Kürt müzisyen Nûdem Durak, 2015’ten bu yana cezaevinde. Kürtçe müzik yaptığı gerekçesiyle tutuklanan ve iki ayrı davada toplam 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan Durak, Erzincan Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutuluyor. Zehirli guatr ve kemik erimesiyle mücadele eden Durak’ın sağlık sorunlarının ilerlediği ve sesini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Durak’ın ailesi ve avukatı, sanatçının cezaevi koşullarına rağmen Kürtçe şiir ve şarkı yazmayı sürdürdüğünü belirterek serbest bırakılması çağrısı yaptı. Nûdem Durak için yıllardır uluslararası sanatçılar, gazeteciler ve aktivistler tarafından dayanışma kampanyaları yürütülürken, son çağrıyla birlikte sanatçının durumunun yeniden gündeme taşınması istendi.

2015’ten bu yana cezaevinde
Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde yaşayan Nûdem Durak, 22 Nisan 2015’te gözaltına alınarak tutuklandı.
Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanan Durak’a 10 yıl hapis cezası verildi. Aynı suçlama kapsamında Kahramanmaraş 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde de yargılanan Durak’ın toplam cezası 19 yıl 6 aya ulaştı.

Durak’ın avukatı Ali Çimen, iki ayrı davada aynı suçlamayla ceza verilmesine ilişkin yargılamaların dayanağının sanat faaliyetleri olduğunu savunuyor.
Çimen, Durak’ın müzik yaptığı Mem û Zîn Derneğindeki çalışmalarının kriminalize edildiğini belirterek şöyle konuştu:
“Nûdem, iki defa örgüt üyeliğinden ceza alan ender kişilerden biridir. Nûdem'in yargılaması esasında sanatsal faaliyetlere dayanmaktadır. Sanatını sürdürdüğü Mem û Zîn isimli dernekteki faaliyetleri kriminal edilerek hakkında örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle ceza almıştır.”
Çimen, ikinci yargılamaya ilişkin de Durak’ın bulunmadığı bir evde yakalanmış gibi gösterildiğini öne sürdü:
“Bir diğer yargılaması da kendisinin yakalanmadığı bir evde sanki orada yakalanmış gibi gösterilerek hakkında yine örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle ceza verilmesidir. Nûdem hakkında tüm yargılama bir hukuk garabeti olarak devam etmiştir.”

AYM başvurusu reddedildi, AİHM’e gidildi
Çimen, Durak hakkında Anayasa Mahkemesi’ne yapılan hak ihlali başvurusunun reddedilmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduklarını belirtti.
Durak’ın sağlık sorunları nedeniyle yapılan infaz erteleme taleplerinin de reddedildiğini söyleyen Çimen, sanatçının cezaevindeki sağlık koşullarına dikkat çekti.
Durak’ın zehirli guatr ve kemik erimesi hastalıklarıyla mücadele ettiği, hastalıklarının ilerlediği ve sesini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu aktarılıyor.

Gitarı kırıldı, yenisi teslim edilmedi
Durak’ın cezaevinde müzik çalışmalarını sürdürmesinin de çeşitli engellerle karşılaştığı belirtildi.
Avukatı Ali Çimen, Durak’ın müzik çalışmalarında kullandığı enstrümanın cezaevinde kırıldığını, yerine yeni bir gitar gönderilmesine rağmen gitarın cezaevi idaresi tarafından kendisine teslim edilmediğini söyledi.
Çimen, bütün bu koşullara rağmen Durak’ın üretmeye devam ettiğini belirterek:
“Bu nedenle sanatsal faaliyetlerini güçlükle yerine getirmektedir. Bu koşullarda bile yine kendisi bir kitap çalışmasında yer aldı ve şiir ve söz yazarlığına devam ediyor”
dedi.
Durak’ın cezaevinde Kürtçe şiir ve şarkı yazmayı sürdürdüğü de ailesi ve avukatı tarafından aktarılıyor.

Ailesi uzaklık nedeniyle düzenli görüşemiyor
Durak’ın abisi Ahmet Durak, Erzincan’daki cezaevinin aileye uzak olması nedeniyle kardeşleriyle düzenli görüşemediklerini söyledi.
Son telefon görüşmesini ayın 10’unda yaptığını belirten Ahmet Durak, annesinin cezaevi ziyaretinden edindiği izlenimi şöyle anlattı:
“En son yüz yüze görüşme bayramdan sonra yapıldı. Annemler görüşe gittiklerinde Nûdem’in durumunun diğer görüşlere oranla daha iyi görüldüğünü söylediler. Tedavisinin yapıldığını söyleyebiliriz. Ancak halihazırda hastalığının cezaevi koşullarında çok sıkıntı yarattığını da söyleyebiliriz.”

