Dicle TV | Diyarbakır | Mehmed Uzun’un 19 yıl önce bugün Diyarbakır’a defnedildi

Mehmed Uzun’un 19 yıl önce bugün Diyarbakır’a defnedildi

“Bütün dünyaya duyurun. Bundan böyle Diyarbakır var” diyen Kürt yazar Mehmed Uzun, 13 Ekim 2007’de on binlerce kişinin katıldığı törenle Mardinkapı Mezarlığı’na defnedildi.

“Bütün dünyaya duyurun. Bundan böyle Diyarbakır var” diyen Kürt yazar Mehmed Uzun, 13 Ekim 2007’de on binlerce kişinin katıldığı törenle Mardinkapı Mezarlığı’na defnedildi.

Mehmed Uzun’un 19 yıl önce bugün Diyarbakır’a defnedildi

Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Mehmed Uzun’un Diyarbakır’da toprağa verilişinin üzerinden 19 yıl geçti. Uzun, ölümünden iki gün sonra, 13 Ekim 2007’de binlerce kişinin katıldığı cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Hastaneden alınan cenazesi önce Dağkapı Meydanı’na, ardından Ulu Cami’ye götürüldü. Burada yapılan konuşmaların ardından Mardinkapı Mezarlığı’na defnedildi.

Yaklaşık 30 bini aşkın kişinin katıldığı cenaze töreni, yalnızca bir yazarın uğurlanması değil, aynı zamanda Kürtçe edebiyatın ve anadilinde yazma mücadelesinin toplumsal hafızadaki yerini gösteren bir buluşmaya dönüştü. Uzun’un vasiyeti üzerine yapılan konuşmalarda edebiyat, barış ve halkların birlikte yaşama umudu öne çıktı.

Mehmed Uzun mezarı başında anıldı - Evrensel

“Bütün dünyaya duyurun. Bundan böyle Diyarbakır var”

1977’den itibaren İsveç’te sürgünde yaşayan Mehmed Uzun, mide kanseri tedavisi gördüğü sırada, yaşamının son döneminde Diyarbakır’a dönmeye karar verdi. İsveç’teki tedavisinin ardından 2006’da kente dönen Uzun, hastalığına rağmen yaşamının ve edebiyatının merkezinde gördüğü topraklarda kalmak istedi.

TÜRKİYE'DE BİR İLK: KÜRT YAZAR MEHMED UZUN BİLİMSEL BİR

Diyarbakır’a dönüşünde yaptığı açıklamada şu sözleri kullandı:

“Bütün dünyaya duyurun. Ne Boston’daki hastane, ne de İsveç’teki, artık dünyamda yok. Bundan böyle Diyarbakır var. Varsa yoksa Diyarbakır. Zaten Diyarbakır’ın gönlümde hep ayrı bir yeri vardı. Edebiyatımda da, yazdıklarımda da bu böyleydi. İşte şimdi yine sizlerle beraber Diyarbakır’dayım. Toprağımdayım. Bütün yazdıklarımı Kürt halkı için, sizler için yazdım. Bütün dünyaya sizlerin aracılığınız ile sesleniyorum.”

Uzun’un bu sözleri, Diyarbakır’a dönüşünün yalnızca bir tedavi tercihi olmadığını, yaşamı ve edebiyatıyla kurduğu bağın da ifadesiydi. Uzun, 11 Ekim 2007’de Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Cenazesi, iki gün sonra kendi isteği doğrultusunda Diyarbakır’da toprağa verildi.

On binlerce kişi son yolculuğuna uğurladı

13 Ekim 2007’de hastaneden alınan Mehmed Uzun’un cenazesi, onlarca araçtan oluşan konvoyla Dağkapı Meydanı’na getirildi. Burada toplanan kalabalık, cenaze kortejine katılarak Ulu Cami’ye kadar yürüdü. Kürt siyasetinden isimlerin, yazarların, sanatçıların, insan hakları savunucularının ve farklı kentlerden gelen yurttaşların katıldığı tören, Diyarbakır’ın hafızasında yer eden cenazelerden biri oldu.

Dönemin Demokratik Toplum Partisi (DTP) yöneticileri ve milletvekillerinin yanı sıra Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, eski DEP milletvekilleri, insan hakları savunucuları, Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleri ve sanatçılar da törende yer aldı. İsveç ve Yunanistan’dan temsilciler de Uzun’u uğurlamak için Diyarbakır’a geldi.

Diyarbakır Mehmed Uzun'u Uğurladı

Ulu Cami önündeki konuşmalarda Uzun’un edebiyata katkısı, Kürtçenin gelişimindeki rolü ve barışa ilişkin düşünceleri dile getirildi. Yazar Yaşar Kemal, siyasetçi Şerafettin Elçi, Ahmet Türk ve Osman Baydemir, Uzun’un vasiyeti doğrultusunda kalabalığa hitap etti.

Cenaze töreni boyunca Uzun’un Kürt edebiyatına yaptığı katkılar vurgulanırken, onu uğurlamak için bir araya gelen kalabalık, yazarın kendi dilinde yazma ısrarının ve edebiyatının toplumdaki karşılığını da ortaya koydu.

