Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, Amedspor’un Süper Lig’deki yükselişini ve kulübün kuruluşundan bu yana karşılaştığı siyasi ve tribün kaynaklı baskıları Diyarbakır’dan hazırladığı özel haberde ele aldı. Gazetenin muhabiri Nicolas Bourcier imzalı haberde Amedspor, “Kürt kimliğinin sancaktarı” ve Türk-Kürt ilişkilerinin “barometresi” olarak tanımlandı.
Le Monde, Diyarbakır ekibinin Süper Lig’e yükselmesinin ardından kentte oluşan ilgiyi de aktardı. Gazeteye göre maç günlerinde stadyum çevresindeki yoğunluk, tribünlerdeki folklorik gösteriler ve kentteki kutlamalar, Amedspor’un futbol kulübünün ötesinde bir anlam kazandığını gösteriyor.
Beşiktaş galibiyeti Fransa basınında
Gazete, Amedspor’un 20 Eylül’de Beşiktaş’ı 3-2 yenmesini haberinin önemli bölümlerinden birine taşıdı.
Le Monde, Diyarbakır ekibinin İstanbul’un üç büyük kulübünden biri olan Beşiktaş karşısındaki galibiyetinin ardından Süper Lig’de zirveye çıkmasına dikkat çekti. Gazete, takımın genç kadrosu ve yükselişinin geçmişte karşılaştığı engeller düşünüldüğünde bu performansı dikkat çekici bulduğunu yazdı.

Amedspor’un kuruluşundan bugüne
Le Monde, Amedspor’un geçmişini de kulübün bugün taşıdığı sembolik anlamın arka planında ele aldı.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor’un mirasçısı olarak kurulan kulübün yeni statüsünü 28 Ekim 2014’te oluşturduğu, ancak “Amed” adının kullanımının Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yaklaşık bir yıl boyunca onaylanmadığı aktarıldı. Bu dönem, Ankara ile PKK arasındaki çözüm arayışlarının sürdüğü “Kürt açılımı” dönemi olarak hatırlatıldı.
Gazete, 2016 yılında Amedspor forması giyen Deniz Naki’nin sosyal medya paylaşımı nedeniyle 12 maç men cezası almasını ve daha sonra “terör propagandası” suçlamasıyla yargılanıp beraat etmesini de kulübün tarihindeki önemli olaylar arasında gösterdi.
Aynı yıl Fenerbahçe ile oynanan Türkiye Kupası maçları sırasında taraftarların gözaltına alınması, kulüp binasına operasyon düzenlenmesi ve seyircisiz oynama kararı verilmesi de haberde yer aldı.
2019’da “Çocuklar ölmesin, maça gelsin” soruşturması
Le Monde, Amedspor hakkında 2019 yılında yürütülen soruşturmalara da dikkat çekti.
Gazete, stadyumda açılan “Çocuklar ölmesin, maça gelsin!” yazılı barış pankartı nedeniyle kulüp hakkında soruşturma başlatıldığını aktardı.
Aynı dönemde dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun PKK’nin Amedspor’u finanse ettiği yönündeki iddiası üzerine kulübün mali hesaplarının denetlendiği ve 2020’de suç duyurusunda bulunulduğu, ancak dosyanın bugüne kadar sonuçlanmadığı belirtildi.
Bursa deplasmanı ve tribün saldırıları
Gazetenin haberinde Amedspor’un deplasmanlarda karşılaştığı saldırılar da geniş yer buldu.
Özellikle 5 Mart 2023’te Bursaspor-Amedspor maçında yaşanan olaylar hatırlatıldı. Le Monde, maç boyunca Amedspor futbolcularına çeşitli cisimler, havai fişekler, toplar ve bir bıçak atıldığını; tribünlerde ırkçı ve Kürt karşıtı pankartların açıldığını yazdı.
Gazete ayrıca yıllar içerisinde Amedspor etrafında oluşan sembolik tribün diline dikkat çekti.
Bunlar arasında 1990’lı yıllardaki zorla kaybetme ve faili meçhul cinayetlerle ilişkilendirilen “Beyaz Toros”, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım’ın fotoğrafları ve son olarak Kocaelispor tribünlerinde Amedspor taraftarlarına yönelik kaldırılan sarı torbalar yer aldı.
Kocaeli’deki sarı torbalar
Le Monde, 24 Ağustos’ta Kocaelispor tribünlerinde Amedspor taraftarlarına doğru kaldırılan sarı torbaları da Türk-Kürt ilişkileri açısından değerlendirdi.
Gazeteye göre bu görüntüler, çatışmalarda öldürülen PKK’lilerin cenazelerinin taşınmasında kullanılan sarı torbalara gönderme olarak yorumlandı.
Olayın ardından soruşturma başlatıldığı ve beş kişi hakkında ev hapsi kararı verildiği aktarıldı. Le Monde, olayın Ankara ile Kürtler arasındaki müzakerelerin yeniden gündeme geldiği bir dönemde yaşanmasına dikkat çekerek Amedspor’un siyasi atmosferdeki konumuna vurgu yaptı.
Bahçeli’den tebrik, ardından uyarı
Le Monde, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin ardından farklı siyasi çevrelerden gelen tepkileri de haberine taşıdı.
Gazeteye göre muhalefetteki iki aşırı sağ oluşum, iktidara gelmeleri halinde Amedspor’u kapatma tehdidinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümet ortağı olarak tanımlanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise kulübün Süper Lig’e yükselmesini kutladı. Ancak gazete, Bahçeli’nin eylül ayının başında Amedspor’u “terörsüz Türkiye” hedefini zedeleyecek “kirli projelere” araç olmaması konusunda uyardığını yazdı.
Bu uyarının, taraftarların kulübü Kürt kimliğinin temsili nedeniyle desteklediğini gösteren bir ankete verilen tepkiyle bağlantılı olduğu aktarıldı.
Nahit Eren: “Amedspor şehrin değerlerini ifade ediyor”
Le Monde, Amedspor Başkanı Nahit Eren’in değerlendirmelerine de yer verdi.
Eren, kulübün kuruluşundan bu yana futbol kulübü olup olmadığının ya da başka bir anlam taşıyıp taşımadığının tartışıldığını, ancak Amedspor’un Diyarbakır’ın değerlerini ve renklerini doğal biçimde ifade ettiğini söyledi.
Eren ayrıca Amedspor’un sıradan bir kulüp olmadığını belirterek kulübün dernek statüsünü korumasına dikkat çekti.
Le Monde’un aktardığına göre Eren, Amedspor’un yalnızca Kürtleri değil, farklı kesimlerden özgürlük savunucularını, dışlananları ve ötekileştirilenleri de bir araya getirdiğini ifade etti.
“Barometre” tanımlaması
Le Monde’un Amedspor haberinin temel çerçevesini ise kulübün futbol sahasının dışındaki siyasi ve toplumsal anlamı oluşturuyor.
Gazete, Amedspor’un geçmişte maruz kaldığı saldırılar, tribünlerdeki sembolik mesajlar, kulübün Kürt kimliğiyle kurduğu ilişki ve Türkiye’de Kürt meselesine dair gelişmeler nedeniyle Türk-Kürt ilişkilerindeki değişimlerden doğrudan etkilenen bir aktör haline geldiği değerlendirmesini yaptı.
Bu nedenle Le Monde, Diyarbakır ekibini yalnızca Süper Lig’de zirveye oynayan yeni bir takım olarak değil, Türkiye’de Kürt meselesi etrafındaki toplumsal ve siyasi atmosferin yansımalarının görülebildiği bir alan olarak ele aldı.