Ahmet Durak, kardeşinin Kürt dili ve sanatına bağlılığını sürdürdüğünü belirterek:
“Nûdem özellikle Kürtçe şiir ve şarkı yazmaya ve müziğini aralıksız icra etmeye devam ediyor”
dedi.
Kürtçenin gündelik yaşamın her alanında kullanılmasının önemine dikkat çeken Ahmet Durak, dilin kullanım alanının daralmasının Kürtçenin geleceği açısından risk oluşturduğunu söyledi.
Chomsky: “Cezalandırılmamalı, aksine onurlandırılmalıdır”
Nûdem Durak için uluslararası dayanışma çağrıları yıllardır sürüyor. Ünlü dilbilimci ve düşünür Noam Chomsky de Mart 2022’de Durak için bir mesaj yayımlayarak serbest bırakılması çağrısında bulundu. Chomsky, o dönemde Durak’ın davasının yeniden açılmasını “çok sevindirici bir haber” olarak değerlendirdi.

Chomsky, Durak’ın Kürt halkının haklarının ve taleplerinin tanınması için sanatını kullandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Nudem Durak davasının yeniden açılması çok sevindirici bir haber.
Ona verilen ceza ağır bir adaletsizlik. Kürt halkının haklarının ve adil taleplerinin tanınması için verdiği uzun mücadeleyi desteklemek için sanatıyla onurlu ve şiddet içermeyen bir çaba içindeydi.
Nudem, özverili ve cesur çalışmaları için cezalandırılmamalı, aksine onurlandırılmalıdır.
Özgür bırakılacağını, çalışmalarını ve hayatını sürdürmesine izin verileceğini — hatta destekleneceğini — umuyor, buna inanıyorum.”
Chomsky’nin yanı sıra Roger Waters, Peter Gabriel, Ken Loach, David Graeber, Angela Davis, Mark Ruffalo ve John Cusack gibi uluslararası isimler de farklı tarihlerde Durak’ın serbest bırakılması için çağrılarda bulundu.

“Dayanışma ona bir nefes oldu”
Nûdem Durak için yaklaşık on yıldır farklı ülkelerden sanatçıların ve aktivistlerin katıldığı dayanışma kampanyaları yürütülüyor.
2022’de Pink Floyd’un kurucularından Roger Waters, oyuncular Mark Ruffalo ve John Cusack ile Maxine Peake Durak için özgürlük çağrısı yaptı. Avrupa’da “Free Nudem Durak” kampanyası başlatıldı. Waters tarafından Durak’a gönderilen gitarın ise cezaevi yönetimi tarafından kendisine teslim edilmediği aktarıldı.
2023’te Annie Ernaux, Peter Gabriel, Brian Eno, Ken Loach, Jim Jarmusch, Alice Walker ve Mark Ruffalonun da aralarında bulunduğu 46 isim ortak bir açıklamayla Durak’ın serbest bırakılmasını istedi.

Sanatçının cezaevindeki onuncu yılı dolayısıyla 2025’te Tunus, Nijerya, İngiltere, ABD, Şili ve Yunanistan’dan isimlerin katıldığı dayanışma videoları da yayımlandı.
Ahmet Durak, uluslararası dayanışmanın aile açısından önemini şu sözlerle anlattı:
“Uluslararası ve yerel dayanışma kampanyaları oldu, medyada etkisini gördük ama ne yazık ki devlet yetkililerinden herhangi bir adım göremedik. Dünyaca ünlü sanatçılar ve aktivistlerden gelen destek kampanyaları hem Nûdem’i hem de bizleri, ailesi olarak, çok memnun etti. Bu yolculukta yalnız olmadığını hissettirdiği için hepsine minnettarız. Bu dayanışmadan dolayı Nûdem psikolojik olarak kendini daha iyi hissetti. Yeri geldi tedavisi gecikti, yaptırılmadı ama bu dayanışma bir nebze bile olsa ona bir nefes oldu. Hepsine teker teker şükranlarımızı iletiyoruz.”
Nûdem’den barış mesajı
Ahmet Durak, kardeşinin cezaevinden herkese selam gönderdiğini ve barışa olan inancını koruduğunu söyledi.
Nûdem Durak’ın 27 Şubat çağrısını olumlu bulduğunu aktaran Ahmet Durak, sanatçının bu coğrafyada kan ve gözyaşının yerine huzur ve refahın gelmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Durak’ın, çağrının gereklerinin yerine getirilmesi ve tarafların üzerlerine düşeni yapması gerektiğini söylediği aktarıldı. Ahmet Durak ayrıca yasa tasarısının üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen somut bir adım atılmamasının eleştirildiğini belirtti.
Aile olarak barış sürecini desteklediklerini söyleyen Ahmet Durak, kardeşinin cezaevinden üretmeye devam ettiğini ve Kürtçe şiir ile şarkı yazmayı sürdürdüğünü aktardı.