Mardinkapı Mezarlığı’nda son yolculuk

Ulu Cami’deki törenin ardından cenaze, on binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle Mardinkapı Mezarlığı’na götürüldü. Yürüyüş boyunca Uzun’u anan sloganlar atıldı, Kürtçe ağıtlar ve şiirler eşliğinde cenaze mezarlığa ulaştırıldı.

Uzun’un naaşı, Ben û Sen Burcu ile Yedikardeş Burcu’nun karşısındaki alanda hazırlanan mezara defnedildi. Cenazenin toprağa verilmesi sırasında kalabalık mezarın çevresinde toplandı. Eşi Zozan Uzun ve çocukları da mezara toprak attı; katılımcılar karanfiller bırakarak yazarı uğurladı.

Mehmed Uzun'un eşi Zozan Uzun: “Mehmed'in naifliğinden etkilenmemek mümkün  değildi” Mehmed'in çok farklı ve güzel özellikleri vardı. Onun  davranışlarından etkileniyordum. Bizim Siverek'te erkekler ç

Defin sırasında Uzun’un yakınları büyük üzüntü yaşarken, törene katılanlar dualar okudu. Şair Selim Temo, Melayê Bateyî’den bir beyit okudu. Sanatçı Ferhat Tunç ise Uzun’un sevdiği, Ahmet Kaya’nın da seslendirdiği “Daye Daye” şarkısını söyledi.

Mezarına köyünden getirilen nar fidanı dikildi

Mehmed Uzun’un cenaze töreninde en dikkat çekici anlardan biri de mezarına nar fidanı dikilmesiydi. Uzun’un köyünden getirilen nar fidanı, mezarının başucuna dikildi. Fidanı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Yenişehir Belediye Başkanı Fırat Anlı, sanatçı Ferhat Tunç, yazar Şeyhmus Diken ve şair Selim Temo birlikte dikti.

Nar fidanı, Uzun’un yaşamında ve edebiyatında yer tutan memleket duygusuyla da ilişkilendirildi. Yazarın son döneminde dile getirdiği topraklarına dönme isteği, mezarına köyünden getirilen fidanla sembolik bir karşılık buldu.

Mehmed Uzun - Vikipedi

Uzun’un vasiyetinde, Fırat kıyısındaki Qetîn’den bir nar ağacının başucunda bulunmasını istediği de aktarılmıştı. Bu istek, yazarın ölümünden sonra mezarı başında gerçekleştirilen uygulamayla hatırlandı.

Kürtçe romanın öncülerinden Mehmed Uzun

1953 yılında Siverek’te doğan Mehmed Uzun, modern Kürt edebiyatının gelişiminde önemli rol oynayan yazarlardan biri oldu. Kürtçenin yazılı kullanımının çeşitli baskılarla karşılaştığı bir dönemde romanlarını Kürtçe yazmayı tercih etti. Kürtçenin edebiyat dili olarak gelişmesine, ortak bir yazı dilinin güçlenmesine ve sözlü anlatı geleneğinin roman formuyla buluşmasına katkıda bulundu.

Uzun’un yaşamı, edebiyat çalışmaları ve siyasi koşullar nedeniyle yaşadığı sürgünlerle şekillendi. 1977’den itibaren İsveç’te yaşayan yazar, uzun yıllar boyunca Kürtçe yazmayı ve eserlerini yayımlamayı sürdürdü. Romanları farklı dillere çevrildi; Kürt edebiyatının uluslararası alanda tanınmasına katkı sağladı.

Mehmed Uzun Kürt Edebiyatının Diplomatıydı 1980 yılında İsveç'e yerleştim.  O zamanlar çok toydum ama bir şiir kitabı yayımlayacak kadar şiirlerim  vardı. Kürtçe yasaklı bir dil olduğu için de ola ki bir gün

Eserlerinde tarih, kimlik, sürgün, bellek, dil ve insan hikâyeleri önemli yer tuttu. Kürtlerin sözlü anlatı geleneğinden beslenen Uzun, bu birikimi modern romanın anlatım olanaklarıyla buluşturdu. Böylece yalnızca edebi eserler üretmekle kalmadı, Kürtçenin edebiyat alanında kullanılmasına ve kuşaklar arasında aktarılmasına da katkı sundu.

Uzun’un 11 Ekim 2007’deki ölümünün ardından 13 Ekim’de Diyarbakır’da düzenlenen cenaze töreni, bu edebi mirasa yönelik toplumsal sahiplenmenin en görünür anlarından biri olarak hafızalara kazındı.

Bugün, Mehmed Uzun’un Diyarbakır’da toprağa verilişinin üzerinden 19 yıl geçti. “Bundan böyle Diyarbakır var” sözleriyle dönüşünü duyuran yazar, Mardinkapı Mezarlığı’ndaki mezarı, eserleri ve Kürtçe edebiyata bıraktığı mirasla hatırlanmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız