Dicle TV | Gündem | Bir çocuğun adı şarkılara kaldı: Ceylan Önkol’un 17 yıllık adalet arayışı

Bir çocuğun adı şarkılara kaldı: Ceylan Önkol’un 17 yıllık adalet arayışı

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 12 yaşında yaşamını yitiren Ceylan Önkol’un ölümünün üzerinden 17 yıl geçti. Dosyada bugüne kadar kimse yargılanmadı. Ceylan’ın hikâyesi ise bir yandan cezasızlık tartışmasının simgelerinden biri haline gelirken, diğer yandan Sezen Aksu, Tarkan ve Nazan Öncel’in şarkılarıyla yıllar boyunca farklı kuşaklara ulaştı.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 12 yaşında yaşamını yitiren Ceylan Önkol’un ölümünün üzerinden 17 yıl geçti. Dosyada bugüne kadar kimse yargılanmadı. Ceylan’ın hikâyesi ise bir yandan cezasızlık tartışmasının simgelerinden biri haline gelirken, diğer yandan Sezen Aksu, Tarkan ve Nazan Öncel’in şarkılarıyla yıllar boyunca farklı kuşaklara ulaştı.

Bir çocuğun adı şarkılara kaldı: Ceylan Önkol’un 17 yıllık adalet arayışı

Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Şenlik köyünün Xombaz mezrasında yaşayan 12 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül 2009’da hayvanlarını otlatmak için evden çıktı. Günün ilerleyen saatlerinde meydana gelen patlama sonucu yaşamını yitirdi. Olayın hemen ardından aile ve insan hakları örgütleri, Ceylan’ın yakınındaki askeri karakoldan atıldığı belirtilen bir havan mermisi nedeniyle öldüğünü savundu. Ancak soruşturma dosyasındaki teknik raporlarda mühimmatın 40 milimetrelik bombaatar mühimmatı olduğu ve Ceylan’ın elindeki tahra ile mühimmata vurması sonucu patlamanın meydana gelmiş olabileceği öne sürüldü. Bu iddia aile tarafından kabul edilmedi; dosyayı inceleyen bağımsız uzman Prof. Dr. Ümit Biçer de mevcut bulguların Ceylan’ın mühimmata vurduğunu kesin olarak göstermediğini belirtti.

17 yıl sonra da aynı soru: Ceylan Önkol'un ölümünden kim sorumlu?

Okulların açıldığı gün evden çıktı

Ceylan’ın annesi Saliha Önkol’un anlatımına göre okulların açıldığı gündü. Ceylan o sabah okula gitmek istememiş, annesinin yanında kalmak istediğini söylemişti. Daha sonra hayvanları otlatmak üzere evden ayrıldı. Şapkasını ve eldivenlerini taktı, annesinin elini öptü ve gitti. Annesine de kendisi eve döndüğünde makarna yapmasını söyledi. Okulunda başarılı bir öğrenci olan Ceylan’ın hayali ise ileride savcı ya da hâkim olmaktı.

Patlamanın ardından olay yerine giden annesi, kızının bedeninin parçalandığını gördü. Saliha Önkol, kızının etrafa savrulan parçalarını kendi eteğinde topladığını yıllar boyunca anlattı. Olay yeri incelemesinin ilk saatlerinde yaşananlar da soruşturmanın en çok eleştirilen noktalarından biri oldu. Savcının güvenlik gerekçesiyle olay yerine hemen gitmediği, incelemenin günler sonra yapılabildiği ve delillerin toplanmasında jandarmanın rol aldığı belirtildi. Avukat Berfin Elçi, 2026’da yaptığı değerlendirmede soruşturmanın ilk aşamasındaki bu işlemlerin etkin ve tarafsız soruşturma açısından ciddi sorunlar taşıdığını söyledi.

Dosyanın merkezine “tahra” girdi

Ceylan’ın ölümünden sonra hazırlanan jandarma ve emniyet raporlarında, patlamaya Ceylan’ın elindeki tahra ile mühimmata vurmasının neden olmuş olabileceği ileri sürüldü. Bu iddia, soruşturmanın seyrini belirleyen temel tartışmalardan biri oldu. Ancak aile, Ceylan’ın mühimmata vurduğu iddiasını reddetti.

