin seyrini etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
Güvenlik Garantileri ve Üçlü Görüşme İhtimali
Görüşmelerin en kritik başlıklarından biri olan güvenlik garantileri konusunda taraflar kısmi bir yakınlaşma sağlandığını belirtti. Zelensky, ABD’nin sunduğu güvenlik garantilerinin 15 yıl sürebileceğini, Kiev’in ise bu sürenin 50 yıla kadar uzatılmasını istediğini açıkladı. Ukrayna lideri, söz konusu garantilerin barış anlaşmasının imzalanmasıyla eş zamanlı olarak yürürlüğe girmesini beklediklerini ifade etti.
ABD yönetimi henüz bu zaman çerçevesine dair resmi bir açıklama yapmazken, Trump Avrupa ülkelerinin ABD desteğiyle güvenlik yükünün önemli bir bölümünü üstlenmesini beklediğini söyledi. Ayrıca Trump, ABD, Rusya ve Ukrayna arasında “doğru zamanda” üçlü görüşmeler yapılabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.
Trump, savaşın sona erdirilmesini kendi siyasi başarı hanesine yazmak istediğini gizlemezken, müzakerelerin tamamen başarısız olması halinde çatışmaların sürebileceği uyarısında bulundu. Zelensky ise ABD ve Ukrayna heyetlerinin yeni görüşmeler için takvim üzerinde çalıştığını, Ocak ayında Beyaz Saray’da, muhtemelen Avrupalı liderlerin de katılımıyla yeni bir toplantı yapılabileceğini dile getirdi.
Avrupa’nın Rolü, Ateşkes Tartışması ve Sahadaki Durum
Florida’daki temasların ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupalı müttefiklerle yaptığı telefon görüşmelerinde müzakerelerde “iyi ilerleme” sağlandığını, ancak Ukrayna için güçlü ve bağlayıcı güvenlik garantilerinin vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da önümüzdeki ay Paris’te Kiev’in müttefiklerini bir araya getirerek güvenlik garantilerini ele alacaklarını açıkladı.
Zelensky, Ukrayna’da olası bir barış planının referanduma sunulması gerektiğini ve bunun için 60 günlük bir ateşkesin şart olduğunu söyledi. Ancak Rusya geçici ateşkese sıcak bakmıyor. Bu konu, Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Pazar günü yapılan telefon görüşmesinde de gündeme geldi. Rusya’nın eski ABD Büyükelçisi Yuri Ushakov, her iki liderin de AB ve Ukrayna tarafından önerilen geçici ateşkesin çatışmayı uzatacağı görüşünde birleştiğini aktardı.
Trump, Moskova’nın Ukrayna’nın referandum düzenlemesine olanak tanıyacak bir ateşkese ilgisiz olduğunu kabul ederek, “Bu durumu anlıyorum” ifadesini kullandı. Ayrıntı vermekten kaçınan Trump, Putin’in “Ukrayna’nın başarılı olmasını istediğine” inandığını da sözlerine ekledi.
Diplomatik temaslar sürerken sahadaki çatışmalar devam ediyor. Kiev yönetimi, Pazar günü Rusya’nın 25 hava saldırısı düzenlediğini ve bunlardan 21’inin düşürüldüğünü açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece 89 insansız hava aracının önlendiğini, bunların büyük bölümünün Bryansk bölgesi üzerinde etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Tüm bu gelişmeler, barış görüşmelerinde ilerleme sağlansa da savaşın hâlâ kırılgan ve belirsiz bir zeminde sürdüğünü gösteriyor.