Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe derslerini haftada 3 saatle sınırlandıran kararına Rojava’nın farklı kentlerinden tepkiler sürüyor.
Haseke’de Kürtçe öğretmeni Hemrîn Hisên, Gırke Lege’de öğrenciler ve Kobanê’de çatışmalarda hayatını kaybedenlerin çocukları, kararın geri çekilmesini ve Kürtçe eğitimin sürdürülmesini talep etti.
“3 saat yeterli değil”
Haseke’de Kürtçe öğretmeni Hemrîn Hisên, kararın Rojava’da yıllardır sürdürülen Kürtçe eğitim sistemiyle bağdaşmadığını söyledi.
Kürtçe eğitimin devrimin kazanımlarından biri olduğunu belirten Hisên, öğrencilerin yıllardır ilkokuldan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim aldığını ifade etti. Hisên, Kürtçe derslerinin yalnızca 3 saatle sınırlandırılmasının öğrencilerin eğitim sürecini olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Hisên ayrıca kararın, Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan 13 sayılı kararnameyle çeliştiğini savundu. Kararnamede Kürtlerin dilsel ve kültürel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkının tanındığını belirten Hisên, “Öğrenciler eğitimlerine Kürtçe başladı ve Kürtçe devam etme hakkına sahip” dedi.
Öğrenciler: Dilimiz kimliğimizdir
Gırke Lege’de öğrenciler de Eğitim Bakanlığı’nın kararına tepki gösterdi.
10 yıldır Kürtçe eğitim gördüğünü belirten Sema Hemo, Kürtçe derslerinin 3 saatle sınırlandırılmasını kabul etmediklerini söyledi. Hemo, “Dilimiz varlığımız ve kimliğimizdir; ana dilimizde eğitim görmek en doğal hakkımızdır” dedi.
Ronaz Abdullah ise ilkokuldan bu yana Kürtçe eğitim aldığını belirterek Arapça ve İngilizce öğrenebileceklerini ancak eğitimlerini Kürtçe sürdürmek istediklerini ifade etti.

11 yıldır Kürtçe eğitim gördüğünü söyleyen Têlî Hemo da kararın adil olmadığını belirterek Kürtçenin sınırlandırılmaması gerektiğini söyledi.
Kobanê’de basın açıklaması
Kobanê’de çatışmalarda hayatını kaybedenlerin çocukları da kararın yeniden değerlendirilmesi talebiyle basın açıklaması yaptı.
Kürtçe okunan açıklamada, Kürtçenin yalnızca bir ders olmadığının altı çizilerek dilin aile, toplum, kültür, hafıza ve kimlikle ilişkisine dikkat çekildi.
Açıklamada, Kürtçenin yalnızca ev içinde konuşulan bir dil olarak kalmasının istenmediği; eğitim, bilim, kültür ve geleceğin inşasında da kullanılmasının talep edildiği belirtildi.

Çocuklar, Kürtçe ders saatlerinin azaltılması kararının yeniden değerlendirilmesini ve eğitim politikalarında değişiklik yapılmadan önce öğretmenler, uzmanlar, üniversiteler, yazarlar, araştırmacılar, ebeveynler ve sivil toplum kuruluşlarıyla kapsamlı bir diyalog kurulmasını istedi.
Kürtçe eğitime ilişkin karar
Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla Kürtçenin, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulmasını ve müfredatın parçası olmasını kararlaştırdı.
Kararla birlikte Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırıldı ve ders notunun yıl sonu ortalamasına dahil edilmesi öngörüldü.

Rojava’da daha önce anaokulundan üniversiteye kadar sürdürülen Kürtçe eğitim sisteminin ardından alınan karar, öğrenciler, öğretmenler, aileler ve yurttaşların tepkisine neden oldu. Kamışlo’da düzenlenen yürüyüşte de kararın değiştirilmesi talep edildi.
Tartışmanın arka planında ise Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ile 29 Ocak’ta Şam ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşma bulunuyor. Kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanınmıştı.
29 Ocak tarihli anlaşmada da Kürt toplumunun eğitim sürecinin Eğitim Bakanlığı ile birlikte ele alınması ve eğitim alanındaki özgünlüklerin gözetilmesi öngörülmüştü.