İnsan hakları savunucuları ve ailenin avukatları da olayın bu şekilde açıklanamayacağını savundu. Bağımsız adli tıp uzmanı Prof. Dr. Ümit Biçer’in değerlendirmesinde, Ceylan’ın yaralanma biçiminin patlamadan korunmaya çalıştığı bir pozisyonla da uyumlu olabileceği ve mevcut bulguların onun mühimmata vurduğunu kanıtlamadığı belirtildi.

Ceylan Önkol'un faili hâlâ 'meçhul' | Davada bugüne kadar neler yaşandı? -  Evrensel

Soruşturma “daimi arama”da kaldı

Lice Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Nisan 2014’te dosyada “daimi arama” kararı verdi. Savcılık, mevcut delil ve raporların faillerin tespiti açısından yetersiz olduğu gerekçesiyle soruşturmayı bu statüde bıraktı. Aradan geçen yıllarda dosyada herhangi bir kişi hakkında dava açılmadı. Avukat Berfin Elçi, bugün “daimi arama” kararının pratikte dosyanın belirli aralıklarla kolluğa sorulması ve “sorumlular tespit edilmedi” yanıtının ardından yeniden rafa kaldırılması anlamına geldiğini söylüyor.

Ceylan’ın ailesi soruşturmanın etkin yürütülmediği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de başvurdu. AİHM, 17 Ocak 2017’de Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesini ihlal etmediğine karar verdi. Mahkeme, güvenlik güçlerinin Ceylan’ın ölümüne neden olan mühimmatı doğrudan ateşlediğinin yeterli ve ikna edici biçimde ortaya konulmadığı değerlendirmesinde bulundu. Karar, dosyadaki olayın bütün tartışmalarını ortadan kaldırmadı; Ceylan’ın ölümünden sorumlu bir kişi de belirlenmedi.

İdari yargıda devletin kusuru tartışıldı

Ceylan’ın ailesi ayrıca İçişleri Bakanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı. Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi ilk aşamada aile lehine 28 bin 208 lira tazminata hükmetti. Danıştay’ın bozma kararının ardından dosya yeniden görüldü ve 2021’de 283 bin lira tazminata karar verildi; mahkeme idareyi yüzde 90, Ceylan’ı ise yüzde 10 oranında kusurlu buldu. Tarafların itirazları nedeniyle süreç Danıştay aşamasına taşındı.

Bu dava, ceza soruşturmasında bir failin ortaya çıkarılamadığı Ceylan Önkol dosyasında devletin sorumluluğunun idari hukuk açısından ayrıca tartışılmasına neden oldu.

“Onlar gelinlik giyerken biz kara toprağı çiçeklerle süslüyoruz”

Ceylan’ın annesi Saliha Önkol, yıllar boyunca kızının ölümünün ardından yaşadıkları acıyı ve adalet beklentisini anlattı. Ceylan’ın yaşıtı çocukların büyüdüğünü, üniversiteye gittiğini, evlendiğini gördüğünü söyleyen Önkol, 2012’deki bir açıklamasında, “Onlar gelinlik giyerken biz kara toprağı çiçeklerle süslüyoruz üç yıldır” dedi.

Ceylan Önkol davası 'faili meçhul'e bırakıldı

Yıllar sonra geriye Ceylan’dan bir fotoğraf, tahrası ve ineğinin kaldığını anlatan Saliha Önkol, kızının savcı veya hâkim olmayı hayal ettiğini söyledi. Baba Raif Önkol ise 2013’te yaptığı açıklamada, “Kıyamete kadar bu davanın takipçisiyiz” diyerek adalet arayışını sürdüreceklerini belirtti.

Ceylan’ın annesi için bu kayıp yalnızca geçmişte kalmış bir acı da değil. Daha sonraki yıllarda verdiği röportajlarda başka çocukların ölüm haberlerinin kendisine Ceylan’ı yeniden hatırlattığını anlattı. Bir çocuğun öldürüldüğü her haberde kendi kızının ölümünü yeniden yaşadığını söyledi.

Ceylan’ın hikâyesi şarkılara da taşındı

Ceylan’ın ölümünden sonra onun hikâyesini müziğe taşıyan sanatçılar da oldu. Nazan Öncel, Ceylan’ın yaşamını yitirdiği 2009 yılında onun anısına “Ceylan” adlı bir şarkı yazıp seslendirdi. Sezen Aksu ise 2012’de Ceylan’ın hikâyesinden hareketle aynı isimde bir şarkı besteledi. Şarkıyı aynı yıl Nükhet Duru seslendirdi; ancak eser o dönemde geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmadı.

