140Journo'nun YouTube'da yayımladığı Narin Güran belgeseli, Türkiye'nin yakın dönemde en çok konuşulan davalarından birine yeni bir boyut kattı. Emekli emniyet müdürü, gazeteciler, adli bilişim uzmanı ve aile üyelerinin konuştuğu belgesel, soruşturmada kamuoyuna yansımayan kritik iddialara yer verdi.

Diyarbakır'ın Tavşantepe köyünde 2024 yılının Ağustos ayında kaybolan ve 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran davası, Türkiye gündemini aylarca meşgul etmişti. Yargılama tamamlanmış, mahkûmiyet kararları açıklanmıştı. Ancak bağımsız gazetecilik platformu 140Journo'nun hazırladığı ve YouTube'da yayımlanan kapsamlı belgesel, kapatılmış gibi görünen bu dosyayı yeniden alevlendirdi.

Belgeselde emekli emniyet müdürü Mehmet Arslan, gazeteciler Rojda Altıntaş, İsmail Saymaz ve Onur Erkan, adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi, avukat Mustafa Demir ve Güran ailesi mensupları konuştu. Nevzat Bahtiyar'ın hiçbir yakını ise görüşme taleplerini kabul etmedi.

On Metre Mesafedeki Ev 19 Gün Boyunca İncelenmedi

Belgeselin öne çıkardığı en çarpıcı iddialardan biri, Narin'in okul kamerasında son göründüğü noktanın yalnızca 10 metre yakınındaki evin soruşturmaya dahil edilmemesiydi. Arama köpeklerinin ilk yöneldiği, kameranın patikaya bakan tek evi olan bu yapı ve sahibi Nevzat Bahtiyar, 19 gün boyunca tutanaklara girmedi.

Narin’in kamera açısından çıktığı nokta ile Nevzat Bahtiyar’ın evi  arasındaki mesafe 30 metreymiş!

Belgeselde konuşan gazeteci Onur Erkan, o süreçte köyde tüm basın ve jandarma ordusu varken Nevzat Bahtiyar'ın tam anlamıyla görünmez kaldığını anlattı. Nevzat, arama çalışmaları süresince köyde serbestçe dolaştı, gazetecilere yaklaşarak bilgi almaya çalıştı, hatta balık tutmaya gitti. Emekli emniyet müdürü Mehmet Arslan ise belgeselde sert bir değerlendirme yaptı: "O köy anayolun diğer tarafında olsa ve polis emniyetin bölgesine girseydi bu cinayet 6 saat içinde çözülürdü."

6 Nisan Neden "Öldürülen Gazeteciler Günü"?
6 Nisan Neden "Öldürülen Gazeteciler Günü"?
İçeriği Görüntüle

Sahte Facebook İhbarı Bir Kamu Görevlisinden Çıktı

Amca Salim Güran'ın tutuklanma sürecinde belirleyici rol oynayan Facebook paylaşımı da belgeselde masaya yatırıldı. "Salim'in arabasında battaniyeye sarılı ceset gördüm" iddiasını içeren bu paylaşımın sahte olduğu sonradan anlaşıldı. Avukat Mustafa Demir, belgeselde bu ihbarın bir kamu görevlisi tarafından üretildiğini ileri sürdü.

Gazeteci Rojda Altıntaş, o dönemde köyde bulunduğunu ve jandarma ile bazı yerel gazeteciler arasındaki ilişkinin dikkat çekici biçimde sıkı olduğunu aktardı. Altıntaş, kendisinin de aile hakkında şüphe uyandıran bilgilerle yönlendirilmeye çalışıldığını belgeselde açıkça ifade etti.

Konum Raporu Kamera Kayıtlarıyla Çelişiyor

Mahkûmiyet kararında kilit delillerden biri olan "daraltılmış baz" raporu, Salim Güran'ın cinayet saatinde Arif Güran'ın evinde ve ahırında yoğun hareketlilik içinde olduğunu öne sürüyordu. Adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi, belgeselde bu raporu tek tek çürüttü.

Beşikçi'nin bulgularına göre Salim'in telefonu aynı saatte evde şarjdaydı ve yalnızca 45 adım atıldığını gösteriyordu; oysa raporun iddia ettiği hareketlilik en az 700 adıma karşılık geliyordu. Üstelik Salim'in aracı, raporun onu Arif'in evine koyduğu saatte okul kamerasına takılmıştı. Beşikçi, raporun ikinci versiyonunun ise sahte TC kimlik numarasıyla hazırlandığını ve imzacılardan birinin gerçekte var olmadığını belgeledi.

Nevzat'ın Telefonu Cinayet Saatinde Sessizdi

Adli bilişim uzmanı Beşikçi'nin Nevzat Bahtiyar'ın telefon verileri üzerinde yaptığı inceleme de belgeselin ağırlık merkezini oluşturdu. Bulgulara göre Nevzat'ın telefonu, Narin'in son görüldüğü saatlerde 200 dakikayı aşan bir süre boyunca kullanılmadı. Belgeselde bu durumun, kişinin o süre zarfında telefonla ilgilenmeyi gerektirmeyen yoğun bir fiziksel eylem içinde olduğuna işaret ettiği vurgulandı.

Nevzat Bahtiyar'ın evi ile ahırında DNA incelemesi yapıldı: Dosyaya iki  gizli tanık mı dahil edildi? - Serbestiyet

Cinayet gecesi ise telefonda kapsamlı silme işlemleri başlatıldı, beş günlük WhatsApp geçmişi temizlendi. Nevzat'ın aynı gece, Daran-2 askeri üssünde nöbetçi olan kayınbiraderiyle uzun süreli telefon görüşmeleri yaptığı da HTS kayıtlarına yansımıştı. Söz konusu askeri üs, ailenin ve avukatların defalarca talep ettiği termal kamera görüntülerinin bulunduğu yerdi. Bu kamera görüntülerinin ise "15 günlük kayıt süresi dolduğu için silindiği" gerekçesiyle teslim edilmediği belgeselde aktarıldı.

Görüntüler ABD'de Analiz Edildi: İki Karartı Nevzat'ın Ahırına Yöneldi

Belgeselin en dikkat çekici bölümü, Daran-2 askeri üssüne ait güvenlik kamerası görüntülerinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yüksek çözünürlüğe kavuşturulmasıydı. İyileştirilen görüntülerde Narin'in patikaya çıktıktan yaklaşık 30 saniye sonra büyük bir karartı tarafından karşılandığı, birlikte Nevzat Bahtiyar'ın ahırına doğru yürüdükleri ve küçük karartının ahırın çatısındaki bir delikten içeri atıldığı ileri sürüldü. Bu delik, Nevzat'ın kendi ifadesinde Narin'i içeri attığını söylediği noktayla örtüşüyordu.

Narin Güran'ın Kaybolduğu Gecenin Görüntüleri Ortaya Çıktı!

Gazeteci İsmail Saymaz, belgeselde bu görüntü analizinin yargılama tamamlanmadan önce mahkemeye sunulamamasının davanın seyrini doğrudan etkilediğini belirtti.

8 Yaşındaki Çocukta PSA Bulgusu Görmezden mi Gelindi?

Belgeselde ele alınan bir diğer kritik husus, adli tıp raporundaki PSA bulgusuydu. 12 Eylül tarihli raporda Narin'in vücudunda, mahrem bölgesinde prostat spesifik antijen tespit edilmişti. Belgeselde görüşüne başvurulan uzmanlar, bu bulgunun cinsel istismar açısından son derece önemli olduğunu ve sekiz yaşındaki bir çocukta bu yoğunlukta PSA bulunmasının fizyolojik olarak açıklanamayacağını vurguladı. Mahkemenin ise ilk adli tıp raporuyla yetindiği ve bulgunun üzerinde durulmadığı aktarıldı.

Narin Güran cinayetinde yeni gelişme: İddianameye yansıyan dar alan baz  çalışmasının şeması ortaya çıktı - Son Dakika Türkiye Haberleri | Cumhuriyet

Belgeselin altını çizdiği bir diğer önemli nokta, yargılamanın olağandışı hızıydı. İddianamenin hazırlanmasından Yargıtay'ın onayına kadar geçen toplam süre yalnızca bir yıl oldu. Avukat Mustafa Demir, meslek hayatında bu denli hızlı ilerleyen bir davaya daha önce rastlamadığını söyledi.

Yargılama boyunca karara itiraz eden tek isim olan istinaf başkanı, PSA bulgusunun yeniden değerlendirilmesi ve kamera görüntülerinin iyileştirilmesi dahil 14 maddelik bir şerh düşmüştü. Kısa süre sonra başka bir şehre nakledildi. Öte yandan mahkemenin gerekçeli kararında çarpıcı bir çelişki dikkat çekiyordu: Ağır mahkûmiyet hükümlerine karşın mahkeme "failin tam olarak kim olduğunun ortaya konulamadığını" bizzat kabul etmişti.

Belgesele Yasal İşlem Tehdidi

Belgeselin yayımlanmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın avukatı, 140Journo ekibi ve süreci kamuoyuna taşıyan isimler hakkında yasal işlem başlatacağını açıkladı. Avukat, açıklamasında belgeseli izlemenin dahi suç teşkil edebileceğini ileri sürdü.

Mahkûmiyet kararlarına rağmen davadan beraat eden üyeler dahil Güran ailesi, toplumsal yaşamda derin bir yalnızlığa sürüklendi. Belgeselde konuşan aile mensupları, gittikleri her yerde geri çevrildiklerini, köyün gençlerinin okullarını bırakmak zorunda kaldığını ve kamu görevlisi olanların işten çıkarıldığını anlattı. Tavşantepe'ye yapıştırılan "Şeytantepe" damgası hâlâ silinmiş değil.

Narin'in babası belgeselde şöyle konuştu: "Narin bugün o soğuk toprağın altında olmaması lazım. Kıyamet ne olduğunu bilmiyorum ama bence bu kıyametten daha fazla bir şeydi."

140Journo belgeseli, Narin Güran davasında cevaplanmamış soruların hâlâ gündemin merkezinde durduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Belgesele yönelik hukuki girişimler ise bu soruların yanıt bulup bulmayacağı sorusunu beraberinde getiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi