Suriye Geçiş Hükümeti ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi arasında varılan düzenleme kapsamında 400 Kürt ailenin Êfrin’e dönüşü için sınırlı bir kapı aralandı. Son dönemde Şehba bölgesinde yaşayan Êfrinli yerinden edilmişlerin ciddi bir güvenlik ve barınma kriziyle karşı karşıya kalması üzerine başlatılan görüşmeler, bazı ailelerin kente dönmesine imkan sağladı.

İran’dan Kürdistan Bölgesi’ne tehdit: “Sınırdan sızarlarsa tüm tesisler hedef olur”
İran’dan Kürdistan Bölgesi’ne tehdit: “Sınırdan sızarlarsa tüm tesisler hedef olur”
İçeriği Görüntüle

Ancak Rûdaw’ın haberine göre geri dönüş yoluna çıkan aileleri büyük ölçüde harap olmuş evler, talan edilmiş bağ ve bahçeler ile işgal edilmiş mülkler bekliyor. Kentte birçok evin dışarıdan getirilen Arap yerleşimciler veya silahlı gruplar tarafından kullanıldığı, bazı evlerin ise tamamen boşaltıldıktan sonra yağmalandığı bildiriliyor.

2018’den bu yana süren zorunlu göç

Türkiye, “Zeytin Dalı Harekâtı” adını verdiği askeri operasyonla 20 Ocak 2018’de Êfrin’e girdi. Türkiye’nin desteklediği silahlı grupların da yer aldığı operasyon yaklaşık iki ay sürdü ve Mart 2018’de kentin kontrolü Türkiye destekli güçlerin eline geçti.

Operasyon sırasında yüz binlerce sivil Kürt, bombardıman ve çatışmalar nedeniyle kenti terk ederek Şehba, Tel Rıfat ve Halep çevresine göç etmek zorunda kaldı. Yerinden edilen nüfusun önemli bir bölümü daha sonra Suriye ordusunun operasyonları ve değişen güvenlik koşulları nedeniyle bir kez daha yer değiştirdi.

Kentte kalan veya geri dönmeye çalışan çok sayıda Kürt aile, evlerine ve tarım arazilerine silahlı gruplar ya da sonradan bölgeye yerleştirilen yeni nüfus tarafından el konulduğunu bildirdi. Uluslararası insan hakları örgütleri ise bölgede zorla mülkiyet devri, yağma, fidye için alıkoyma ve keyfi tutuklamalar gibi uygulamalara dair birçok rapor yayımladı.

Türkiye destekli silahlı gruplar arasında kentteki kontrol ve Kürtlerden el konulan emlak ile tarım arazilerinin paylaşımı nedeniyle zaman zaman silahlı çatışmalar da yaşandı. Çok sayıda raporda Êfrin’in demografik yapısının değiştirildiği, başka bölgelerden getirilen Arap ve Türkmen ailelerin boşalan evlere yerleştirildiği iddia edildi.

Ayrıca kentte Kürt dilinin kamusal alandaki kullanımının ve önceki yerel yönetim kurumlarının büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı, yerine Türkiye ile bağlantılı idari yapılar kurulduğu da bildirildi. Türkiye, bölgede yerel meclisler ve güvenlik birimleri üzerinden bir yönetim sistemi kurarken altyapı, eğitim ve sağlık alanlarında da Türkiye kurumlarıyla bağlantılı bir düzen oluşturdu.

Bugün Êfrin, fiilen Türkiye’nin askeri ve idari etkisinin sürdüğü Suriye’nin kuzey bölgelerinden biri olarak varlığını koruyor. Yerinden edilmiş Êfrinlilerin büyük bölümü ise hâlâ geri dönememiş durumda.

“Tapularımız bile çalındı”

Geri dönen ailelerin karşılaştığı tabloyu anlatan örneklerden biri de Mareskê köyünden Abdulkadir Halil’in hikâyesi. Bir zamanlar düzenli, döşeli ve yaşam için gerekli tüm eşyaların bulunduğu evi, 2018’de bölgeden göç etmek zorunda kalmasının ardından defalarca el değiştirdi.

Halil’in evine zaman zaman dışarıdan getirilen Arap yerleşimcilerin, zaman zaman da silahlı grupların el koyduğu belirtiliyor. Ev boşaltıldığında ise içerideki eşyaların yanı sıra kapı, pencere ve elektrik kablolarına kadar pek çok unsurun sökülüp götürüldüğü ifade ediliyor.

Rûdaw’a konuşan Abdulkadir Halil, evinin ve arazilerinin tapularının bile çalındığını söyledi. Halil yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Benim adım Abdulkadir Halil, Mareskê köyündenim. Geldim, evim harap olmuş, evde hiçbir şey kalmamış. Yatak odası, misafir odası, mutfak, televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi… Her şeyi götürmüşler. Elektrik kablolarını sökmüşler. Su musluklarını bile çıkarmışlar. Su dinamosunu da götürmüşler. Evde hiçbir şey kalmamış. Şimdi ev boş ama onu onaracak imkânım yok.”

76 yaşındaki Abdulkadir Osman Halil ise evi yaşanamayacak durumda olduğu için eşi Halide Halil ile birlikte yaklaşık bir yıldır Êfrin kent merkezinde kiraladıkları bir bodrum katında yaşadıklarını anlatıyor. Halil, “Êfrin’e geldikten sonra evimin harap olduğunu gördüm. Bir bodrum katında kirada oturuyorum. Avluyu bile yapacak imkânım yok ve siz Êfrin’in durumunu biliyorsunuz” diyor.

Geri dönüşler kırılgan ve sınırlı

Haberde yer alan 400 ailenin dönüşü Türkiye’nin bölgeden çekildiği anlamına gelmiyor. Son dönemde sahada Rojava yönetimi ile Şam arasında yürütülen bazı yerel düzenlemeler ve arabuluculuk girişimleri bu sınırlı geri dönüşlerin önünü açtı.

Şehba bölgesinde yaşayan Êfrinli yerinden edilmişlerin son aylarda karşı karşıya kaldığı güvenlik ve barınma krizi üzerine aşiret temsilcileri, yerel meclisler ve silahlı gruplar arasında çeşitli görüşmeler yapıldı. Bu görüşmeler sonucunda bazı köylere sınırlı sayıda ailenin geri dönmesine izin verilmesi konusunda anlaşmalar ortaya çıktı.

Ancak bu geri dönüşler uluslararası kuruluşların organize ettiği kapsamlı programlar şeklinde değil, çoğunlukla yerel anlaşmalar üzerinden ve parça parça gerçekleşiyor. Dönen ailelerin bir bölümü kendi köylerine değil, görece daha güvenli kabul edilen yerleşimlere yönlendiriliyor.

Birçok evin başkaları tarafından kullanılıyor olması nedeniyle mülkiyet sorunu ise devam ediyor. Bu nedenle geri dönüşler oldukça sınırlı ve kırılgan bir nitelik taşıyor. Yüz binlerce Êfrinli ise hâlâ Şehba, Halep ve Qamişlo çevresinde yaşamayı sürdürüyor.

Kaynak: Haber Merkezi