Diyarbakır’dan Kastamonu’nun Çatalzeytin ilçesindeki TOKİ inşaatında çalışmak üzere yola çıkan 18 yaşındaki Furkan Oğlak, bindiği ilçe minibüsünde telefonundaki içerikler nedeniyle diğer yolcularla tartışma yaşadı. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Oğlak hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak iddianame düzenlendi. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamenin henüz kabul değerlendirme aşamasında olduğu ve ilk duruşma tarihinin belirlenmediği öğrenildi.
İddianamede "Kürtçe" Yerine "Yabancı Dil" İfadesi
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 13 Temmuz tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığı kaydedildi. İddianamede, minibüsteki tartışma sırasında "Ben apocuyum" dediği öne sürülen Oğlak hakkında üç tanığın beyanları, sosyal medya kayıtları ve cep telefonu inceleme raporları delil olarak dosyaya konuldu. Savcılık, Oğlak’ın Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi kapsamında "örgüt propagandası yapmak" suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Soruşturma dosyasındaki dikkat çeken detaylardan biri ise telefon incelemesine ilişkin ifadeler oldu. Savcılık, Oğlak'ın telefonundaki Kürtçe içerik ve müzikler için "Kürtçe" kelimesini kullanmak yerine bu materyalleri "yabancı dil" olarak nitelendirdi. İddianame metninde, telefon inceleme raporuna atıfla "arka planda yabancı dilde 'apo' sloganının atıldığı müzik" ve Instagram paylaşımları için "yabancı dilde müzik eşliğinde" ifadelerine yer verildi.

Avukat Maçoğlu: "Propaganda Suçunun Unsurları Oluşmadı"
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi ve dosyanın avukatı Kenan Maçoğlu, yaşanan olayın sıradan bir tartışmadan ibaret olduğunu ve hukuki açıdan propaganda suçunun şartlarının oluşmadığını ifade etti. Propaganda suçunun gerçekleşebilmesi için cebir ve şiddetin övülmesi gerektiğini belirten Maçoğlu, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarının bu konuda son derece net olduğunu söyledi.
Tartışmanın tamamen çocuğun telefon ekranına bakılması ve sorgulanmasıyla başladığını vurgulayan Maçoğlu, Furkan Oğlak'ın 18 yaşında bir genç olarak ekmek parası için uzun bir yolculuk yaptığını ve yolda hedef haline getirildiğini ifade etti.
Tek Kişilik Koğuşta Tutuluyor
Furkan Oğlak’ın halen Kastamonu E Tipi Cezaevi’nde tek kişilik bölümde tutulduğunu aktaran Avukat Maçoğlu, bu durumun cezaevinde başka siyasi tutuklu veya hükümlü bulunmamasından kaynaklandığını ve güvenlik gerekçesiyle uygulandığını belirtti.
İddianamenin mahkemece kabul edilmesi ve adli tatil sürecine rağmen dosyanın basit niteliği göz önüne alınarak tensip kararıyla hızlıca tahliye verilmesi gerektiğini savunan Maçoğlu, yargılamanın tutuksuz sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.