ABD Temsilciler Meclisi üyesi Ro Khanna, Jeffrey Epstein dosyalarının sansürsüz versiyonlarını incelediğini belirterek, kamuoyuna sunulan belgelerin yüzde 70 ila yüzde 80’inin sansürlü olduğunu söyledi. Khanna, belgelerde adı geçtiğini belirttiği altı ismi Temsilciler Meclisi kürsüsünden açıkladı.
Khanna, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie ile birlikte ABD Adalet Bakanlığı’na giderek yaklaşık iki saat boyunca dosyaları incelediklerini ifade etti. İnceleme sonrası yaptığı açıklamada, “Dosyaların yüzde 70 ila yüzde 80’inin hâlâ sansürlenmiş olduğunu öğrendik” dedi.
Khanna, Adalet Bakanlığı’nın “herhangi bir sebep olmaksızın” gizlediğini savunduğu isimlerin Les Wexner, Sultan Ahmed bin Sulayem, Salvatore Nuara, Zurab Mikeladze, Leonid Leonov ve Nicola Caputo olduğunu aktardı. Üç milyon belgenin sansürsüz incelenmesi halinde daha fazla ismin ortaya çıkabileceğini öne sürdü.
Khanna ayrıca, Federal Bureau of Investigation (FBI) tarafından Adalet Bakanlığı’na gönderilen dosyaların da sansürlü olduğunu savunarak, Kongre üyelerinin “sansürlenmemiş” denilen belgelere erişiminin fiilen sınırlı olduğunu iddia etti.
Massie ise X hesabından yaptığı paylaşımda, Epstein belgelerinde yer almanın tek başına suçluluk anlamına gelmediğini belirtti. Ancak 2019 tarihli bir FBI belgesinde iş insanı Leslie Wexner’in Epstein’la birlikte “çocuk cinsel istismarı suçunda” ortaklık yaptığı yönünde ifadeler bulunduğunu öne sürdü.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche ise X üzerinden yaptığı açıklamada, mağdur olmayan kişilere ilişkin isimlerin sansürünün kaldırıldığını ve Bakanlığın “şeffaflığa bağlı” olduğunu söyledi. Blanche, Wexner’in adının Epstein dosyalarında zaten birçok kez geçtiğini belirtti.
Epstein soruşturması
Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki kız çocuklarına cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki hücresinde ölü bulunmuştu. ABD makamları, Epstein’ın intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.
Kamuoyuna yansıyan dava dosyalarında aralarında Donald Trump, Bill Clinton ve Prince Andrew’un da bulunduğu çok sayıda tanınmış ismin adı geçmişti. Yetkililer, belgelerde adı geçen herkesin suç işlediği anlamına gelmeyeceğini vurgulamıştı.




