OTİZM BİR DUVAR DEĞİL, AÇILMAYI BEKLEYEN BİR PENCEREDİR

Toplumda çoğu zaman yanlış anlaşılan veya fark edilemeyen otizm, aslında tek bir tanı değil, ucu bucağı olmayan geniş bir spektrumdur. Bu yelpazede şikayetler 1 ile 100 arasında değişen bir şiddette karşımıza çıkar. Kimi bireyler bu durumla hayatın içinde fark edilmeden akıp giderken, kimileri dünyayla olan bağını tamamen koparabilir.

Pencere Metaforu: İçeride mi Kalacaksınız, Dışarı mı Bakacaksınız?

Otizmde asıl problem, bireyin dış dünyayla olan iletişim köprülerini yıkıp kendi iç dünyasına çekilmesidir. Bunu pencereli bir odada yaşayan bir insana benzetebiliriz. Eğer o insan pencerenin dışındaki hayatla bağını koparır ve sadece odasındaki eşyalarla ilgilenirse, bu tam bir otizm tablosudur. Temel tedavinin mantığı ise çok basittir: O pencereyi açmak ve kişinin dikkatini sürekli dışarıya çekmek.

Önce Teşhis, Sonra Destek

Bir çocuğa otizm teşhisi konulmadan önce, mutlaka altta yatan başka bir hastalık olup olmadığına bakılmalıdır. Hastanemizde yaptığımız detaylı tetkiklerin amacı da budur. Günümüzde otizmin kesin bir ilaç tedavisi henüz bulunmasa da, tespit edilen vitamin eksiklikleri gibi durumlar takviyelerle giderildiğinde, çocukların bilişsel gelişiminde bir rahatlama görebiliyoruz. Ama unutmayın asıl etkili tedavi davranış eğitimidir.

Ailelerin Yeni Rehberi: Yapay Zeka

Tedavi sürecinde en büyük görev hekimlerden ziyade anne, baba, kardeşlere ve çevredeki çocuk ve yetişkinlere düşmektedir. Ancak aileler haklı olarak çoğu zaman "Ne yapmalıyım?" sorusunun altında eziliyor. İşte burada günümüzün en büyük yardımcısı yapay zeka devreye giriyor.
Aileler, yapay zekayı 7/24 yanlarında olan bir uzman gibi kullanabilirler. Örneğin şu soruları sorarak evdeki her anı bir rehabilitasyona dönüştürebilir ve çocuklarının düzelmesinde bir mucize yaratabilirler.
* "5 yaşındaki otizmli çocuğumun çevre ilgisini artırmak için evde hangi oyunları oynayabilirim?"
* "Mutfakta yemek yaparken ona hangi basit görevleri verirsem dış dünyayla bağı güçlenir?"
* "Dışarıdaki aktivitelerde dikkatini nasıl üzerimizde tutabiliriz?"

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Unutmamak gerekir ki otizm bebeklik döneminde sinyal vermeye başlar. Çevresine karşı ilgisiz, seslenildiğinde alakasız kalan bebekler aslında bize pencerenin kapanmaya başladığını söyler.
Otizm Spektrum Bozukluğu belirtileri genellikle erken çocuklukta ortaya çıkar ve en sık; göz teması kurmada zorlanma, taş bebek görünümü, isme tepki vermeme, konuşma ve dil gelişiminde gecikme, yaşıtlarıyla iletişim ve oyun kurmada güçlük, sosyalleşmede zorluk, tekrarlayıcı davranışlar (el çırpma, sallanma gibi), belirli oyuncak ve rutinlere aşırı bağlılık, ani değişikliklere aşırı tepki verme ve sürekli bazı sesleri çıkarma, ışık veya dokulara karşı aşırı hassasiyet gibi bir çok belirti olabilir. Çocuğunuzda bu belirtiler varsa mutlaka bir hekim değerlendirmelidir.
Sonuç olarak; aileler yapay zekanın rehberliğinde, doğru davranış modelleri ve kesintisiz ilgiyle çocuklarının dünyasını genişletebilirler. Sabırla ve doğru yöntemle kurulan her bağ, o çocuğun "normal" bir birey olma yolundaki en büyük adımıdır. Pencereyi beraber açmak bizim elimizdedir. Bu nedenle bu yazıyı lütfen çevrenizle paylaşınız.