Demokrasi Platformu tarafından Ankara’da düzenlenen “Bahar Konferansları I: Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı etkinlik, 5 Nisan 2026 Pazar günü çok sayıda siyasetçi ve aydının katılımıyla gerçekleştirildi. Konferans kapsamında değerlendirmelerde bulunan eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Kürt meselesini sadece hukuki bir prosedür olarak değil, siyasetin inşa etmesi gereken bir "gönül köprüsü" ve devletin yürütmesi gereken bir "memnuniyet projesi" olarak tanımladı.

İç Bünyeyi Tahkim Etme Vurgusu

Son dönemde siyasi dilde sıkça yer bulan "iç cephe" kavramına mesafeli durduğunu belirten Çelik, Ortadoğu’daki istikrarsızlık karşısında asıl meselenin "iç bünyeyi sağlamlaştırmak" olduğunu ifade etti. Devletin temel amacının "gayrimemnun" vatandaş sayısını azaltmak olması gerektiğini savunan Çelik, çözümün anahtarının Amerika’yı yeniden keşfetmek değil, kusurlu demokrasiden tam demokrasiye geçmek ve gerçek bir hukuk devleti olmaktan geçtiğini vurguladı.

Sınır Ötesi Akrabalık ve Gönül Köprüsü

6 Nisan Neden "Öldürülen Gazeteciler Günü"?
6 Nisan Neden "Öldürülen Gazeteciler Günü"?
İçeriği Görüntüle

Kürt vatandaşların sınır dışındaki akrabalarıyla kurduğu bağların doğal karşılanması gerektiğini ifade eden Hüseyin Çelik, Türkiye’nin Azerbaycan, Türkmenistan veya Kıbrıs’taki soydaşlarıyla kurduğu gönül köprüsünü örnek gösterdi. Çelik, "Türkiye nasıl soydaşlarının iyiliğini istiyorsa, Kürt vatandaşlarımızın da İran, Suriye veya Irak’taki akrabalarının iyi konumda olmasını istemesi en tabii hakkıdır; kardeşimin başarısından sadece memnuniyet duyarım" diyerek kardeşlik hukukunun sınır ötesi boyutuna dikkat çekti.

Toplumsal Barışın Anahtarı: Karşılıklı Hak Savunuculuğu

Kardeşliğin sadece söylemde kalmaması gerektiğini belirten Çelik, toplumsal barış için radikal bir empati önerisinde bulundu. Gerçek manada demokratik bir toplum olabilmenin şartını, "başkalarının haklarını savunmak" olarak açıklayan Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Türkler Kürtlerin, Kürtler de Türklerin hakkını savunmalı. Aleviler Sünnilerin, dindarlar ateistlerin haklarını kendilerininki gibi sahiplenmedikçe olgun bir toplum haline gelemeyiz."

Kaynak: Haber Merkezi