Şarkı yıllar sonra Yaşar Gaga’nın Alakasız Şarkılar albümünde Sezen Aksu ve Tarkan’ın düetiyle yeniden gündeme geldi. 2017’de yayımlanan düet, Ceylan’ın hikâyesini daha geniş bir dinleyici kitlesine taşıdı. Dönemin haberlerinde şarkının Ceylan Önkol’un hikâyesini anlattığı açıkça belirtilirken, eserin yayımlanmasıyla Ceylan’ın kim olduğuna ilişkin internet aramalarında da ciddi artış yaşandığı aktarıldı.

Bu şarkılar, Ceylan’ın hikâyesiyle daha önce karşılaşmamış insanların 12 yaşındaki bir çocuğun ölümünü, ailesinin yaşadığı kaybı ve yıllardır sonuçlanmayan soruşturmayı öğrenmesine vesile oldu. Ceylan’ın annesinin kızının parçalarını eteğinde topladığı o gün, müziğin sözlerine de taşındı. Bir çocuğun hikâyesi böylece yalnızca adliye dosyalarında değil, şarkılarda ve toplumsal hafızada da yaşamaya devam etti.

Bir çocuğun hikâyesinden yüzlerce çocuğun hikâyesine

Ceylan’ın hikâyesini taşıyan şarkılar, çatışmalı dönemlerde yaşamını yitiren çocukların hikâyelerini de yeniden gündeme getirdi. İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre çatışmalı süreçlerde Türkiye’de yüzlerce çocuk, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu yaşamını yitirdi. 2017’de yayımlanan bir değerlendirmede İHD’nin 590 çocukluk verisine dikkat çekilmişti. Ancak bu sayı, daha sonraki yıllarda yaşanan bazı ölümleri kapsamıyordu.

Suruç'tan Bugüne 20 Çocuk Öldürüldü

Ceylan’ın ardından Uğur Kaymaz, Enes Ata ve başka çocukların hikâyeleri de benzer biçimde Türkiye’nin yakın tarihindeki çatışma ve güvenlik politikalarının çocuklar üzerindeki sonuçlarını hatırlattı. Ceylan’ın adı ise yıllar içinde bir fotoğrafın, bir dava dosyasının ve annesinin anlattığı bir acının ötesine geçti; şarkılara, yazılara ve toplumsal hafızaya yerleşti.

17 yıl sonra yeniden aynı çağrı

Ceylan Önkol’un ölümünün 17. yılında dosya hâlâ sonuçsuz. Avukat Berfin Elçi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın Ceylan’ın dosyasını da gündemine alması gerektiğini belirtiyor. Elçi, özellikle soruşturmanın ilk aşamasındaki eksikliklerin yeniden incelenmesini ve sorumluların tespit edilmesi için dosyanın etkin biçimde araştırılmasını istiyor.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da 17’nci yıl dönümünde Ceylan Önkol’u andı. Hatimoğulları, Ceylan’ın ölümünün adalet hafızasında kapanmayan bir yara olduğunu söylerken; Bakırhan, dosyada hakikatin ortaya çıkarılmadığını ve sorumluların hesap vermediğini belirtti. Açıklamalarda Ceylan’ın dosyası üzerinden hakikat, yüzleşme ve adalet çağrısı yapıldı.

17 yılın sonunda değişmeyen soru ise aynı: Ceylan Önkol’un ölümüne neyin ve kimin neden olduğu tam olarak ortaya çıkarılacak mı?

Ceylan için yazılan şarkılar onun adını unutturmamış olabilir. Ancak Ceylan’ın hikâyesinin gerçek anlamda tamamlanması, yalnızca bir çocuğun adının şarkılarda yaşamasıyla değil, ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasıyla mümkün olacak. Belki de Ceylan’ın hikâyesi için söylenebilecek en büyük dilek, yeni çocukların ardından ağıtlar yazılmaması; çocukların dağlarda özgürce dolaştığı, okula gittiği, büyüdüğü ve kendi hayallerini gerçekleştirdiği günleri anlatan şarkıların çoğalması.

Ceylan’ın hayali savcı ya da hâkim olmaktı. Aradan 17 yıl geçti; onun dosyasında hâlâ yargılanan bir fail yok. Ceylan Önkol, 12 yaşında yaşamını yitirdi. Adı ise 17 yıldır hem adalet arayışında hem de hafızada yaşamaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız